top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Etkin Pişmanlık

Yargıtay 7. CD Bozma Ceza Hukuku

Kaçakçılıkta Ödenen Kamu Zararı Düşülmeden Yapılan Etkin Pişmanlık İhtarı Usulsüz Bulundu

Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/16963 · K. 2026/7802 · T. 30.06.2026

Karar Özeti

Bozma sonrası kurulan kaçakçılık mahkûmiyetinde suçun sübutuna ilişkin kabul yerinde bulundu. Ancak soruşturmada ihtar yapılmayan ve kamu zararını gideren sanığa, gümrüklenmiş değerin iki katından ödediği miktar düşülmeden ihtar yapılmıştı. Yargıtay, kalan miktarın bildirilerek hükme kadar ödenmesi hâlinde 1/2 indirim uygulanacağının ihtar edilmesi gerektiğini belirtti. Engel sabıkası bulunmayan ve zararı gideren sanık hakkında, zararın giderilmediği yönündeki dosyaya uymayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini de hukuka aykırı bularak hükmü bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Kamu zararını gideren sanığa etkin pişmanlık ihtarında, ödediği miktar gümrüklenmiş değerin iki katından düşülerek kalan tutar bildirilmelidir.

Soru: Kamu zararı önceden ödenmişse kaçakçılıkta etkin pişmanlık ihtarında ne bildirilmelidir?

Sonuç: Katılan idare vekili ile sanık müdafiinin temyizleri üzerine hüküm bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“sanığa ödeme yaptığı miktar düşülmeden usulsüz ihtarat yapılması,”

Kararın Tam Metni

7. Ceza Dairesi 2023/16963 E. , 2026/7802 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/329 E., 2023/76 K.

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet

Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan ve kamu zararını gideren sanığa, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarından ödemiş olduğu kamu zararı miktarı düşülerek kalan miktarın bildirilmesi ile hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa ödeme yaptığı miktar düşülmeden usulsüz ihtarat yapılması,

2.Suç tarihinde engel sabıkası bulunmayan ve kamu zararını gideren sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesinin (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, "Sanığın katılan kurumun zararını gidermediği" şeklindeki dosya içeriğine uymayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Kamu Zararını Ödemek Bu Dosyada Doğrudan HAGB Sonucu Doğurdu mu?

Hayır. Daire, zararın giderilmediği gerekçesini dosyaya aykırı buldu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına göre değerlendirilmesini istedi.

Benzer Kararlar

Etkin Pişmanlık Konusundaki 24 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page