Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Ücret Alacağı
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Kadroya Geçen İşçinin Ücret Farkında Temmuz 2023 Asgari Ücret Artışı Gözetilmeli
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/3986 · K. 2026/4861 · T. 21.05.2026
Karar Özeti
696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen davacı işçi, bireysel iş sözleşmesine göre ücretinin asgari ücretin belirli oran fazlası olması gerektiğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ikramiye faizi yönünden kararı kaldırarak yeniden kabul hükmü kurmuştur. Yargıtay, ücretin toplu iş sözleşmesindeki taban ücret ve zamlar dikkate alınarak dönemsel belirleneceği yöntemi açıklamış, bilirkişi raporunda Temmuz 2023'te asgari ücretin yeniden belirlendiğinin gözden kaçırıldığını saptamıştır. Karar, denetime elverişli bilirkişi raporu alınması için bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda, bağı kesilmemiş işçinin 2023 ikinci dönem ücreti, 01.07.2023'te yeniden belirlenen asgari ücrete sözleşme oranı uygulanıp TİS'teki %15 zam eklenerek bulunmalıdır.
Soru: Kadroya geçen işçinin asgari ücrete bağlı ücret farkı hesabında Temmuz 2023 artışı dikkate alınır mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/3986
- Karar No2026/4861
- Karar Tarihi21.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
Kararın Önemli Bölümleri
“Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir.”
“hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 2023 yılı Temmuz ayında asgari ücretin yeniden tespit edilmiş olduğu dikkatten kaçırıldığından”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/144 E., 2026/301 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 44. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/103 E., 2024/400 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, ayrıca talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece Çalışma ve ... Bakanlığı Genelgesindeki ... kararında belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı gerekçesiyle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinin "Ücret esası ve ödeme şekli" başlıklı 7. maddesinde davacının aylık ücretinin her ay asgari ücretin %50 fazlası olarak kararlaştırılmış olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alacaklarının Öz-Sağlık İş Sendikası ile imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre arabuluculuk son tutanak tarihinin 14.02.2024 olduğu gözetilerek 31.12.2023 tarihine kadar hesaplanmış olduğu, hesaplanan alacakların davacıya ödendiğine dair işveren tarafından yazılı delil ibraz edilmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının bu bakımdan yerinde olduğu ancak hükümde ikramiye alacağı için en yüksek banka işletme kredisi faizini geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden kurulan hükümle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun "Toplu iş sözleşmesinin hükmü" başlıklı 36. maddesinin dikkate alınması gerektiğini,
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2017 tarihli ve 2017/22-887 Esas sayılı kararında bireysel iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesi arasında çelişkili hükümlerin bulunduğu durumlarda hangi hükmün işçinin daha lehine olduğuna dair ölçütlerin detaylı olarak izah edilerek işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığının belirtildiğini,
3. Davacı ile imzalanan bireysel sözleşme ve toplu iş sözleşme hükümleri karşılaştırıldığında ücret ve ücret ekleri konusunda çelişki olduğunun açık olduğunu, işçilere bireysel iş sözleşmesinden fazla olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücretler ödenmekle birlikte, bireysel iş sözleşmesinde ödenen birtakım ücretlere de daha fazla oranda ödeme yapıldığını, davacıya ait bordrolar incelendiğinde toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden de faydalandığının anlaşılacağını, davacıya ödenen aylık ücretin yanında ikramiye, risk tazminatı, sosyal yardım gibi sürekli nitelikte tahakkuk eden ücret ve ücret ekleri ilave edildiğinde iş sözleşmesinde belirlenen ücretin üstünde bir ücret almaya başladığını, başka bir deyişle toplu iş sözleşmesi ile ücretinde artış olduğunu, bu durumda davacı işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını,
4. Ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere; davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4'lük zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini, davacının ücretinin her seneki asgari ücrete yükseltilerek iş sözleşmesindeki oran üzerinden tekrar tespit edilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu,
5. Bireysel sözleşmede kastedilen asgari ücret 2018 yılı asgari ücret olup kadroya geçiş ücretinin de davacının 2018 yılı ücreti korunarak belirlendiğini, toplu iş sözleşmesinde kastedilen ücretin de 2018 yılındaki asgari ücrete göre belirlenen ücret olduğunu, aksi yorumda davacı ve aynı durumda görev yapan sürekli işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluştuğunu,
6. Faiz oranları ile faiz başlangıç tarihlerinin de hukuka aykırı olduğunu, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemiz uygulamasına göre 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre 2021 yılı ücretinin belirlenmesi şu şekilde olmalıdır:
01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 136,67 TL’nin altında kalıyorsa davacının ücreti toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 136,67 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dahi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 136,67 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.
Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2022 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır.
Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse; 2022 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, 31.12.2021 tarihinde ödenmesi gereken ücrete 01.01.2022 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %5 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı ve bu şekilde bulunan son ücrete 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolü’ne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü (III) uyarınca %2,5 oranında zam uygulandıktan sonra bulunacak ücret, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanır. Şayet 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası tutarındaki ücret, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen ücretten yüksek ise bu durumda da sadece iş sözleşmesi ile belirlenen ücret uygulanır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammının uygulanmaması gerektiğidir. Zira toplu iş sözleşmesi hükmü ile asgari ücrette 01.01.2022 tarihinde meydana gelen artıştan önceki (31.12.2021 tarihli) ücrete zam yapılması öngörülmüştür. Bu durumda yukarıda belirtildiği üzere işçi, toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret ile bireysel sözleşme uyarınca ödenmesi gereken ücretten hangisi yüksekse onu talep edebilir.
2022 yılı ikinci dönem ücretinin tespitinde ise 01.07.2022 tarihinde asgari ücrete zam uygulandığından, şu şekilde karşılaştırma yapılır: İşçinin 01.07.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli oranda fazlası tutarındaki ücreti ile 30.06.2022 tarihinde ödenmesi gereken ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen ikinci yıl ikinci altı ay için %5 ücret zammının ve toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkının uygulanması suretiyle bulunan ücreti karşılaştırıldığında; bu şekilde belirlenen ücretlerden hângisi daha yüksek ise o uygulanır.
Yine burada da dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının (%5+enflasyon farkı) uygulanmaması gerektiğidir.
01.01.2023 tarihinde ise; asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 500,00 TL’nin altında kalıyorsa işçinin ücreti, toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 500,00 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dahi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2023 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır.
01.01.2023 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 500,00 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.
Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse;
a) 2023 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(a) hükmü ile 01.01.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2023 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.01.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %45 oranında ücret zammı uygulanacaktır.
b) 2023 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmü ile 01.07.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2023 tarihindeki asgari ücrete (asgari ücret yeniden belirlendiğinden) iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.07.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %15 oranında ücret zammı uygulanacaktır.
c) 2024 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmü ile 01.01.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan temel ücrete 01.01.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %15 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanacaktır. 29.01.2024 tarihinde imzalanan Ek Çerçeve Anlaşma Protokolünün 1. maddesi gereğince; bu dönemde uygulanacak ücret zammı ve enflasyon farkı toplamının %32,57 oranının altında kalması hâlinde, ücret zammı ve enflasyon farkı yerine, temel ücrete (01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulanmak suretiyle bulunan) toplam %32,57 oranında artış ilave edilecektir.
d) 2024 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(d) hükmü ile 01.07.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %10 oranında ücret zammı ile aynı maddenin (c) alt bendinin ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanarak belirlenecektir.
Somut dosya değerlendirildiğinde; hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 2023 yılı Temmuz ayında asgari ücretin yeniden tespit edilmiş olduğu dikkatten kaçırıldığından yapılan belirlemelerin yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle söz konusu ilkeler doğrultusunda aldırılacak denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının dönemsel ücretleri tespit edilerek, arabuluculuk son tutanak tarihine dek muaccel olan fark alacakların bulunup bulunmadığı, temyiz eden davalı taraf bakımından oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden belirlenmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 26.03.2026
Asgari Ücrete Bağlı Kadrolu İşçi Ücretinde Temmuz 2023 Asgari Ücret Tespiti Gözetilmeli
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/2159 · K. 2026/2763
696 sayılı KHK kapsamında asgari ücretle bağı kesilmeyen işçinin 2023 ikinci dönem ücreti, 01.07.2023'te yeniden belirlenen asgari ücrete sözleşme oranı uygulanıp toplu iş sözleşmesindeki %15 zam eklenerek hesaplanır.
Bozma Ücret Alacağı
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
Kadroya Geçen İşçinin Sözleşme Ücreti TİS Taban Ücretinden Düşükse Asgari Ücretle Bağı Kesilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/5490 · K. 2026/4852
Somut olayda, kadroya geçen işçinin asgari ücrete bağlı sözleşme ücreti TİS taban ücretinin altında kalıyorsa taban ücret esas alınır ve ücretin sözleşmedeki oranla bağı kesilir.
Bozma Ücret Alacağı
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
KHK ile Kadroya Geçen İşçi İşyerindeki TİS'ten En Erken 1 Kasım 2020'de Yararlanabilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4364 · K. 2026/4862
Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler, kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden en erken 01.11.2020 tarihinden itibaren yararlanabilir.
Bozma Alt İşveren ve Muvazaa
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
Kadroya Geçişte Asgari Ücretin %60 Fazlası Kaydı Her Ay Uygulanır mı?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/6496 · K. 2026/4898
Onanan istinaf kararına göre somut olayda, kadroya geçiş sözleşmesindeki 'brüt asgari ücretin %60 fazlası' hükmü geçiş anındaki ücreti belirler; her ay bu oranda ödeme yapılacağı anlamına gelmez.
Onama Alt İşveren ve Muvazaa
Ücret Alacağı konusundaki 10 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.