Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Alt İşveren ve Muvazaa
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
KHK ile Kadroya Geçen İşçi İşyerindeki TİS'ten En Erken 1 Kasım 2020'de Yararlanabilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4364 · K. 2026/4862 · T. 21.05.2026
Karar Özeti
696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçi, iş sözleşmesindeki asgari ücretin belirli oran fazlası ücret hükmüne dayanarak fark alacaklarını istemiş, bölge adliye mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, bu işçilerin işyerindeki toplu iş sözleşmesinden en erken 01.11.2020 tarihinden itibaren yararlanabileceğini, 01.01.2019-31.12.2020 süreli sözleşmede bu tarih için zam öngörülmediğinden 31.10.2020'deki ücretin 31.12.2020'ye kadar aynen korunacağını belirtmiştir. Arabuluculuk başvurusu tarihinde henüz imzalanmamış toplu iş sözleşmesinin zamlarının uygulanmasını ve talep aşımına yol açan hesaplamayı da hatalı bulan Yargıtay kararı bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler, kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden en erken 01.11.2020 tarihinden itibaren yararlanabilir.
Soru: 696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçi, işyerindeki toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlanabilir?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/4364
- Karar No2026/4862
- Karar Tarihi21.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname m. Geçici 23
Kararın Önemli Bölümleri
“Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.11.2020 tarihi olmalıdır.”
“Bu durumda, davacının ücretinin tespitinde 31.10.2020 tarihi itibarıyla hak edilen ücret 31.12.2020 tarihine dek aynen korunmalıdır.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1006 E., 2026/213 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/339 E., 2024/247 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, ... Sendikası üyesi olan davacının işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinden de yararlandığını, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzalandığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacakları bakımından; 01.01.2021 tarihinden arabuluculuk görüşmesinin başladığı 09.01.2023 tarihine kadar olan dönem yönünden, hizmet primi/zammı, enflasyon farkı, sendikal alacaklar, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, gece fazla çalışma, gece dönemi alacağı, yemek molası alacağı, yol ücreti, sendikal aidat, sağlık yardımı alacakları bakımından ise 01.01.2019 tarihinden arabuluculuk görüşmesinin başladığı 09.01.2023 tarihine kadar olan dönem için hesaplama yapılarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, asgari ücretin 01.01.2019 - 31.12.2019 tarihleri arasında günlük 85,28 TL olduğunu ve toplu iş sözleşmesinin ücret zammı maddesinde 01.01.2019 tarihindeki ücrete %4 oranında zam yapılacağının belirtildiğini, davacının tüm ücretlerinin banka kanalıyla ödendiğini ve bu ödemeleri davacının ihtirazı kayıtsız şekilde kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinde belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı gerekçesiyle; yemek molası alacağı, yol ve yemek ücreti, enflasyon farkı, sendika aidat ve sağlık yardımı alacağı talepleri reddedilerek bilirkişi kök raporu doğrultusunda fark ücret, ikramiye, ilave tediye, hizmet primi, sendikal alacak, fark fazla çalışma, fark ulusal bayram ve genel tatil, fark gece dönemi ve gece fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alınması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlığa ait Hastane işyerinde alt işveren işçisi olarak çalışmaktayken 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçtiği, kadroya geçişle birlikte davalı Bakanlıkla davacı arasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının ücretinin brüt asgari ücretin %15 fazlası olarak kararlaştırıldığı, sözleşmede bu yönde artış maddesinin bulunduğu nazara alındığında davacının fark ücret alacaklarına hak kazandığı, davacının sendika üyesi olup toplu iş sözleşmesinden yararlandığı, buna göre toplu iş sözleşmesinden kaynaklı sosyal hak alacaklarının hüküm altına alınmasında da hata bulunmadığı, bilirkişi raporunda ücretin doğru tespit edildiği, davacının ücreti eksik belirlendiğinden işçilik alacaklarının eksik hesaplandığı yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, bununla birlikte ilave tediye alacağına yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi işletilmesinin ve faiz başlangıç tarihinin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 25.01.2023 yerine hatalı değerlendirme ile dava ve ıslah tarihi olarak belirlenmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının açıklanan yönlerden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını,
2. Ücret alacağı belirli olduğundan talep edilen alacakların kısmi dava veya belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini,
3. Hizmet alım sözleşmelerinde yüklenici tarafından istihdam edilen işçilerin ücretlerinin asgari ücretin katları ya da asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde belirlenmesinin hizmet alım sözleşmesinin devam ettiği döneme ilişkin uygulama olduğunu,
4. Davacı ile imzalanan bireysel sözleşme ve toplu iş sözleşme hükümleri karşılaştırıldığında ücret ve ücret ekleri konusunda çelişki olduğunu, işçilere bireysel iş sözleşmesinden fazla olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücretler ödenmekle birlikte, bireysel iş sözleşmesinde ödenen birtakım ücretlere de daha fazla oranda ödeme yapıldığını, davacıya ait bordrolar incelendiğinde toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden de faydalandığının anlaşılacağını,
5. Davacı işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, işçilerin sözleşmesinde belirli bir oran yazılmış olsa dahi oranların geçersiz sayıldığını,
6. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücret ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, kadroya geçirilmeden evvel işçilerin bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan ... tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını, İdare tarafından bu düzenlemelere uygun bir şekilde ücretin belirlendiğini ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve davacının yararlandığı işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark alacakların bulunup bulunmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) ilgili hükmünün ve bu KHK gereğince 31.10.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 31.10.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır. Bu nedenle 02.04.2018 tarihinde 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteâkip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir. Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.11.2020 tarihi olmalıdır.
... Sendikası ile ... ve ... ... Sendikası (...) arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının en erken 01.11.2020 tarihi itibarıyla mümkün olacağı açıklanmış olmakla, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin "İkinci Yıl İkinci Altı Ay Zammı" başlıklı ücret zamlarına ilişkin 2. maddesinin (d) bendi "01.07.2020 tarihinde işyerinde çalışmakta olan sendika üyesi işçilerin 30.06.2020 tarihi itibariyle almakta oldukları günlük brüt çıplak ücretlerine 01.07.2020 tarihinden geçerli olmak üzere %5,75 (yüzde beş yetmiş beş) oranında ücret zammı yapılacaktır (Bu zamma enflasyon farkı dahil edilmiştir.)." düzenlemesini içermektedir. Buna göre davacının 01.11.2020 tarihi itibarıyla söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği kabul edilse dahi ilgili düzenleme uyarınca davacıya 01.11.2020 tarihi itibarıyla uygulanması öngörülen ücret zammına ilişkin bir düzenleme söz konusu olmadığından; davacının 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ücret zammı dışındaki diğer hükümlerinden yararlanacağını; ancak toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücrete ilişkin zam oranından yararlanamayacağını kabul etmek gerekir. Bu durumda, davacının ücretinin tespitinde 31.10.2020 tarihi itibarıyla hak edilen ücret 31.12.2020 tarihine dek aynen korunmalıdır.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücreti belirlenirken yukarıda belirtilen esaslara uyulmadan 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasındaki dönem için ... Sendikası ile ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin zam hükümlerinin uygulanması hatalıdır. Ayrıca yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 05.06.2023 imza tarihli ve 01.01.2023- 31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin "Ücret Zammı" başlıklı 33. maddesinin "Taban Ücret" başlıklı (1) ve "Ücret Zamları" başlıklı (2-a) bentleri uyarınca, 01.01.2023 tarihinde günlük temel ücretin 500,00 TL olan taban ücretin altında kalması nedeniyle temel ücret 500,00 TL olarak kabul edilmek ve ilave %45 oranında ücret zammı uygulanmak suretiyle günlük temel ücretin 770,00 TL olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki arabuluculuğa başvuru 09.01.2023 tarihinde yapılmış olup anılan tarihte 01.01.2023- 31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalanmamıştır. Bu açıklamalar ışığında arabuluculuk başvuru tarihindeki koşullar değerlendirilmeksizin ve ayrıca fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları bakımından dava dilekçesindeki talebin 01.01.2021 tarihi ile 09.01.2023 tarihleri arası döneme ilişkin olduğu dikkate alınmaksızın talep aşımına sebebiyet verilecek şekilde hesaplama yapılması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, davacının ücretinin yukarıda belirtilen ilke ve esaslara göre yeniden belirlenmesi, dava dilekçesinde yer alan talep konusu dönemle sınırlı hüküm kurulması ve 2023 yılı itibarıyla sadece bireysel iş sözleşmesindeki oran uygulanarak alacakların hesaplanıp hüküm altına alınmasıdır.
Belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
Kadroya Geçişte Asgari Ücretin %60 Fazlası Kaydı Her Ay Uygulanır mı?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/6496 · K. 2026/4898
Onanan istinaf kararına göre somut olayda, kadroya geçiş sözleşmesindeki 'brüt asgari ücretin %60 fazlası' hükmü geçiş anındaki ücreti belirler; her ay bu oranda ödeme yapılacağı anlamına gelmez.
Onama Alt İşveren ve Muvazaa
Yargıtay 9. HD 26.03.2026
Asgari Ücrete Bağlı Kadrolu İşçi Ücretinde Temmuz 2023 Asgari Ücret Tespiti Gözetilmeli
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/2159 · K. 2026/2763
696 sayılı KHK kapsamında asgari ücretle bağı kesilmeyen işçinin 2023 ikinci dönem ücreti, 01.07.2023'te yeniden belirlenen asgari ücrete sözleşme oranı uygulanıp toplu iş sözleşmesindeki %15 zam eklenerek hesaplanır.
Bozma Ücret Alacağı
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
Kadroya Geçen İşçinin Ücret Farkında Temmuz 2023 Asgari Ücret Artışı Gözetilmeli
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/3986 · K. 2026/4861
Somut olayda, bağı kesilmemiş işçinin 2023 ikinci dönem ücreti, 01.07.2023'te yeniden belirlenen asgari ücrete sözleşme oranı uygulanıp TİS'teki %15 zam eklenerek bulunmalıdır.
Bozma Ücret Alacağı
Anayasa Mahkemesi 28.12.2016
Alt İşveren İşçisini Asıl İşverenin Toplu İş Sözleşmesi Dışında Tutan Kurallar İptal Edilmedi
Anayasa Mahkemesi · E. 2016/2 · K. 2016/198
Asıl işverenin alt işveren işçilerine karşı toplu iş sözleşmesinden doğan müteselsil sorumluluğunu alt işverenin taraf olduğu sözleşmeyle sınırlayan kural, çalışma hakkına ve eşitlik ilkesine aykırı değildir.
İptal İsteminin Reddi Alt İşveren ve Muvazaa
Alt İşveren ve Muvazaa konusundaki 26 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.