top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Kıdem Tazminatı

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Kredi Zararı Haksız Fiil ya da Aciz Vesikası Olmadan Kıdem Tazminatından Mahsup Edilemedi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/2901 · K. 2026/2610 · T. 26.03.2026

Karar Özeti

Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi ikale ile sona eren kooperatif çalışanının alacak davasında davalı, davacının kullandırdığı usulsüz krediler nedeniyle doğan zararın mahsubunu savunmuş; ilk derece mahkemesi kıdem tazminatını kısmen kabul edip bu talebi reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, usulsüz kredilerin üçüncü kişilerle ortak hareketle haksız fiil olarak verildiğinin ispatlanamadığını, bu durumda sorumluluk için kredi borçluları hakkındaki takibin aciz vesikasına bağlanması gerektiğini ve bunun da ispatlanamadığını belirterek zararın bu aşamada mahsup edilemeyeceğini kabul etmiştir. Karar Yargıtayca onanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Usulsüz kredi zararının kıdem tazminatından mahsubu için ortak hareketle haksız fiilin ya da borçlulara karşı takibin aciz vesikasına bağlandığının ispatı bölge adliye mahkemesince aranmış, karar onanmıştır.

Soru: Usulsüz kredi verdiği iddia edilen çalışanın kıdem tazminatından zarar mahsup edilebilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının tahsis ettiği krediler sebebiyle sorumlu tutulabilmesi için kredi borçluları hakkında usulüne uygun takiplerin yapılması ve icra takibinin aciz vesikasına bağlanması gerektiği”

“davacının usulsüz kredi verme işlemleri nedeniyle oluşan zararın bu aşamada takas veya mahsuba konu edilmesinin mümkün olmadığı”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1259 E., 2025/2371 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Muğla 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/76 E., 2024/154 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren işyerinde 28.12.1995-30.07.2021 tarihleri arasında çalıştığını, 150 sayılı Ula Tarım Kredi Kooperatifinde müdür olarak görev yapmakta iken iş sözleşmesinin 30.07.2021 tarihinde ikale sonucu işveren tarafından feshedildiğini, son ücretinin brüt 8.658,00 TL olduğunu, sendikalı olması nedeniyle ücrete ek ödeme yapıldığını, emeklilik nedeniyle işten ayrılmakla hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, teşvik ikramiyesi, toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği hak ettiği ikramiye ve satış primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müdür yardımcısı olarak görev yapmakta iken yaşlılık aylığına hak kazandığı gerekçesiyle verdiği ikale teklifli dilekçesinin işveren tarafından kabul edilmesi üzerine 30.07.2021 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacının 30.07.2021 tarihi itibarıyla kıdem tazminatına esas brüt ücretinin 8.284,51 TL olduğunu, 210.313,88 TL net kıdem tazminatına hak kazandığını, ancak Kurum teftiş personeli tarafından düzenlenen raporlar ile "... görev yaptığı 187 sayılı Muğla, 1034 sayılı Bayır, 1052 sayılı Yeşilyurt Tarım Kredi Kooperatiflerinde limit üstü kredi kullandırılması, eksik teminatla kredi kullandırılması, prim alacaklarının ortaklardan tahsil imkânının kalmaması, zararlı satış yapılması, ..." şeklindeki işlemlerinden kaynaklı olarak mali mesuliyetinin tespit edilmesi nedeniyle davacıya hak ettiği alacaklarının ödenmediğini, Kurum zararının davacının sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar ilgilileri tarafından ödenmemiş olması nedeniyle dava konusu işçilik alacaklarına mahsup edildiğini, davacının görev yaptığı Kooperatiflerde yapılan teftiş ve kontroller neticesinde tespit edilen usulsüz ve yersiz işlemlerine karşılık olarak takas mahsup def'ini ileri sürdüklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem tazminatının kısmen kabulüne, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, toplu iş sözleşmesi ikramiyesi, teşvik ikramiyesi ve satış primi taleplerinin reddine, davalının koşulları oluşmayan takas mahsup taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya atfedilen usulsüz kredi verme işleminin, üçüncü kişilerle ortak hareket etmek suretiyle menfaat teminine yönelik haksız fiil olarak icra edildiğinin ispat edilemediği, bu hâliyle davacının tahsis ettiği krediler sebebiyle sorumlu tutulabilmesi için kredi borçluları hakkında usulüne uygun takiplerin yapılması ve icra takibinin aciz vesikasına bağlanması gerektiği, davalılarca bunun da ispat edilemediği, buna göre davacının usulsüz kredi verme işlemleri nedeniyle oluşan zararın bu aşamada takas veya mahsuba konu edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulsüz kredi kullandıran personelin, geri dönmeyen kredilerden sorumlu olduğunu ve bu tutarın kendisinden tahsil edilebileceğini, davalı Kooperatif zararının kontrolör raporları ile sabit olduğunu, yapılan takas-mahsup işleminin yerinde olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile takas mahsup def'ine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Kıdem Tazminatı Konusundaki 38 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page