top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Alacağı ve İtirazın İptali

Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku

Önceki Davalarda Kesinleşen Kira İlişkisi ve Bedeli Taraflar için Kesin Delil Sayıldı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/1522 · K. 2023/3144 · T. 08.11.2023

Karar Özeti

Davacı, taşınmazın yarı payını davalıya kiraladığını ileri sürerek 15 aylık kira alacağı için başlattığı takibe itirazın iptali ile tahliye istemiş; davalı, taşınmazın belediyeye ait olduğunu savunmuştur. Mahkemenin görev yönünden ret kararı, kiraya verenin malik olmasının gerekmediği gerekçesiyle bozulmuş; bozmaya uyan mahkeme itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmetmiştir. Yargıtay, taraflar arasında görülüp kesinleşen itirazın iptali kararlarının kira ilişkisi ve aylık kira bedeli yönünden taraflar bakımından kesin delil oluşturduğunu, davalının ödemeyi ispatlayamadığını belirterek temyiz itirazlarını reddetmiştir. Karar onanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda taraflar arasında görülüp kesinleşen itirazın iptali kararları, kira ilişkisi ve aylık kira bedeli yönünden taraflar bakımından kesin delil oluşturmuş, ödeme ise ispatlanamamıştır.

Soru: Önceki davada kesinleşen kira bedeli yeni kira alacağı davasında delil olur mu?

Sonuç: Sulh hukuk mahkemesinin itirazın iptaline ilişkin kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“kira sözleşmesinin tarafı olan kiraya verenin, mutlaka malik olması gerekmediği”

“taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğunun ve kira bedelinin aylık 5.000,00 TL olarak tespit edildiğinin bu kararların taraflar bakımından kesin delil oluşturduğunun”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/83 E., 2021/1142 K.

DAVA TARİHİ: 14.07.2015

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının, mülkiyetindeki ... yerinin 1/2 hissesini 05.10.2012 tarihli sözleşme ile davalıya sattığını, 1/2 hissesini ise 05.10.2012 tarihli sözleşme ile davalıya kiraya verdiğini, ödenmeyen 2013 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları kira bedelleri ile 2014 yılı Ocak ve Şubat ayları kira bedellerinin tahsili için davalı aleyhine 5 aylık kira bedeli olan 25.000,00 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı neticesinde açılan itirazın iptali davasında davalının cevap dilekçesinde 05.10.2012 tarihli kira sözlşemesini ikrar ettiğini ve kira borcunu ödediği savunması ile tarafların sözleşmeden vazgeçtiği savunmasını ispatlayamadığını, devam eden aylarda da 2014 yılı Mart ayı ile 2015 yılı Mayıs ayı kira bedelleri ödenmediğinden bu aylar dahil olmak üzere, davalı aleyhine 15 aylık kira alacağı bedeli toplam 75.000,00 TL'nin tahsili ve tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, tahliye ihtarlı ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, itiraz ederek takibi durdurdurduğunu ve otuz günlük yasal süre içerisinde borcu ödemediğini, daha önce başlatılan takipler de dikkate alındığında iki haklı ihtar nedeniyle tahliye koşullarının oluştuğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve kira sözleşmesinin temerrüt nedeniyle feshine ve iki haklı ihtar nedeni ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; bahsi geçen ... yerinin mülkiyetinin ... Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın söz konusu ... yerini satması ya da kiralamasının mümkün olmadığını, bu nedenle herhangi bir kira borcu da olmadığını, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, ... yerindeki adreste ... Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti.'nin bulunduğunu, husumetin şirket tüzel kişiliğine düşeceğini, pasif husumet yokluğu nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın açmış olduğu davada durdurulan icra takibinin devamın sağlamak için itirazın iptalinin itirazın iptali ve tahliye taleplerinin ayrı davalar olarak yöneltilebileceğini, kira ilişkisinde tahliye isteme hakkının kiraya verene ait olduğunu, davacının hak sahibi olmadığı için ihtar çekmeye de hakkı olmadığını ileri sürerek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. BOZMA KARARI

1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece verilen 27.03.2019 tarihli ve 2017/14279 E., 2019/2627 K. sayılı ilamla kira sözleşmesinin tarafı olan kiraya verenin, mutlaka malik olması gerekmediği, davacı davaya konu taşınmazı davalıya kiraya verdiğini iddia ettiğinden davanın kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazda, taraflar arasında geçerli kira sözleşmesinin olduğu ve kira bedelinin taraflarca bu sözleşme ile belirlendiği hususlarının taraflar arasında görülen ve yüksek yargı denetiminden geçerek kesinleşen iki adet Mahkeme kararı ile kesinleştiği, bu durumda kira sözleşmesinin varlığını ve miktarını davacının ispat ettiğinin kabulü gerektiği, davalı tarafın kira borcunun ödendiğine dair dosyaya herhangi bir delil ve belge sunmadığı, takibe konu kira alacağı olan 75.000,00 TL'nin davalı tarafça ödenmediği, davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürmediği, alacağın likit olduğu ve taşınmazın davalı tarafından yargılama aşamasında tahliye edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin açılan dava konusu değer 75.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı olan 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline ve taşınmaz tahliye edildiğinden tahliye hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; cevap dilekçesini tekrarlayarak davanın aktif ve pasif husumetten reddi gerektiğini, davacının burayı kiraya veremeyeceğini, belediyenin malik olduğunu, kiralananı ise şirket kullandığından kendisine dava açılamayacağını, fotokopi sözleşmenin esas alınamayacağını, icra inkar tazminatının haksız olduğunu, belediye tasarrufuyla konusuz kalan tahliye yönünden ikinci bir vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, bağımsız davaların hükme esas teşkil edemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kira bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 299, 313 ve 314 üncü maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile yukarıda yer verilen hukuk kurallarına, ve özellikle taraflar arasında görülüp kesinleşen kira alacağının tahsili için başlatılan takiplere vaki itirazın iptali davaları neticesinde verilen Mahkeme kararları kapsamında taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğunun ve kira bedelinin aylık 5.000,00 TL olarak tespit edildiğinin bu kararların taraflar bakımından kesin delil oluşturduğunun ve davalı tarafça kira bedelinin ödendiğinin ispatlanmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Kanun'un 439 uncu maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Kira Alacağı ve İtirazın İptali konusundaki 20 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page