Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Meşru Müdafaa
Yargıtay 1. CD Bozma Ceza Hukuku
Bıçağı Düşen Saldırgana Ateş Eden Kişide Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Kabul Edildi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/1623 · K. 2026/4105 · T. 20.05.2026
Karar Özeti
Husumetli iki kişiden biri diğerini 10 yerinden bıçaklamış, bıçak düşünce yaralanan kişi arkadaşının verdiği tabancayla saldırganın ayak ve bacaklarına ateş etmiştir. İlk derece mahkemesi iki katılan sanığı haksız tahrik indirimiyle öldürmeye teşebbüsten cezalandırmış, silahı veren sanığı suç sabit olmadığından beraat ettirmiş; istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, haksız hareketi başlatan bıçaklayan sanık lehine haksız tahrik uygulanamayacağı, sınırı mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaşla aşan ateş eden sanığa ceza verilmesine yer olmadığı, silahı veren sanığın ise meşru savunma nedeniyle beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Bıçağı elinden düşen saldırgana, saldırının bitmediğini ve tekrarlanabileceğini düşünerek ateş eden ciddi yaralı kişinin meşru savunmada sınırı mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaşla aştığı sonucuna varılmıştır.
Soru: Bıçaklı saldırıya uğrayan kişi saldırgana ateş ederse meşru savunmada sınırın aşılması uygulanır mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire1. Ceza Dairesi
- Esas No2024/1623
- Karar No2026/4105
- Karar Tarihi20.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 25/1 (resmî metin)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 27/2 (resmî metin)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 29 (resmî metin)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 81/1 (resmî metin)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 35/2 (resmî metin)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/3-c (resmî metin)
Kararın Önemli Bölümleri
“haksız saldırıyı defetmek amacıyla meşru savunmadaki sınırı mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla aştığının kabulünde zorunluluk bulunduğu”
“üçüncü kişinin yaşam haklarına yönelen ve devam eden haksız saldırıyı saldırı ile eş zamanlı olarak önleyen”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/2644 E., 2023/1330 K.
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/115 Esas,2021/217 Karar sayılı kararı ile;
1. Katılan Sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan Sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 17.10.2023 tarihli ve 2021/2644 Esas, 2023/1330 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması gerektiğine,
2. Katılan Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, fazla ceza tayinine, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, haksız tahrikin derecesine,
3. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, sanık ...'in yardım eden olarak cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirime, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, katılan sanık ...'ya yönelik eylemin sanık ... tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tüm dosya kapsamına göre; sanık ... ve katılan sanık ... arasında geçmişe dayalı, nedeni tam anlaşılamayan bir husumet bulunduğu, olay günü sanık ...'nın arkadaşlarıyla birlikte katılan sanık ...'nın işyerinin önüne giderek onu çağırdığı, aralarında çıkan tartışma sonucunda sanığın bıçakla katılan sanık ...'yı göğüs bölgesinden yaraladığı olayda; ilk haksız hareketin sanık ...'dan kaynaklandığı anlaşılmasına rağmen sanık ... hakkında katılan sanık ...'ya yönelik haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm ve sanık ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden;
1.Tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ... ile ...'nın aralarında daha önceki zamanlara dayalı anlaşmazlıkların bulunduğu, olay günü sanıklar ... ile ...'in, ...'nın işlettiği ...'nun Yeri adlı işletmede oturdukları sırada, sanık ...'nın tanıklar ... ve ... ile birlikte işletmenin yakınındaki olay yerine geldikleri, sanık ...'nın, kendisi olay yerinde beklerken tanık ...'ı sanık ...'yı dışarıya çağırması için yolladığı, bir süre sonra sanık ...'nın ...'nın yanına geldiği, ardından sanık ...'in de ...'ya ait tabancayı işyerinden alarak ...'nın arkasından gittiği, sanıklar ... ve ...'nın konuştukları sırada ...'in de onların yanına geldiği, sanıklar ... ile ...'nın konuşmasının arbedeye dönüşmesiyle olay yerinde bulunan kişilerin ... ve ...'yı ayırmaya çalıştığı, ancak o sırada sanık ...'nın üzerindeki bıçağı çıkararak ...'nın göğüs kısmına doğru bir çok kez sapladıktan sonra bıçağı elinden düşürdüğü, kavganın bu şekilde devam ettiği sırada sanık ...'in tabancayı çıkardığı, yaklaşık 45 derece açıyla namlusu yere bakacak şekilde elinde tutarak kavga eden tarafların etrafında gezindiği, orada bulunan bir kişinin de araya girerek olayı sakinleştirmeye çalıştığı, o sırada ise sanık ...'nın, sanık ...'in elindeki silaha uzandığı, sanık ...'in de silahı sanık ...'ya doğru uzatarak verdiği, sanık ...'nın ...'ten aldığı silahla ...'nın ayağına doğru bir kez ateş ettiği, bunu üzerine kavgayı ayırmaya çalışan kişinin kaçtığı, sanıklar ... ile ... arasında yeniden başlayan bu arbede sırasında sanık ...'nın tabancayı almaya çalıştığı ancak ...'nın ...'ya doğru defalarca ateş ettiği, kısa bir süre sonra ...'nın yere düştüğü, devamında sanık ...'nın elindeki tabancayı kontrol ettikten sonrasında olay yerindeki kendisine ait aracın ön yolcu koltuğuna binerek olay yerinden uzaklaştırıldığı, alınan adli raporlara göre, sanık ...'nın altısı göğüs, ikisi alt karın ve diğer ikisi sol kolun üst bölgesinde olmak üzere 10 yerinden aldığı yaralardan sağ ve sol hemitoraksta meydana gelen iki yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu, sanık ...'nın ise sağ bacağının, üst ve alt kısımlarında birer adet, sağ bacağının arka kısmında iki adet, yine sağ ayağının ön kısmı ile sağ ayağının topuk kısmında birer adet, ayrıca sol bacağının üst kısmında ve sol ayağında birer adet, olmak üzere toplam 8 adet mermi giriş ve çıkış deliği mevcut olup, yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokmayacak, ancak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu anlaşılan olayda;
1. Sanık ... yönünden;
Sanıklar ... ile ... arasında başlangıçta sözlü ve silahsız olarak yaşanan kavganın devamında sanık ...'nın, bıçakla ...'yı ... nitelikteki göğüs ve karın bölgelerinden, ikisi kişinin
yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte ve saldırıya engel olma sırasında sol kolundan olmak üzere toplam 10 yerinden bıçaklamasından sonra, bıçağın elinden düşmesi nedeniyle eyleminin kesintiye uğraması, ...'nın da kendisinin hayatına yönelik yoğun saldırının hemen devamında arkadaşı olan sanık ...'ten silahını alarak, uğradığı saldırıda almış olduğu bu ciddi yaralar nedeniyle içinde bulunduğu heyecan ve korkuyla öncelikle sanık ...'nın ayak bölgesini hedef alarak ateş ettiğinin ve sanık ...'nın yere düşen bıçağı tekrar alarak saldırma olasılığını önlemeye çalıştığının kabul edilmesinin gerekmesi, olay yerinde bulunan kişilerin sanık ...'nın eylemini önlemeye yönelik ciddi katkılarının bulunmaması, sanık ...'daki yaralanmaların ayak ve bacak bölgelerinden olup ... tehlike oluşturmayacak nitelikte olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nın saldırıda kullandığı bıçağın yere düşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 25. maddesindeki meşru savunma koşulları oluşmamışsa da, sanık ...'nın halen bitmediğini ve tekrarlama ihtimalini düşündüğü, haksız saldırıyı defetmek amacıyla meşru savunmadaki sınırı mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla aştığının kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 27/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/3-c maddeleri uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine yazılı şekilde sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Sanık ... yönünden;
Sanığın arkadaşı olan sanık ...'nın maruz kaldığı saldırı durumunu görerek yanında getirdiği silahı saldırının henüz devam ettiği aşamada ...'ya vermek suretiyle onu başka türlü def etme imkanı bulunmayan saldırıdan orantılı bir savunma ile kurtarmaya çalıştığı, bu itibarla üçüncü kişinin yaşam haklarına yönelen ve devam eden haksız saldırıyı saldırı ile eş zamanlı olarak önleyen sanık ... lehine 5237 sayılı Kanun'un 25/1. maddesinde düzenlenen meşru savunma koşullarının gerçekleştiği nazara alındığında yüklenen suçtan bu nedenle beraatine karar verilmesi yerine, oluşa ve dosya kapsamına aykırı yanılgılı değerlendirmeyle sanığa atılı suçun sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
3. Kabule göre de;
Sanık ...'nın kasten öldürmeye teşebbüs boyutundaki saldırılarından sonra sanık ...'nın karşı eylemde bulunduğu dikkate alındığında, sanık ... hakkındaki haksız tahrik indiriminin azamiye yakın düzeyde olması gerektiğinin düşünülmemesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe) bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği, sanık ... hakkında meşru savunma nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiği ve sanık ... yönünden haksız tahrik koşullarının bulunmadığı gerekçeleriyle yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 17.10.2023 tarihli ve 2021/2644 Esas, 2023/1330 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Ceza Genel Kurulu 17.12.2025
Tekrar Vurulan Sanığın 15 El Ateşine Ceza Verilmemeli: Meşru Savunmada Korkuyla Sınır Aşımı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/556 · K. 2025/585
Tekrarı muhakkak haksız saldırıya karşı orantısız karşılık veren fail, sınırı saldırının yol açtığı mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aşmışsa TCK 27/2 uyarınca kendisine ceza verilmez.
İtirazın Kabulü Meşru Müdafaa
Ceza Genel Kurulu 28.05.2025
Taşlı Saldırıdan Kaçarken Yolu Kesene Çarpan Sürücüye Korku ve Telaş Nedeniyle Ceza Verilmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/174 · K. 2025/241
Meşru savunmada sınır kasten aşıldığı için TCK 27/1 uygulanamasa da, aşım mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa TCK 27/2 uyarınca faile ceza verilmez.
Direnme Kararının Bozulması Meşru Müdafaa
Ceza Genel Kurulu 30.10.2025
Sırtı Dönük Saldırgana Arkadan Beş El Ateş Eden Sanığa Meşru Savunma Değil Haksız Tahrik
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/583 · K. 2025/436
Tabancayı görünce sırtını dönen maktulün saldırısının artık sürmediği olayda, arkadan hayati bölgelere ateş eden sanık hakkında meşru savunma veya TCK 27/2 değil, haksız tahrik hükümleri uygulanmıştır.
Direnme Uygun Bulundu Meşru Müdafaa
Ceza Genel Kurulu 01.10.2025
İş Yerinde Tehdit Edilince Beş El Ateş Eden Sanığa Meşru Savunma Değil Haksız Tahrik
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/287 · K. 2025/365
Saldırıya uğradığı savunması delillerle örtüşmeyen ve maktulü etkisiz kılma imkânı varken hayati bölgelere ateş eden sanık yönünden meşru savunma ve sınırın aşılması değil, haksız tahrik uygulanması yerinde görülmüştür.
Direnme Uygun Bulundu Meşru Müdafaa
Meşru Müdafaa Konusundaki 13 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.