Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Sendikal Tazminat
Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku
Geç Ödenen İşçilik Alacağında Enflasyon ve Kur Artışına Dayanan Munzam Zarar Talebi Reddedildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/2698 · K. 2025/4823 · T. 26.05.2025
Karar Özeti
Davacı işçi, önceki davada hüküm altına alınan sendikal tazminat, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının karar kesinleştikten sonra ödendiğini, bu sürede yaşanan aşırı enflasyon ve kur artışı nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanmayan munzam zararının tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, munzam zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut olması gerektiğini, talebin davacının şahsen uğradığı somut bir zarara değil faiz ve enflasyon gibi genel ekonomik nedenlere dayandığını belirterek davayı reddetmiş; istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Onanan ilk derece gerekçesine göre munzam zarar talebinde davacı, enflasyon ve faiz gibi genel ekonomik koşulları değil, geç ödeme nedeniyle şahsen uğradığı somut zararı ispatlamalıdır.
Soru: İşçilik alacağı geç ödenirse enflasyon nedeniyle munzam zarar istenebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/2698
- Karar No2025/4823
- Karar Tarihi26.05.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerektiği”
“davacının ispatlamak zorunda olduğu hususun, enflasyon ve yüksek faizler değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusu olduğunu”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2222 E., 2024/2404 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çerkezköy 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/741 E., 2024/688 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren tarafından 26.11.2018 tarihinde sendikal sebeple haksız ve geçersiz olarak işten çıkarıldığını, 11.12.2018 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu fakat arabuluculuk aşamasında anlaşamadıklarını, bunun üzerine 13.05.2019 tarihinde Çerkezköy İş Mahkemesinin 2019/261 Esasına kayıtlı dava açılarak sendikal tazminat, bakiye kıdem tazminatı ve bakiye ihbar tazminatı alacaklarının talep edildiğini, Mahkemece 18.11.2020 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, bu karara karşı davalı işverenin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 2021/638 Esas, 2022/1764 Karar sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın 14.12.2022 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu alacakların davacının işten çıkarıldığı 26.11.2018 tarihinde muaccel olduğunu, ancak davalı işveren söz konusu alacakları muaccel olduğu tarihte davacıya ödemediğini, söz konusu alacak kalemlerinin tahsili için 27.01.2021 tarihinde icra takibine geçildiğini, davalı işverence icra takibine rağmen davacıya ödeme yapılmadığını ve tehir-i icra kararı alınarak dosyanın durdurulduğunu, ödemelerin mahkeme kararı kesinleştikten sonra 25.01.2023 tarihinde yapıldığını, davacının muacceliyet tarihlerinden neredeyse 3 yıl sonra alacaklarına kavuştuğunu, temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasındaki yaklaşık 3 yıllık süre zarfında ülkede aşırı enflasyon ortamının oluştuğunu, döviz ve altın kurunda büyük artış yaşandığını, ülkede alım gücünün çok düştüğünü, bu kapsamda söz konusu alacaklara ilişkin temerrüt tarihi ve ödeme tarihi arasındaki süre zarfında ülkede yaşanan aşırı enflasyon ve döviz kurlarındaki artış sebebiyle karşılanmamış olan munzam zararın ortaya çıktığını ileri sürerek temerrüt faiziyle karşılanamamış olan munzam zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kıdem tazminatı için banka mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı, ihbar tazminatı ve sendikal tazminatin yasal faiziyle, ayrıca icra ve ilâm ücretlerinin de işlemiş faizleriyle birlikte davacıya ödendiğini, munzam zararın alacaklısının tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrüdünü, illiyet bağını ve bu alacağı tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumunda olduğunu, (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlanması gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri ve paranın satın alma gücünde meydana gelen azalama) dışında davacının durumuna özgü somut vakalarla ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından somut bir maddi zarara uğradığının ileri sürülmediği ve parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığının ispat edilemediğini, munzam zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut bir zarar olması gerektiğini, sadece yüksek enflasyon, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşunun alacaklının faizi aşan munzam zarara yönelik iddiasına ilişkin ispat yükünü ortadan kaldırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay içtihatlarına göre munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerektiği, davacının ispatlamak zorunda olduğu hususun, enflasyon ve yüksek faizler değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusu olduğunu, davacının talebinin uğranılan somut bir zarara ilişkin değil, dolaylı yönden ekonomik nedenlere (faiz, enflasyon vs) dayandığı bu bağlamda davacının uğramış olduğu zarara ilişkin iddiasını somutlaştırmadığı, davacı tarafça ileri sürülen somut bir zarar olmaması karşısında enflasyon verilerine dayanılarak munzam zararın talep edilmesinde hukuki bir yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; emsal yargı içtihatları gereği aşırı enflasyon nedeniyle munzam zararın herhâlükârda oluştuğunun kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davada varlığı iddia olunan munzam zarar olgusunun ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 25.03.2021
Sendikal Tazminata Esas Ücret İstinaf Sebebi Yapılmadıysa Temyizde Bozma Nedeni Olamaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/6 · K. 2021/342
İstinafta ileri sürülmeyen, kamu düzenine ilişkin olmayan ve kanunun açık hükmüne aykırılık oluşturmayan sendikal tazminata esas ücret meselesi Yargıtay'ca bozma nedeni yapılamaz.
Direnme Uygun Bulundu Sendikal Tazminat
Yargıtay 9. HD 16.06.2025
Arabuluculuk Son Tutanağından Sonra Muaccel Olan Alacak için Dava Usulden Reddedilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/3259 · K. 2025/5034
02.06.2018 sonrası arabuluculuk başvurularında dava şartı yalnızca son tutanağa göre belirlenir; son tutanakta sayılmayan veya son tutanak tarihinden sonra muaccel olan alacaklar için dava şartı gerçekleşmez.
Bozma Sendikal Tazminat
Yargıtay 9. HD 19.12.2023
Amatör Sendika Yöneticisinin Naklinde İptal Değil Hukuka Aykırılığın Tespiti Mümkün
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2023/13462 · K. 2023/19960
Görev yeri değişikliği işlemi iptal edilemez, hukuki yarar varsa hukuka aykırılığı tespit edilebilir; amatör sendika yöneticisi 6356 sayılı Kanun'un 24 ve 25. madde güvencelerinden birlikte yararlanamaz.
Bozma Sendikal Tazminat
Yargıtay 9. HD 27.04.2026
Sendika Yöneticisinin Nakline İlişkin Karar Temyiz Edilemez; Sendikal Tazminat Reddi Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4508 · K. 2026/3796
6356 sayılı Kanun'un 24/5 hükmü kapsamındaki davalarda verilen kararlar temyiz edilemez; onanan kararda sendikal tazminat, sendikal baskı ispatlanamadığı için reddedilmiştir.
Onama Sendikal Tazminat
Sendikal Tazminat konusundaki 13 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.