top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › On Yıllık Uzama Süresi Sonunda Fesih

Yargıtay 3. HD Bozma Kira Hukuku

On Yıllık Uzamaya Dayalı Tahliye Davası Geçiş Hükmü Nedeniyle Erken Açılmış Sayıldı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/9404 · K. 2017/17034 · T. 05.12.2017

Karar Özeti

Davacı kiraya veren, 2000 yılında başlayan kira ilişkisinde on yıllık uzama süresinin dolduğunu ileri sürerek tahliye istemiş, mahkeme davayı kabul etmiştir. Yargıtay, iki yıl süreli sözleşmede on yıllık uzama süresinin sözleşmenin bittiği 01.09.2002 tarihinden işlemeye başlayacağını ve TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012'de henüz dolmadığını, bu nedenle 6101 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca dava hakkının 01.07.2017'de doğacağını ve 12.11.2015'te açılan davada TBK'nın 347. maddesinin son cümlesinin uygulanamayacağını belirtmiştir. Ayrıca davalının temyizde sunduğu sonraki tarihli sözleşmenin yenilenmiş sözleşme olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

İki yıl süreli sözleşmede on yıllık uzama süresi sözleşme bitiminden işletilmiş, bu süre 01.07.2012'de dolmadığından 6101 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi gereği dava hakkının 01.07.2017'de doğacağı kabul edilmiştir.

Soru: On yıllık uzama süresi kira sözleşmesinin başlangıcından mı yoksa bitiminden mi işlemeye başlar?

Sonuç: Tahliye hükmü davalı yararına bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“On yıllık uzama süresinin 01.09.2002 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde henüz on yıllık uzama süresinin dolmadığı”

“yürürlük tarihinden itibaren beş yıl sonra 01.07.2017 tarihinden itibaren dava hakkı doğacak olup”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalının, 01/09/2000 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, TBK'nın 347/1 son cümlesinde belirtilen on yıllık yasal sürenin dolduğunu, 20/05/2015 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesine son verildiğinin davalıya bildirildiğini belirterek davalının tahliyesine karar verilmesi talep etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 347/1.maddesi hükmüne göre konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak,on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminde en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.

6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçici 2.maddesi uyarınca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce TBK.nun 347.maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden 10 yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl, on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl sonra uygulanacağı öngörülmüştür.

Somut olayda; davacının dayandığı 01.09.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi iki yıl sürelidir. Kiralanan TBK’ nun konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olup, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin 01.09.2002 tarihinden itibaren, kiracı tarafından

sürenin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunulmadıkça, TBK’ nun 347. maddesi uyarınca aynı koşullarla yıldan yıla yenilenerek ve bu şekildeki uzama süresinin on yıla ulaşması gerektiği kabul edilmelidir. On yıllık uzama süresinin 01.09.2002 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde henüz on yıllık uzama süresinin dolmadığı, bu nedenle Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6101 sayılı kanunun geçici 2/1. maddesinin 1. cümlesine göre yürürlük tarihinden itibaren beş yıl sonra 01.07.2017 tarihinden itibaren dava hakkı doğacak olup davanın açıldığı 12.11.2015 tarihi itibariyle Türk Borçlar Kanununun 347. maddesinin son cümlesinin henüz uygulanması olanağı bulunmamaktadır.

Öte yandan, davalı temyiz dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan 01.09.2005 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi ibraz etmiş olup Mahkemece davalının sunmuş olduğu bu kira sözleşmesi üzerinde durularak bu kira sözleşmesinin taraflar arasında yenilenmiş kira sözleşmesi olup olmadığı, hangi kira sözleşmesine itibar edilmesi gerektiği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

On Yıllık Uzama Süresi Sonunda Fesih Konusundaki 10 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page