top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › On Yıllık Uzama Süresi Sonunda Fesih

Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku

On Yıl Süreli Kirada Sebep Göstermeden Tahliye için On Yıllık Uzamanın da Dolması Gerekir

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/5740 · K. 2025/6197 · T. 17.12.2025

Karar Özeti

Davacılar, 2012'den beri kiracı olan davalı şirketin TBK 347 uyarınca gönderilen ihtara rağmen taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek tahliye istemiş; davalı, sözleşmenin on yıl süreli olduğunu ve davanın erken açıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi on yıllık uzama süresinin dolmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı reddetmiştir. Yargıtay, belirli sürenin bitiminden sonra başlayan on yıllık uzama süresi sonunda kiraya verenin sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebileceğini belirtmiş; sözleşmenin on yıl süreli olduğu gözetildiğinde davanın erken açıldığını kabul ederek kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

On yıl süreli kira sözleşmesinde on yıllık uzama süresi sözleşme süresinin bitiminden başlar; bu süre dolmadan TBK 347'ye dayanılarak açılan tahliye davası erken açılmış olur.

Soru: On yıllık kira sözleşmesi bitince kiraya veren sebep göstermeden tahliye isteyebilir mi?

Sonuç: Davanın reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“belirli sürenin bitiminden sonra başlayan on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla”

“taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 11.04.2012 başlangıç tarihli ve on yıl süreli olduğu gözetildiğinde davanın erken açıldığı anlaşılmakla”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/16 E., 2025/2281 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/267 E., 2023/896 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; davalı şirketin, 11.04.2012 tarihinden itibaren kiracı olarak bulunduğu taşınmazdan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi uyarınca tahliyesi için, 14.12.2022 tarihinde keşide edilen ihtar davalı tarafından tebliğ alındığı halde kiralananın tahliye edilmediğini ileri sürerek, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 11.02.2012 başlangıç tarihli ve on yıl süreli olduğunu savunarak erken açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi itibarıyla 6098 sayılı Kanunun 347. maddesi gereğince on yıllık uzama süresinin henüz dolmadığı, davanın süresinden önce açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 11.04.2012 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi gereği 10 yıllık uzama süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, davanın erken açıldığı, vekalet ücretinin harcı yatırılan dava değeri üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; istinaf dilekçesi ve tüm dosya içeriği ile evrensel hukuk ilkeleri ışığında temyiz incelemesinin yapılarak kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin on yıllık uzama süresinin bitimi nedeniyle 6098 sayılı Kanunun 347. maddesi uyarınca feshedildiği iddiasıyla kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.

6098 sayılı Kanunun 347. maddesinde; “Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.

Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler.

Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir.” düzenlemesi mevcuttur.

Söz konusu hüküm gereğince; belirli süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, sözleşme süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, belirli süreli sözleşmenin süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, belirli sürenin bitiminden sonra başlayan on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.

Konut ve çatılı iş yeri kirasında; fesih ve tahliye sebepleri sınırlı sayıda olarak kanunda düzenlendiğinden, taraflar sözleşmeyle kiracı aleyhine olacak şekilde Kanunda yer almayan fesih ve tahliye sebebi kararlaştıramaz. Bu kira sözleşmeleri için 6098 sayılı Kanunun 347/son maddesinde, kira sözleşmesi genel hükümler bölümünde belirtilen fesih sebepleri ile kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle açılacak tahliye davaları, aynı Kanunun 3 50... . maddelerinde kiracıdan kaynaklanan sebeplerle dava yolu ile kira sözleşmesinin sona erdirilmesi ise 352. maddede düzenlenmiştir. Kira sözleşmesi genel hükümlerinden olan temerrüt nedeniyle fesih ( m.315) ve sözleşmeye aykırılık ( m.316) nedeniyle açılacak fesih ve tahliye davaları için kanun düzenlemesinde bir süre öngörülmemiş ise de, Dairemizin istikrar kazanan içtihatlarında bu davaların makul sürede açılması gerekir. Yine Kanunun 350, 3 51... . Maddelerinde belirtilen hallerde dava açma süresi açıkça düzenlenmiş, bu dava açma süresinde yazılı bildirim halinde dava açma süresinin bir kira yılı uzayacağı madde 353' de belirtilmiştir.

Kiraya veren, belirli süreli konut ve çatılı iş yeri kiralarında süre bitimi sonrası on yıllık uzayan sürenin bitimi sonrası, belirsiz süreli kira sözleşmelerinde ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler. Kanunun 348. maddesi uyarınca ise, konut ve çatılı iş yeri kiralarında fesih bildirimlerinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Kiraya veren veya kiraya veren olmayan malik konut ve çatılı iş yeri kiraları bakımından Kanunun 347. maddesi uyarınca, belirli süreli kirada bu sürenin bitimi sonrası on yıllık uzama süresi sonunda, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin kira sözleşmesini sona erdirebilir. Kiraya veren tarafından kiracıya gönderilen bu akit bozucu yazılı bildirim kiracıya yapılması ile kira sözleşmesi, fesih bildiriminin yapıldığı uzayan bir kira yılının sonu itibariyle sonuçlarını ortaya çıkarır. Kiraya veren süresinde yapacağı bu yazılı bildirim sonrası davasını, ihtarın kapsadığı dönemin bitiminden itibaren bir sonraki dönem kira yılı sonuna kadar her zaman açabilir. Kanun düzenlemesinde bu tahliye davasının açılması için kısıtlayıcı bir süre getirilmemiş ise de bu davanın yazılı fesih bildirimi yapılan dönemin bitiminden itibaren sonraki kira yılı sonuna kadar 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A -1-a. maddesine uygun olarak dava şartı arabuluculuk yoluna gidilerek anlaşmama halinde açılmalıdır.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 11.04.2012 başlangıç tarihli ve on yıl süreli olduğu gözetildiğinde davanın erken açıldığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

On Yıllık Uzama Süresi Sonunda Fesih konusundaki 10 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page