top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme

Yargıtay 12. CD Onama Ceza Hukuku

Kavgada Hafif Yaralanan Kalp Hastasının Ölümünde Taksirle Öldürme Mahkûmiyeti Onandı

Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/5075 · K. 2026/6929 · T. 02.07.2026

Karar Özeti

Husumetli oldukları bir akrabalarıyla kavga eden sanıklardan biri yumruklaşmış, diğeri sopayla vurmuş; kronik kalp damar hastası olan bu kişi yere düşmüş ve hastaneye kaldırılmasına rağmen ölmüştür. Adli Tıp raporuna göre ölüm olayın efor ve stresinin tetiklediği ani kardiyak ölüm sonucu gerçekleşmiş, yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte kalmıştır. İlk derece mahkemesi olayı TCK'nın 87/4. maddesi kapsamında görmeyip illiyet bağı nedeniyle taksirle öldürmeden mahkûmiyet kurmuş; bölge adliye mahkemesi temel cezayı orantısız bularak indirmiş ve takdiri indirim uygulamıştır. Yargıtay, suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini belirterek hükmü onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Yargıtayca onanan kararda, kavgada basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralanan kalp hastasının ani kardiyak ölümünde illiyet bağı kabul edilerek eylem taksirle öldürme olarak nitelendirilmiştir.

Soru: Kavga sırasında hafif yaralanan kalp hastasının ani ölümünde taksirle öldürme suçu oluşur mu?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesinin taksirle öldürmeden kurduğu mahkûmiyet hükümleri onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün maruz kaldığı olayının efor ve stresinin tetiklediği ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu”

“olayın 5237 sayılı TCK'nın 87/4. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği; ancak sanıkların yaralama eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edildiği”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/4016 E., 2019/186 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba ilişkin hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, koşulları oluşmasına rağmen kişiselleştirme kurumlarının uygulanmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;

...'in, uzaktan akrabası ...'in verdiği iftar yemeğine katılmak üzere akrabasının evine doğru aracı ile seyretmekteyken, 4 yıldır alacak-borç ilişkisi nedeniyle husumetli olduğu amcasının çocukları sanıklar ... ve ...'i gördüğünde, aracının camını açarak, sanıklara küfür etmek suretiyle kendilerinden parasını vermelerini istediği, akabinde de aynı iftar yemeğine davetli sanıklar ile ...'in evi yakınında tartışmanın taraflar arasında arbedeye dönüştüğü, ...'in, sanık ... ile yumruklaştığı, sanık ...'in ise sopa ile kendisinin sırtına vurduğu, son olarak tanıkların araya girerek kavgayı ayırmasını müteakip ...'in yere düştüğü, hırıltılı bir şekilde solunuma başladığı, orada bulunanların 112 Acil Müdahaleye haber verdikleri, gelen ambulans ile hastaneye kaldırılmasına karşın tüm tıbbi müdahalelere yanıt vermeyerek öldüğü olayda,

Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 04.01.2017 tarihli raporunda,

''...olayın meydana geliş şekli ve otopside tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde; kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün maruz kaldığı olayının efor ve stresinin tetiklediği ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu, ancak ceza hukuku açısından illiyet bağı bulunup bulunmadığının adli tahkikatla tarafınızca değerlendirilmesinin uygun olduğu,

...

Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin darp edildiği, olay yerinde aniden fenalaşarak öldüğü bildirildiği, ölü muayene ve otopsisinde kişinin vücudunda travmatik değişim tespit edilmediği ancak yumuşak dokulara nafiz basit travmalarda ve, travma sonrası hemen ölümün meydana geldiği durumlarda derin yumuşak dokularda travma bulgusu olabileceği, ancak otopside kişilerin vücutlarında travma bulgusu tespit edilemyebileceği tıbben bilindiğinden kişinin kasten yaralamaya maruz kaldığının kabulü halinde 5237 sayılı TCK'nun 86-87. Maddesi kapsamanda yapılan değerlendirmeye göre;

A-Kişinin yaşamanı tehlikeye sokan bir durum olmadığı,

B-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu oy birliğiyle mütalaa olunur...''

İbarelerine yer verilmiştir.

Sanıkların ölene karşı ika ettikleri eylemleri neticesinde ölenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralanmış olması gözetildiğinde olayın 5237 sayılı TCK'nın 87/4. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği; ancak sanıkların yaralama eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edildiği gözetilerek bir kişinin ölümünden dolayı sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanıklara fazla ceza tayin edilmesinin ve koşulları oluşmasına rağmen sanıklar hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hükümler kurulmuş ve sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanıklar müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme Konusundaki 27 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page