Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme
Ceza Genel Kurulu İtirazın Reddi Ceza Hukuku
Köpeğe Ateş Ederken Çocuğun Ölümüne Yol Açan Sanık Bilinçli Taksirle Sorumlu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/232 · K. 2026/189 · T. 25.03.2026
Karar Özeti
Sanık, bağladığı sokak köpeğine uyarılara rağmen av tüfeğiyle iki kez ateş etmiş, saçmalardan biri olayı izleyen altı yaşındaki çocuğa isabet ederek ölümüne yol açmıştır. Yerel mahkemenin bilinçli taksirle öldürme hükmü Özel Dairece düzeltilerek onanmış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı olası kast görüşüyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, sanığın üçüncü kişilerin isabet alabileceğini öngördüğünü, ancak köpeği öldürmeyi amaçladığı ve çocuğu hastaneye yetiştirmeye çalıştığı gözetildiğinde ölüm neticesini kabullenmediğini belirtmiştir. Sanığın atış yeteneğine güvenip neticenin gerçekleşmeyeceği inancıyla bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek itiraz reddedilmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda, üçüncü kişilerin isabet alabileceğini öngörmekle birlikte atış yeteneğine güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceği inancıyla ateş eden sanık bilinçli taksirle hareket etmiştir.
Soru: Köpeğe ateş ederken çocuğun ölümüne neden olan kişi olası kastla mı bilinçli taksirle mi sorumludur?
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının olası kast yönündeki itirazı reddedildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulCeza Genel Kurulu
- Esas No2025/232
- Karar No2026/189
- Karar Tarihi25.03.2026
- Karar TürüCeza Genel Kurulu Kararı
- Sonuçİtirazın Reddi
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“meydana gelen ölüm neticesini kabullendiğinden ve eylemi olası kast ile gerçekleştirdiğinden söz etmek mümkün değildir.”
“failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksirden bahsedilecektir”
Kararın Tam Metni
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ: 12. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ: Asliye Ceza
SAYISI: 324-423
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1, 22/3, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Torul Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.12.2015 tarihli ve 324-423 sayılı hükmün, katılan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 17.10.2024 tarih ve 11245-5458 sayı ile; "...Hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan 'failin güttüğü amaç ve saik, kastın yoğunluğu' ibarelerinin çıkarılması, hak yoksunluğuna ilişkin hükmün 5. bendinin çıkarılması," suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.01.2025 tarih ve 57782 sayı ile; "...Sanık ...'nin hedef sahasında üstelikte atış yaptığı yere çok yakın mesafede insanların bulunduğunu, tüfekten çıkan saçma tanelerinin bu insanlara isabet edebileceğini, bunun sonucunda bir ya da birden çok insanın ölebileceğini öngörmesine ve görgü tanıklarının uyarılarına rağmen silahını iki kez üst üste ateşleyerek maktul ...'nin ölümüne neden olduğu, neticenin gerçekleşmesi konusunda 'olursa olsun' şeklindeki kabullenme duygusuyla eylemini gerçekleştirdiği, somut olayda olası kastın yasal koşullarının oluştuğu," düşüncesiyle itiraz yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 20.03.2025 tarih ve 197-3084 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
İtirazın kapsamına göre inceleme inceleme sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eylemini bilinçli taksirle mi yoksa olası kastla mı gerçekleştirdiğinin belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
Sanığın, köy merkezinde bulunan evinin önüne gelmeyi alışkanlık edinen sokak köpeğini evden uzaklaştırmak için arabaya bindirmek istediği bu sırada kendisine saldıran köpeği evinin önünde sabit bir yere uzunca bir iple bağladığı, ardından pompalı av tüfeği ile köpeğe doğru bir el ateş ettiği, atış sonucu namludan çıkan saçma tanelerinin karın boşluğuna gelmesi nedeniyle yürümeye devam eden köpeğin başka bir tarafa doğru yönelmesi üzerine sanığın tüfeğin namlusunu o tarafa çevirerek köpeğe doğru bir el daha ateş ettiği, bu ateş sonucu namludan çıkan iri saçma tanelerinden birinin köpekle aynı doğrultuda olayı izleyen ve atış noktasının sekiz metre uzağında bulunan altı yaşındaki ...'nin başına isabet ettiği, bu şekilde yaralanan adı geçenin, kaldırıldığı hastanede on sekiz gün sonra hayatını kaybettiği hususlarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Özel Daire arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Katılan ...; ölenin annesi olduğunu, olayı altı yedi metre mesafeden gördüğünü, uzaktan akrabası olan sanığın kapısının önünde yatar vaziyette bulunan köpeği aracına bindirmek istediğini, ancak köpeğin elini ısırması üzerine bundan vazgeçip iple ağaca bağladığını, daha sonra evinden aldığı av tüfeğini köpeğe doğrulttuğunu, olay yerinde mahalleden insanların ve çocukların olduğunu, orada bulunan tanık ...’nin sanığa "Yapma..., ateş etme!" diye seslendiğini, diğer tanık ...’nin de "Ateş etme günahtır!" dediğini, ancak sanığın uyarıları dikkate almayıp köpeğe bir sefer ateş ettiğini, oğlu ölenin de olayı izleyen kalabalık içerisinde olduğunu, sanığın ikinci atışından sonra kalabalık içerisinden "Çocuk vuruldu!" diye bir ses geldiğini, sonrasında oğlunun yaralandığını gördüğünü, akabinde sanık ve akrabalarının oğlunu hastaneye götürdüklerini, olay yerinde başka çocukların da olduğunu,
Tanık ...; sanığın köpeği bağladığı ipin yaklaşık 3-4 metre uzunluğunda olduğunu, ilk atış sırasında ölenin bulunduğu doğrultuda olan köpeğin bu atış sonrasında ölenin olayı izlediği tarafa yöneldiğini, sanığın ikinci atışının ise ölenin başına isabet ettiğini, sonrasında sanığın hemen öleni hastaneye götürmek için kucaklayıp araca bindirdiğini, sanık ile ölen arasında yaklaşık dört beş metre mesafe olduğunu, biraz daha yüksek yerden başka insanlarında bulunduklarını onların da yaşanan bu olayı izlediklerini,
Tanık ... oğlu ... ...; olay yerinden yürüyerek geçtiği sırada köpeğe ateş etmeye çalışan sanığa "Oğlum bak kurban bayramı, köpeği vurma!" dediğini ve sonrasında yoluna devam ettiğini, sanık ile ölen arasında yaklaşık on metre olduğunu,
Tanık ... oğlu ... ...; bayram ziyareti yaptığı sırada elinde bir av tüfeği ile olan sanığı kendisine yaklaşık beş altı metre mesafedeki bulunan köpeğe ateş etmek üzere iken gördüğünü, sanığa "... yapma, ateş etme, hayvana yazıktır!" dediğini, ancak kendisini dinlemeyen sanığın ateş ettiğini, köpeğin vurulduğunu gördüğünü, sekiz on metre yürüdükten sonra bir el daha silah sesi duyduğunu,
Sanık; evinin bulunduğu yere gelmeyi alışkanlık hâline getiren köpeğin etraftaki insanlara rahatsızlık vermeye başladığını, bu nedenle onu evden uzaklaştırmak için arabayla Torul’a götürmeye karar verdiğini, ancak bir türlü araca bindiremediği köpeğin kendisini ısırması üzerine sinirlenerek onu uzun bir iple kapıya bağladığını, evden aldığı tüfek ile köpeğe ateş ettiğini, ancak merminin hareketli olması nedeniyle köpeğin karın boşluğuna geldiğini, bu nedenle ayağa kalkarak yürümeye devam ettiğini, köpeğin tekrar kendisine yaklaşmasını beklediğini, uzaktan ateş etmek istemediğini, atış yaptığı sırada çevrede çocuk görmediğini, köpek yaklaşık bir buçuk metre yakınına gelince tüfeğin dipçiğini yukarı kaldırarak dikey bir şekilde ikinci kez ateş ederek köpeği öldürdüğünü, sonrasında ölen çocuğun yere düştüğünü gördüğünü, hemen onu hastaneye götürdüğünü, ilk atıştan sonra dikkatini köpeğe verdiğini, bu nedenle çevresindeki insanların yaklaştıklarını fark etmediğini, görüş mesafesine yirmi metre uzaklıkta insanların olduğunu hatırladığını, av tüfeğinin içindeki ilk merminin domuz dolusu, ikincisinin ise kurt dolusu diye tabir edildiğini savunmuştur.
V. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 05.03.2025 tarihli ve 27-110 sayılı kararında belirtildiği üzere doğrudan kast; öngörülen ve suç teşkil eden fiili gerçekleştirmeye yönelik irade olup kanunda suç olarak tanımlanmış eylemin bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi ile oluşur. Fail hareketinin kanuni tipi gerçekleştireceğini bilmesi ve istemesi hâlinde doğrudan kastla hareket etmiş olacak, buna karşın işlemiş olduğu fiilin muhtemel bazı neticeleri meydana getirebileceğini öngörmesine ve bu neticelerin gerçekleşmesini mümkün ve muhtemel olarak tasavvur etmesine rağmen muhtemel neticeyi kabullenerek fiili işlemesi hâlinde olası kast söz konusu olacaktır.
Buna göre kast bilme ve isteme, olası kast ise öngörme ve kabullenme unsurlarından meydana gelmektedir. Kastın bir türü olmasına rağmen kanunda olası kast bakımından bilme yerine öngörme, isteme yerine ise madde gerekçesinde kabullenme kavramlarını tercih etmesi tesadüfi değildir. Bununla, olası kast hâlinde failin fiile ve neticeye yönelik amaç ve yaklaşımının doğrudan kast kadar ciddi ve belirgin bir boyut kazanmadığı vurgulanmak istenmiştir. Gerçekten de olası kastta, doğrudan kast derecesinde bir isteme bulunmasa da failin gerçekleşmesi muhtemel olan sonucu öngörerek kayıtsız kaldığı, başka bir ifadeyle bu sonucu kabullendiği ifade edilmektedir. Yine ceza sorumluluğuna yol açacak netice, gerçekleştirilecek asıl fiile bağlı olduğundan olası kast bir yan netice sorumluluğudur. Olası kastta asıl amacın icra edilmesi ile oluşabilecek ikincil netice bakımından fail kayıtsız kalmakta ve neticenin gerçekleşme olasılığını kabullenmektedir. Olası kastta olduğu gibi bilinçli taksirde de öngörme unsuruna yer verilmesi nedeniyle uygulamada daha çok bu iki kurumun birbiriyle karıştırıldığı görülse de olası kastın her halükârda taksirin değil kastın bir türü olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır.
Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kasttan, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksirden bahsedilecektir (Ceza Genel Kurulunun 16.10.2024 tarihli ve 249-304 sayılı; 11.10.2023 tarihli ve 290-508 sayılı kararları).
B. Hukuki Nitelendirme
Sanığın, çevreyi rahatsız etmesi sebebiyle bağladığı sokak köpeğinin kendisini ısırması üzerine sinirlenerek evinden aldığı av tüfeği ile öldürmek istediği, çevresinden gelen uyarılara rağmen köpeğe bir el ateş ettiği, isabet alan köpeğin hareket etmeyi sürdürdüğü, köpeğe açtığı ikinci ateş sırasında seken saçmalardan birinin başına isabet ettiği ...’nin ölümüne sebebiyet verdiği olayda;
Köpeğe ateş etmek istediği esnada aksi yöndeki uyarılara ve etrafın kalabalık olmasına nazaran sanığın tüfeğini ateşlemesi hâlinde üçüncü kişilerin isabet alabileceğini öngördüğünde kuşku bulunmamaktadır. Bununla birlikte dosyaya yansıyan delillerden ve savunmasından kendisini ısıran köpeği öldürmek amacıyla hareket ettiği anlaşılan sanığın, olay sonrasında öleni hastaneye yetiştirme konusundaki çabaları da dikkate alındığında, meydana gelen ölüm neticesini kabullendiğinden ve eylemi olası kast ile gerçekleştirdiğinden söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla atış yeteneğine ve üçüncü kişilerin atış menzilinin dışında bulunarak kendilerini koruyacaklarına güvenip neticenin gerçekleşmeyeceği inancıyla eylemini gerçekleştirdiği anlaşılan sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilmelidir.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...; "Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlıklar görev ve vasfa ilişkindir.
1- Torul Asliye Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararının altıncı sayfasında sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturmadığına ilişkin olarak 'olası kast ile taksir arasındaki en önemli fark kanuni unsurların gerçekleşebileceğinin öngörülüp fiilin işlenmesine devam edilmesidir.' denilmektedir. Bu sebeple Asliye Ceza Mahkemesi kendi görevine girmeyen Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren olası kasta öldürme suçunun tartışmasını yapmıştır. Katılan vekili aşamalardaki dilekçelerinde açıkça görev itirazında bulunmuştur.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınmalıdır.
Sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturup oluşturmayacağının Asliye Ceza Mahkemesince tartışılması mümkün olmayıp, bu husus ancak görevli Ağır Ceza Mahkemesince yapılabilir.
Belirtilen nedenlerle, öncelikle Yüksek Genel Kurul'un, Torul Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesine göndermesi için hükmün öncelikle görev yönünden bozması gerektiğinden, bu konuyu inceleme dışı tutan sayın çoğunluk kararına katılmamaktayım.
2- Sanığın eyleminin vasıflandırılmasına gelince, oluş ve kabul de bir tereddüt bulunmamaktadır;
Sanık, sokak köpeğini bağladıktan sonra öldürmek için evden av tüfeğini getirerek, çevredekilerin yapmaması konusundaki uyarılarına rağmen önce 1 el ateş ettiği, saçma tanelerinin köpeğin karnına isabet etmesine rağmen yürüyerek yer değiştiren köpeğe ikinci kez ateş ettiği, namludan çıkan iri saçma tanelerinden birinin sanığa 8 metre mesafe de ve köpek ile aynı istikamette olan 6 yaşında olan ...'nin başına isabetiyle onun ölümünü gerçekleştirdiği açıktır.
Olay, yerleşim yerinde, gündüzleyin gerçekleşmiş olup, sanığın, öleni görmesine engel herhangi bir durum mevcut değildir. Köpeğin, sanığa mesafesi 6 metre, ölen ...'ın sanığa mesafesi 8 metredir.
Merak saiki ile çevreden, ölenle birlikte çok sayıda insan bulunmaktadır. Ölen ..., köpekle aynı doğrultuda olup, sanığın köpeğe ateş etmesinde saçma veya saçmaların ...'e isabetinin mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığı araştırılarak, mutlak ve kaçınılmaz olduğu belirlendiği takdirde sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturacağı açıktır.
Sayın çoğunluğun görüşünün aksine, olası kast için sonucun istenmesine gerek bulunmamaktadır. Olası kast için, sanığın ateşi halinde oradaki ve aynı hizadaki insanların isabet alacağı öngörülmesi ve buna rağmen sonucun kabul edilerek ateş edilmesi yeterlidir.
Bu itibarla, yapılan yargılama toplanan delillere göre mevcut haliyle sanığın eyleminin olası kastla çocuğu öldürme suçunu oluşturduğu, Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Yüksek Genel Kurulumuzun yerleşmiş uygulamalarının da bu yönde olduğundan, sayın çoğunluğun taksirle öldürmeye ilişkin kararına katılmamaktayım.",
Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi de; itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği,
Düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 25.03.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Ceza Genel Kurulu 10.12.2025
34 Kişinin Öldüğü LPG Tankeri Kazasında Sürücü Bilinçli Değil Basit Taksirle Sorumlu Tutuldu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/298 · K. 2025/567
Somut olayda, kazadan sonra olay yerindekileri uyaran sürücünün, gaz patlamasıyla ölümleri öngörmesine rağmen kusurlu davranışını sürdürdüğünden söz edilemeyeceğinden basit taksir uygulanır.
İtirazın Reddi Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme
Yargıtay 12. CD 02.07.2026
Katrak Makinesinde Ölümlü İş Kazası: Önlem Almayan Şirket Yetkililerine Bilinçli Taksir
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/1274 · K. 2026/6945
Somut olayda çok tehlikeli işyerinde eğitim, güvenli çalışma ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmeyip neticeyi öngördüğü hâlde gerçekleşmeyeceğini düşünen sanıklar bilinçli taksirle sorumludur.
Bozma Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme
Yargıtay 12. CD 02.07.2026
Tek İhlal Varken Bilinçli Taksir Artırımının Üst Sınırdan Yapılması Bozma Sebebi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/7203 · K. 2026/6943
Somut olayda bilinçli taksiri oluşturan tek ihlal bulunduğundan, temel cezanın TCK 22/3 uyarınca üst sınır olan 1/2 oranında artırılması fazla ceza tayini olarak bozma nedeni sayılmıştır.
Bozma Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme
Yargıtay 12. CD 01.07.2026
Alkollü Sürücünün Tek Bilinçli Taksir İhlalinde Cezanın 1/3 Artırılması Yerinde Bulundu
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/8866 · K. 2026/6906
Somut olayda bilinçli taksir oluşturan tek ihlal 1,00 promil üzerinde alkollü trafiğe çıkmak olduğundan, TCK 22/3 uyarınca cezanın 1/3 oranında artırılması orantılı bulunmuştur.
Onama Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme konusundaki 13 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.