top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Konutu

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Evi Alıcıya Gösteren ve Tapu İşlemine Katılan Eşin Açık Rızası Bulunduğu Kabul Edildi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/7282 · K. 2026/5069 · T. 05.05.2026

Karar Özeti

Malik olmayan eş, aile konutunun açık rızası olmadan satıldığını ileri sürerek tapu iptali, eş adına tescil ve aile konutu şerhi istedi; ilk derece mahkemesi davayı kabul etti, istinaf başvurusu esastan reddedildi. Yargıtay, evin alıcıya gösterilmesi ve pazarlık sırasında eşlerin birlikte bulunduğuna dair tanık beyanlarını ve eşlerin tapu dairesine birlikte gittiğini gösteren kamera görüntülerini birlikte değerlendirdi. Bu delillerden eşlerin ortak kararla hareket ettiği ve davacının satışa açık rızasının bulunduğu sonucuna varan Yargıtay, rızanın şekle bağlı olmadığını ancak açık olması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Malik olmayan eşin evi alıcıya göstermesi, pazarlık aşamasında hazır bulunması ve tapu dairesine birlikte gitmesi tanık beyanları ile kamera kaydından anlaşıldığından, açık rızası bulunduğu kabul edilmiştir.

Soru: Aile konutunun satışında eşin açık rızası tanık beyanı ve tapu kamera kaydıyla ispatlanabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu ve dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davacı ile davalı eşin ortak kararla hareket ettikleri, davacının kendisinin evi gösterdiği, devir aşamasına katıldığı, satışa rızasının olduğu anlaşılmaktadır.”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2025/7282 E. , 2026/5069 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1054 E., 2025/1236 K.

2-...

DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil-Aile Konutu Şerhi Konulması

İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 4. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2022/658 E., 2025/152 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava; 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil ile aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu ve satış işlemi ile ilgili malik olmayan davacı eşin açık rızasının alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz kaydına aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz." Bu madde hükmü ile "aile konutu şerhi konulmuş olmasa da" eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple, tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh "Kurucu" değil "Açıklayıcı" şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma "Emredici" niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak "Belirli olan" bir işlem için verilebilir. 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte, eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, "Aile birliğinin korunması" amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "Açık rızası bulunmadıkça" aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun başkası adına devir edilerek, tescil edilmesi gibi "Tek başına" bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma "Ancak diğer eşin açık rızası alınarak" yapılabilir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın davalı eş adına kayıtlıyken 07.06.2022 tarihinde davalı ...'a devredildiği, tanıklardan özellikle ... ve ...'in beyanlarından davacı ve davalı eşin dava konusu taşınmazın alıcıya gösterilmesi ve pazarlık aşaması sırasında orada olduklarına dair beyanları, devir işleminin yapıldığı sıradaki ilgili tapu dairesine ait kamera görüntülerinden davacının da tapu dairesine davalı eşiyle birlikte gittiği ve tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı ile davalı eşin ortak kararla hareket ettikleri, davacının kendisinin evi gösterdiği, devir aşamasına katıldığı, satışa rızasının olduğu anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bıı nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "Açık" olması gerekir. Bu itibarla davacı ile davalı eş ...'nın ortak karar ile taşınmazı davalı ...'a sattıkları, bu durumda davacının evin satılmasında açık rızasının olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Bu Dosyada Davacı Eşin Satışa Açık Rızası Hangi Delillere Dayanılarak Kabul Edildi?

Yargıtay, evin alıcıya gösterilmesi ve pazarlık sırasında eşlerin orada bulunduğuna dair tanık beyanlarını ve davacının eşiyle tapu dairesine gittiğini gösteren kamera görüntülerini birlikte değerlendirdi. Eşlerin ortak kararla hareket ettiği, davacının satışa açık rızası bulunduğu sonucuna vardı.

Aile Konutunun Satışına Verilecek İzin Yazılı Olmak Zorunda mı?

Hayır. Yargıtay, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinin izin için bir geçerlilik şekli öngörmediğini, iznin sözlü olarak da verilebileceğini, ancak açık olması gerektiğini belirtti.

Benzer Kararlar

Aile Konutu Konusundaki 21 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page