Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Konutu
Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
TOKİ Aile Konutunun Devrinde Satıştan Haberdar Olmak Açık Rızanın İspatı Sayılmadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/7674 · K. 2026/5344 · T. 11.05.2026
Karar Özeti
TOKİ sözleşmesiyle edinilen aile konutu, taksitler ödenemeyince davalı eş tarafından üçüncü kişiye devredildi; davacı kadın açık rızasının bulunmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açtı. İlk derece mahkemesi, davanın hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve taşınmazın devir tarihinde aile konutu vasfını kaybettiğini belirterek davayı reddetmiş, istinaf başvurusu da esastan reddedilmişti. Yargıtay, kadının satıştan önce aranarak bilgilendirilmesi ve tanıklarca aktarılan sözlere rağmen açık rızanın ispatlanmadığını, ortak konutun terk edilmesinin de aile konutu vasfını kaldırmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Aile konutunun devrine rıza sözlü verilebilse de açık olmalıdır; satış öncesi telefonla haber verilmesi ve tanıklarca aktarılan ilgisizlik belirten sözler bu rızanın ispatı sayılmamıştır.
Soru: TOKİ aile konutunun devrinden önce yapılan telefon görüşmesi neden açık rızanın ispatı için yeterli görülmedi?
Sonuç: Davacının temyiz itirazları kabul edilerek bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/7674
- Karar No2026/5344
- Karar Tarihi11.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "Açık" olması gerekir.”
“kadının yapılan devir işlemine karşı açık rızası olduğunun ispatlanmadığı”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/7674 E. , 2026/5344 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/508 E., 2025/1114 K.
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/208 E., 2024/270 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf davalı ... vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi hükmüne dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2008 yılında evlendiklerini, dava konusu taşınmazın 2010 yılından bu yana aile konutu olarak kullanıldığını, davalı eş ...nin taraflar arasındaki anlaşmazlık sebebiyle ortak konutu bir buçuk sene önce terk ettiğini, davalı eşin borçları sebebiyle davacı kadının ikametgah adresini değiştirdiğini, ortak çocuğun okulunun da bu adrese daha yakın olduğunu, ancak davacı kadının dava konusu taşınmazda yaşamaya devam ettiğini, dava konusu taşınmazın davalı eş tarafından diğer davalıya, davacının açık rızası alınmaksızın devredildiğini iddia ederek davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince işbu davanın açılmasının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, ayrıca dava konusu taşınmazın davalı eş tarafından davalı ...'ya devredildiği tarih itibariyle de tapuya kayıtlı olmadığı ve dava konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle aile konutu vasfını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 4 numaralı bendinin kaldırılmasına ve davalı ... yararına 49.563,73 TL vekâlet ücret ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince yukarıda belirtildiği üzere temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Kanun’un 194/1 maddesine göre, "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz." Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi "Konulmuş olmasa da" eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple, tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh "Kurucu" değil "Açıklayıcı" şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, "Emredici" niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak "Belirli olan" bir işlem için verilebilir.
4721 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, "Aile birliğinin korunması" amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "Açık rızası bulunmadıkça" aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun başkası adına devir edilerek, tescil edilmesi gibi "Tek başına" bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma "Ancak diğer eşin açık rızası alınarak" yapılabilir.
4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "Açık" olması gerekir.
Dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz ile ilgili Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile davalı eş arasında 19.04.2010 tarihinde taşınmaz satış sözleşmesi yapıldığı, tarafların dava konusu taşınmazı aile konutu olarak kullanmaya başladıkları, ancak taksitlerin davalı eş tarafından ödenememesi sebebiyle davalı eş ile davalı kayıt maliki arasında 09.11.2022 tarihinde devir protokolü yapıldığı ve bankadan gelen yazı cevabına göre bu tarihten sonra ödemelerin kayıt maliki olan davalı tarafından yapıldığı 10.11.2022 tarihinde davalı kayıt maliki adına taşınmazın tescil edildiği, edinme sebebinin "toki satışı" olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı kadının satıştan bilgisi olduğu ve dava konusu taşınmazın tapulu bir taşınmaz olmadığı ve açık rızasının olmadığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu belirtilmişse de yukarıda açıklaması yapılan 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi hükmü dikkate alındığında, somut olayda davalı eşin dinlenen tanık beyanlarında dava konusu taşınmazın satılmasından önce davalı eş tarafından davacı kadının arandığı, kadının, davalı eşe "umurumda değil satarsan sat devredersen devret" dediği belirtilmişse de kadının yapılan devir işlemine karşı açık rızası olduğunun ispatlanmadığı ve davalı eşin devirden önce kadını arayarak taşınmazı satacağını söylemesinin tek başına hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı, yine davalı eşin ortak konutu terk etmesinin, dava sebebiyle davacı kadının taşınmazı tahliye etmek zorunda kalmasının taşınmazın aile konutu vasfını ortadan kaldırmayacağı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın davalı eş adına tapuda tescil edilmediği, tapulu bir taşınmaz olmadığı belirtilmişse de davalı eş dava konusu aile konutuna ilişkin hissesini diğer davalı ...'ya devrederek hissesini tescil ettirmiş, yapılan yargılama ve toplanan delillerle bu işlem sırasında davacı eşin açık rızasının alındığı ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile ilkelere uygun değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret hükmü kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'tan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı ...'na verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Eşin Satıştan Önce Arayıp Satacağını Söylemesi, Aile Konutunun Devrine Açık Rıza Sayılır mı?
Hayır. Yargıtay, iznin sözlü de verilebileceğini, ancak açık olması gerektiğini belirtti. Bu dosyada devirden önce kadının arandığına ve umursamadığını söylediğine ilişkin tanık anlatımı, devir işlemine açık rızayı ispatlamadı.
Eşin Ortak Konutu Terk Etmesi, Taşınmazın Aile Konutu Niteliğini Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Yargıtay, davalı eşin ortak konutu terk etmesinin ve davacı kadının dava nedeniyle taşınmazı tahliye etmek zorunda kalmasının, taşınmazın aile konutu niteliğini ortadan kaldırmayacağını belirtti.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 04.05.2026
Açık Rızası Kanıtlanmayan Aile Konutu İpoteği Cebri Satışla Geçerli Hâle Gelmedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/6852 · K. 2026/4991
Aile konutu üzerindeki ipotek için diğer eşin açık rızası ispatlanamadığında ipotek geçersizdir; ona dayanan cebri satışla banka adına yapılan tescil de yolsuzdur.
Bozma Aile Konutu
AYM 1. Bölüm 04.03.2026
Malik Olmayan Eşin Aile Konutu Menfaati Tanındı; Başvuru Yolları Tüketilmemiş Bulundu
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2020/23865
Aile konutu niteliğinin malik olmayan eşe Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında maddi menfaat sağladığı kabul edilmiş, ancak başvuru yolları tüketilmediğinden başvuru kabul edilemez bulunmuştur.
Kabul Edilemezlik Aile Konutu
Yargıtay 2. HD 08.06.2026
Boşanmanın Kesinleşmesiyle Aile Konutunun Kiralanmasına İlişkin Dava Konusuz Kaldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/3580 · K. 2026/6204
Evliliğin boşanmayla sona ermesi aile konutuyla ilgili işlemi rızaya bağlı olmaktan çıkardığından TMK'nın 194. maddesi etkinliğini yitirir, dava konusuz kalır ve giderler dava tarihindeki haklılığa göre belirlenir.
Bozma Aile Konutu
Yargıtay 2. HD 05.05.2026
Evi Alıcıya Gösteren ve Tapu İşlemine Katılan Eşin Açık Rızası Bulunduğu Kabul Edildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/7282 · K. 2026/5069
Malik olmayan eşin evi alıcıya göstermesi, pazarlık aşamasında hazır bulunması ve tapu dairesine birlikte gitmesi tanık beyanları ile kamera kaydından anlaşıldığından, açık rızası bulunduğu kabul edilmiştir.
Bozma Aile Konutu
Aile Konutu Konusundaki 21 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Mal Rejimi Tasfiyesi ve Ziynet Alacağı
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Aile Konutu Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Aile Konutu Şerhi Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.