top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Konutu

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Açık Rıza Olmadan Devredilen Aile Konutunun Tapusu Devreden Eş Adına Döndürülmeli

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/3964 · K. 2026/6555 · T. 15.06.2026

Karar Özeti

Davacı kadın, aile konutunun eşi tarafından rızası alınmadan diğer davalıya devredildiğini ileri sürerek tapu iptali ile taşınmazın yarısının kendi adına, yarısının eşi adına tescilini istedi. İlk derece mahkemesi, davacının hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti; istinaf başvurusu da esastan reddedildi. Yargıtay, asıl talebin aile konutundan kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemi olduğunu, taşınmazın aile konutu olup olmadığının ve devirde eşin açık rızasının bulunup bulunmadığının esastan incelenmesi gerektiğini belirtti. Açık rıza olmadan devir tespit edilirse tapunun devreden eş adına önceki duruma döndürülmesi gerektiğinden karar bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Eşin açık rızası olmadan devredildiği ileri sürülen aile konutu için açılan tapu iptal davasında esasa girilmeli; rızasız devir tespit edilirse tapu devreden eş adına önceki duruma döndürülmelidir.

Soru: Eşimin açık rızam olmadan başkasına devrettiği aile konutunun tapusu iptal edilip eşim adına döner mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davacı kadının asıl talebi aile konutundan kaynaklı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.”

“aile konutu niteliğindeki taşınmazın tapusunun devreden eş adına önceki duruma döndürülerek eş adına kaydedilmesi gerekirken”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2053 E., 2025/2870 K.

DAVA TÜRÜ: Tapu İptal ve Tescil

İLK DERECE MAHKEMESİ: Manavgat 1. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2023/121 E., 2024/198 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı taraf, aile konutu niteliğindeki taşınmazın, davalı eş ... tarafından kendisinin rızası alınmadan diğer davalı ...'ye devredildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile taşınmazın 1/2'sinin kendi adına ve 1/2'sinin ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz." Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi "Konulmuş olmasa da" eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple, tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh "Kurucu" değil "Açıklayıcı" şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, "Emredici" niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak "Belirli olan" bir işlem için verilebilir.

4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte, eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, "Aile birliğinin korunması" amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "Açık rızası bulunmadıkça" aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun başkası adına devir edilerek, tescil edilmesi gibi "Tek başına" bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma "Ancak diğer eşin açık rızası alınarak" yapılabilir. Madde eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "Açık" olması gerekir.

Somut olayda, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, "... aile konutu tektir, bölünemez. Türk Medeni Kanunu'nun aile konutuna sağladığı himaye de bölünemez. Bu sebeplerle aile konutu olduğu iddia edilen dava konusu taşınmazın 1/2'sinin dahili davalı koca adına tescil edilmesinde davacı kadının hukuki yararı yoktur. Çünkü aile konutu himayesi taşınmazın tamamını kapsar. Yine davacı ... dava konusu taşınmazın 1/2'sinin kendi adına tescilini talep etmişse de bu talebin hukuka aykırı olduğu, taşınmazın eski kayıt maliki olmadığı, davacı ...'nın kendi adına tescil isteminde aktif husumet ehliyeti olmadığı... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı kadının asıl talebi aile konutundan kaynaklı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Bu bağlamda işin esasına girilerek 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesine istinaden dava konusu taşınmazın aile konutu olup olmadığı, aile konutu ise taşınmazın, davalı eş ... tarafından diğer davalı ...'ye devredildiğinde davacı eşin açık rızasının alınıp alınmadığı, açık rıza bulunmadan devir işlemi yapılmış olduğunun tespit edilnmesi halinde ise aile konutu niteliğindeki taşınmazın tapusunun devreden eş adına önceki duruma döndürülerek eş adına kaydedilmesi gerekirken yazılı şekilde "davacı kadının hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti olmadığı" gerekçesi ile ret hükmü kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

KARAR:

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Aile Konutu konusundaki 9 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page