top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Konutu

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Boşanmayla Konusuz Kalan Aile Konutu Davası, Muvazaa İbaresiyle Muvazaa Davasına Dönüşmez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/4473 · K. 2025/11908 · T. 24.12.2025

Karar Özeti

Davacı kadın, aile konutu olan ve eşi adına kayıtlı taşınmazın rızası alınmadan diğer davalıya satıldığını ileri sürerek tapu iptali, eşi adına tescil ve aile konutu şerhi istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, boşanmayla aile konutu niteliğinin sona erdiğini kabul etmiş, ancak muvazaa iddiası yönünden tapu iptali ve tescile hükmetmiştir. Yargıtay, davanın TMK 194. maddeye dayandığını, evlilik devam ederken eşlerin bu koruma dışında muvazaaya dayalı bağımsız bir korumadan yararlanamayacağını ve dilekçedeki muvazaa ibaresinin davanın niteliğini değiştirmediğini belirtmiştir. Taleplerin boşanmayla konusuz kaldığı gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

TMK 194'e dayalı aile konutu davasında dilekçede muvazaa ibaresinin geçmesi davayı muvazaaya dayalı tapu iptali davasına dönüştürmez; boşanma hâlinde talepler konusuz kalır.

Soru: Boşanma sonrası aile konutunun rızasız satışına dayalı dava muvazaa davası olarak görülebilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesinin bozma sonrası verdiği karar bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davanın hukuki niteliğini değiştirmemekte, talebi muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescili davasına dönüştürmemektedir”

“tarafların boşanmaları nedeniyle kadının tapu iptal ve tescil ile aile konutu şerhi talebi konusuz kaldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/220 E., 2025/254 K.

DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılar vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı kadın tarafından, aile konutu olarak kullanılan ve davalı ... adına tapuda kayıtlı olan dava konusu taşınmazın diğer davalı ...'a kötü niyetli ve rızası olmadan satıldığı belirtilerek tapu iptali ve eski malik ... adına tescil ile aile konutu şerhi konulması, olmadığı takdirde katkı payı alacağı talepli olarak açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaza aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların 20.05.2022 tarihinde boşanmaları nedeniyle dava konusu taşınmazın aile konutu vasfının ortadan kalktığı, tapu iptali ve tescil ile aile konutu şerhi konulması davasının kabulünün hatalı olduğu, buna karşın davacının muvazaalı devir nedeniyle de tapu iptali ve tescil talebinin bulunduğu, toplanan deliller itibariyle satışın muvazaalı olduğunun anlaşıldığı, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tesciline karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğundan bahisle İlk Derece Karar gerekçesinin tapu iptali ve tescili talebi yönünden düzeltilmesine, aile konutu şerhi konulması kararı yönünden ise İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle aile konutu şerhi konulması talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve davalılar vekilinin sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 05.12.2024 tarihli ve 2024/5651 Esas, 2024/9595 Karar sayılı ilamıyla, Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın aile konutu vasfını kaybetmesi nedeniyle tapu iptali ve tescili ile aile konutu şerhi konulmasının hatalı olduğu değerlendirilmesine rağmen yalnızca aile konutu şerhi konulması talebi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, tapu iptali ve tescili talebi yönünden kaldırma kararı verilmeden davalıların sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bütünüyle kaldırılmasına, davacının aile konutu nedeniyle tapu iptali ve tescili ile aile konutu şerhi konulması talebi konusuz kaldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, davacının muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescili talebinin kabulüyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve taşınmazın önceki malik davalı eş adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.

Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Davacı vekili dava dilekçesiyle, taraflarca aile konutu olarak kullanılan taşınmazın davalı eş ... tarafından, kadından mal kaçırmak amacıyla davalı ... üzerine muvazaalı olarak devredildiğini, bu devir işlemine kadının rızası olmadığını ileri sürerek davalılardan ... adına olan tapu kaydının iptaliyle önceki malik olan ... adına tapuya kayıt ve tescili ile taşınmaza aile konutu şerhi konulmasına karar verilmesini talep ettiğine göre davacının talebi açıkça 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesine dayalı olarak malik olmayan eş tarafından açılan, aile konutu niteliğinde olan taşınmazın eşin rızası alınmadan yapılan satışı nedeniyle tapu kaydının iptali ile davalı eski malik eşi adına tesciline ilişkindir. Bir başka deyişle davacı eş, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi kapsamında sağlanan hukuki korumadan yararlanmak amacıyla, aile konutu üzerindeki tasarruf işleminin "açık rıza" olmaksızın gerçekleştirilmiş olması sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürmekte ve bu nedenle tapu kaydının iptali ile taşınmazın eski malik eş adına yeniden tescilini talep etmektedir. Davaya konu talep bu kapsamla sınırlı olup dava dilekçesinde "muvazaa" ibaresine yer verilmiş olması, evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinde öngörülen koruma dışında muvazaa iddiasına dayalı bağımsız bir hukuki korumadan yararlanamayacakları da gözetildiğinde davanın hukuki niteliğini değiştirmemekte, talebi muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescili davasına dönüştürmemektedir. Bu itibarla; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescili talebi kabul edilerek taşınmazın önceki malik adına tesciline karar verilmiş ise de; mahkemece yapılması gereken, kadının davasının 4721 sayılı Kanun'nu 194 üncü maddesine dayalı olduğu gözetilerek, tarafların boşanmaları nedeniyle kadının tapu iptal ve tescil ile aile konutu şerhi talebi konusuz kaldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve davanın açıldığı tarihte tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulmasından ibaret olup, davacının muvazaa iddiası olduğu değerlendirilerek bu talep yönünden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Aile Konutu konusundaki 9 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page