top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Sözleşmesinin Uyarlanması

Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku

Pandemide Kârlılığı Artan Şirketin Araç Kiralama Sözleşmesi Uyarlanmadı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/4932 · K. 2026/1946 · T. 07.04.2026

Karar Özeti

İlaç şirketi olan davacı, pandemide ürün tanıtım temsilcilerinin sağlık kuruluşlarını ziyaretinin durdurulması nedeniyle kiraladığı araçların atıl kaldığını ileri sürerek araç kiralama sözleşmelerinin uyarlanmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının pandemi döneminde kâr kaybı yaşamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi pandeminin öngörülemeyen olağanüstü bir durum olduğunu kabul etmiş, ancak 2020 yılı kârlılığının önceki yıllardan yüksek olması karşısında ifanın beklenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde güçleşmediğini belirterek istinafı reddetmiş; Yargıtay da bu kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan kararda pandemi öngörülemeyen olağanüstü durum sayılmış; ancak kiracının kârlılığı arttığından ifanın beklenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde güçleşmediği gerekçesiyle uyarlama reddedilmiştir.

Soru: Pandemide kullanılamayan kiralık araçların kira bedeli aşırı ifa güçlüğü nedeniyle uyarlanabilir mi?

Sonuç: Uyarlama davasının reddine yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“ancak ifanın beklenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde güçleşmediği ve işlem temelinin çökmediğinin anlaşıldığı”

“2020 yılı şirket kârlığının önceki yıllardan yüksek olduğunun tespit edildiği”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2093 E., 2025/2050 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/500 E., 2022/325 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı ile 11.09.2018 tarihinde 171 araç için 36 ay süreli, 21.09.2018 tarihinde 4 araç için 24 ay süreli, 23.09.2019 tarihinde 1 araç için 24 ay süreli, 09.10.2019 tarihinde 6 araç için 24 ay süreli araç kiralama sözleşmeleri imzaladığını, müvekkilinin araç kiralamasındaki amacın belli bir bölge içerisinde mobil çalışma yapan ürün tanıtım temsilcilerinin hastane, eczane ve diğer sağlık kuruluşlarında ürün tanıtımı yaparken işlerini kolaylaştırmak olduğunu, Covid-19 pandemisi nedeniyle Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 19.03.2020 tarihli ve 71159 Sayılı Kararı ile ürün tanıtım temsilcilerinin eczaneler dahil olmak üzere tüm sağlık kurum ve kuruluşlarına ziyaret gerçekleştirmelerinin durdurulduğunu, bu nedenle şirketin çalışamaz hale geldiğini, davalı şirketten kiralanan araçların da kiralanma amaçlarını kaybettiğini, atıl duruma geldiğini, araçların 17 Mart’tan beri kullanılamadığını, kullanılmayan araçların kira bedellerinin ödenmeye devam etmesinin müvekkili bakımından aşırı ifa güçlüğü teşkil ettiğini, öngörülemeyen pandemi sürecinin sözleşme edimleri arasındaki dengeyi müvekkilinin aleyhine önemli ölçüde bozduğunu, edimler arasında dürüstlük kurallarına aykırı düşecek şekilde ağır bir orantısızlık meydana geldiğini, işlem temelinin çöktüğünü, sözleşmenin ifasının müvekkili açısından çekilmez hale geldiğini ileri sürerek; sözleşmenin yeni koşullarla uyarlanmasına, uyarlama mümkün olmazsa ürün danışmanlarının çalışmalarının durduğu tarihten itibaren sözleşmenin feshine, ihtirazı kayıt ile ödedikleri kira bedellerinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; uzun süreli kiralama faaliyeti içinde, bahsi geçen ziyaretin durdurulduğu yaklaşık 2,5 aylık dönemin oldukça kısa olduğunu, araçların halen davacı şirketin kullanımında bulunduğunu, araçlar kiracıya teslim edildikten sonra kullanılması ya da kullanılmamasının önem arz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporuna göre davacının pandemi döneminde kâr kaybı yaşamadığı, pandemi sebebiyle kiralanan araçların kullanılmadığının kesin delillerle ispatlanamadığı, davalı kiraya veren tarafından sözleşme konusu ifanın kesintisiz şekilde yerine getirildiği, talep edilen dönem içinde araçların davacının uhdesinde olduğu, sözleşmenin uyarlanabilmesi, edimin ifasının ancak davacı yanın iktisadi yıkımına sebep olacak nitelikte fahiş olması gerektiği, tüm dosya kapsamından edimin ifasının davacı tarafça katlanılamayacak bir hâl almasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan ikinci ek bilirkişi raporu ve dosyada yer alan belgelere göre, davacının 2018, 20 19... yıllarına ait ciroları incelendiğinde; 2020 yılı Nisan cirosunun önceki iki yıldan düşük olduğu, 2020 yılı Mayıs cirosunun 2019 yılı Mayıs cirosundan düşük, 2018 yılından fazla olduğu, 2020 yılı Haziran cirosunun ise önceki yıllardan fazla olduğu ve 2020 yılı şirket kârlığının önceki yıllardan yüksek olduğunun tespit edildiği, uyarlama için aranan sözleşmenin yapılması sırasında öngörülemeyen olağanüstü bir durumun sonradan ortaya çıktığı ve buna bağlı olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinde öngörülen uyarlamanın ilk koşulunun gerçekleştiği, ancak ifanın beklenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde güçleşmediği ve işlem temelinin çökmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin 20 21... yılları ciroları incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin ilaç şirketi olmasına bağlı olarak otorite yasağı nedeniyle tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirmekten mahrum kaldığını, sözleşmeden beklediği faydayı sağlamasının önünde beklenmeyen ve öngörülemeyen engeller olduğunu, kullanamadığı bir emtia için kasasından para çıktığını, oysa araçların bu sırada kullanılmaması nedeniyle değer kaybetmediğinin değerlendirilmediğini, sözleşme konusu araçları öngörülemeyen durum nedeniyle müvekkili şirketin kullanamamasına rağmen kira bedellerini ödemek zorunda kalması dolayısıyla sözleşmeden aşırı fayda sağlamış olan davalının bu kazanımına müdahale edimesi ve dengenin sağlanması gerekmekteyken, aksi yönde karar tesis edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir.

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmadığı anlaşılmakla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

  • Yargıtay 3. HD 19.11.2025

    Tacir Kiracı Kendi Finansal Yapısından Doğan Zarar için Kira Uyarlaması İsteyemez

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/487 · K. 2025/5461

    Tacir kiracı, kendi finansal yapısından kaynaklanan sıkıntıya dayanarak TBK 138 uyarınca kira uyarlaması isteyemez; yargılama sırasında yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı Kararı geriye etkili uygulanmaz.

    Onama Kira Sözleşmesinin Uyarlanması

  • Yargıtay 3. HD 10.03.2025

    Enflasyon ve Emsal Kiralardaki Artış Kira Uyarlama Davasının Sebebi Olamaz

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1083 · K. 2025/1439

    Konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK 344'teki kira tespit davasının sebepleri TBK 138'e dayalı uyarlama davasının sebebi olamaz; 138. maddenin diğer şartları oluşursa uyarlama davası her zaman açılabilir.

    Uyuşmazlık Giderildi Kira Sözleşmesinin Uyarlanması

  • Yargıtay 3. HD 17.12.2025

    Pandemi Olağanüstü Durum Sayıldı: Otoyol Tesisinin Kirası Uyarlandı

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/580 · K. 2025/6207

    Pandemi sürecinin öngörülemeyen olağanüstü bir durum yaratması nedeniyle somut olayda uyarlama koşulları oluşmuş, kira bedeli pandemi dönemi için bilirkişi raporuyla uyarlanmıştır.

    Onama Kira Sözleşmesinin Uyarlanması

  • Yargıtay 3. HD 16.04.2025

    Kiracı Uyarlama İstemişse Mahkeme Davayı Kira Tespiti Olarak Sonuçlandıramaz

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2574 · K. 2025/2204

    Hâkim hukuku re'sen uygulasa da taleple bağlıdır; kiracı açıkça sözleşmenin uyarlanmasını istemişse dava kira tespiti gibi sonuçlandırılamaz ve TBK 138 koşullarının ispatı gerekir.

    Onama Kira Sözleşmesinin Uyarlanması

Kira Sözleşmesinin Uyarlanması konusundaki 15 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page