top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Ücret Alacağı

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Çalışırken Prim İstemeyen ve Başarısını İspatlayamayan İşçinin Başarı Primi Talebi Reddedildi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/5265 · K. 2026/4841 · T. 21.05.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, davalı federasyonla yaptığı belirli süreli iş sözleşmesine dayanarak ücret farkı, başarı değerlendirme primi ve yol yardımı alacaklarını istemiştir. Talepleri kısmen kabul eden karar, sözleşme süresince prim istemeyen ve başarısını ispatlayamayan davacının prim talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle Dairece bozulmuş; bozmaya uyan mahkeme primi reddetmiş, ücret farkı ile işyeri uygulamasına dayanan yol yardımı alacaklarını kabul etmiştir. Yargıtay, kararın bozmaya uygun olduğunu ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini belirterek kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşan yönler yeniden incelenemez; somut olayda başarısını ispatlayamayan işçinin başarı primi talebinin reddi bozmaya uygun bulunmuştur.

Soru: Sözleşmede yazan başarı primi, başarı ispatlanmadan istenebilir mi?

Sonuç: Bozmaya uyularak verilen ilk derece mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“iş sözleşmesi süresince başarı primi ödenmesi yönünde herhangi bir talepte bulunmayan davacı işçinin, davalı işveren nezdinde prime hak kazanacak bir başarı gösterdiği yönündeki iddiasını dosya kapsamına göre ispat edemediği”

“bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2025/380 E., 2026/14 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı ... Atletizm Federasyonu Başkanlığı (Federasyon) ile aralarında 15.07.2010 tarihli iş sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 15/6 hükmünde, davalı işveren tarafından ücrete yıllık TEFE/TÜFE ortalamasının beş puan fazlası oranında zam yapılacağının kararlaştırıldığını, davalı işverenin sözleşmenin ilgili maddesi gereği bu yönde ya hiç zam yapmadığını yada eksik zam yaptığını, işbu sebeple işveren tarafından eksik ödeme yapıldığını, yine davalı ile imzalanan sözleşmede yılda dört kez ayrı ayrı olmak üzere net ücret tutarında prim ödemesi yapılması gerektiğinin hüküm altına alındığını, davalı işverenlik nezdinde çalışan sözleşmeli personele yol parası ödemesi yapıldığını, kendisine de bir müddet yol parası ödemesi yapıldığını ancak sonra bu ödemenin kesildiğini ileri sürerek fark ücret alacağı, ödenmeyen prim alacağı ile yol yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Federasyonun eski başkanı tarafından görev süresini aşar şekilde ve etik kurallara aykırı olarak hareket edilerek davacının genel sekreterlik görevi için 10 yıl süreli sözleşme imzalandığını, sözleşmeyi imzalarken başkanın görev süresinin dört yıl olduğunu, federasyon eski başkanının yeni yönetimin sözleşme süresini bekleyerek sürenin dolmasından sonra davacı ile sözleşme yenilemediğini ve sözleşmenin kendiliğinden sonra erdiğini, davacının 15.07.2010 tarihinde Spor Genel Müdürlüğüne verdiği istifa dilekçesi ile genel sekreterlik görevinden istifa ettiğini, 1 gün sonra 16.07.2010 tarihinde Trabzon'da düzenlenen Avrupa Olimpik Gençlik Yaz Festivali organizasyonunda koordinatör olarak çalıştığını, davacının kötüniyetli olduğunu ve huzurdaki dava ile haksız kazanç elde etme amacında olduğunu, Federasyon tarafından davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, davacının başkaca bir hak ve alacağı bulunmadığını, ücret alacağı iddiasının doğru olmadığını, davacıya ödemelerin sözleşmenin 15/6 hükmü uyarınca davalı işveren tarafından yıllık ... ortalamasının beş puan fazlası oranına uygun olarak yapıldığını, davacının prim ödemesini gerektirecek bir çalışmasının bulunmadığını prim alacağına hak kazanmadığını, davacının davalı Federasyon'da çalışırken ayrıca Futbol Federasyonunda çalışarak haksız kazanç elde ettiğini, davacının davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmede yol ücreti alacağının hüküm altına alınmadığını bu sebeple davacının yol ücreti alacağına da hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararı ile; dosya kapsamında bulunan ... Kurumu (SGK) kayıtlarına göre davacının davalı işveren nezdinde 8 yıl 9 ay 29 gün hizmet süresinin bulunduğu, 15.07.2010 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinin 10 yıl süreli olduğu, sözleşmenin 15/6 hükmünde “iş bu sözleşmenin 1. yılından sonra her yıl için genel sekreterin net ücretine yıllık tefe/tüfe ortalamasının 5 puan fazlası oranında zam yapılacaktır. Ayrıca genel sekretere yılda 4 kez ayrı ayrı olmak üzere net ücret tutarında başarı değerlendirme primi ödemesi ödenecektir.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, sözleşmede belirtilen ücret zam oranlarının uygulanması hâlinde alması gereken ücret, ücret bordroları ile banka kayıtlarıyla karşılaştırılarak davacıya eksik ücret ödemesi yapılıp yapılmadığının tetkiki sonucu davacının bir kısım ödenmeyen bakiye ücret alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, davaya ve ıslaha karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'i gözetilerek zamanaşımına uğrayan kısmın hesaplamadan dışlandığı, belirli süreli iş sözleşmesinin prim alacağı talebine dayanak maddesinde; ".. Ayrıca genel sekretere yılda 4 kez ayrı ayrı olmak üzere net ücret tutarında başarı değerlendirme primi ödemesi ödenecektir." ifadesinin yer aldığı, prim ödemesine ilişkin başkaca hüküm olmadığı gibi prim ödeme şartları açıklanmayıp yalnızca başarı primi ödemesi olarak ifade edildiği, her ne kadar prim nitelendirilmesi "başarı" primi olarak yapılsa da işçinin de vakıf olduğu bir başarı değerlendirme sisteminin bulunduğunun işveren tarafından ispatlanamadığı, sözleşme maddesindeki prim ödeme hükmünün ise "ödenecektir" ifadesi ile emredici nitelik taşıdığı ve ihtimalli bir ifadeye yer vermediği, davacının prim alacağına hak kazandığı kanaatine varıldığı, davalı Federasyonun çalışan diğer personele 2015/08 döneminden 2020 yılı sonuna kadar aylık net 90,00 TL yol parası ödemesi yapıldığının bildirildiği 10.10.2020 tarihli cevabi yazıdan yol yardımının işyeri uygulaması hâline gelmiş olduğunun anlaşıldığı, davacının yol ödemesinden neden ayrık tutulduğunun usulünce açıklanmadığı, davacının yol yardımı alacağına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 26.06.2025 tarihli kararı ile; dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinin 15/6 hükmüne göre yıllık ... ortalamasının beş puan fazlası oranında zam yapılacağının kararlaştırıldığı ve davacının bakiye ücretinin 2015 yılından sonrasına ilişkin olduğuna dair kabulü nazara alındığında bu dönemden sonrasına ilişkin ücret alacağının eksiksiz ödendiğinin ispat edilemediği, davacıya yılda dört kez ayrı ayrı olmak üzere net ücreti tutarında başarı değerlendirme primi alacağı ödeneceğinin iş sözleşmesinde kararlaştırıldığı ve davacının çalışma süresi gözönünde bulundurulduğunda başarılı olmaması hâlinde sözleşmeyi fesih yetkisi bulunan ve ayrıca başarı performans sisteminin gereğinin yerine getirilmediğinin davalı tarafından ispat edilmemesi nedeniyle bu prim alacağının hüküm altına alındığı, davalı tanığı ...'nin beyanı gözetildiğinde yol yardımının işyeri uygulaması hâline geldiği anlaşılmakla davalının istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya kapsamına göre davacı tarafça iş sözleşmesinin devamı süresince kendisine başarı primi ödenmesi yönünde herhangi bir talep ileri sürülmediği gibi, prim ödenmediği yönünde bir itirazda da bulunulmadığı, ayrıca davacı tarafça, davalı işveren nezdinde ne tür bir başarı gösterdiğini, davalının hangi nedene dayalı olarak başarı primi ödemesi gerektiğini somut biçimde ortaya koyamadığı, diğer taraftan davalı işverence davacının herhangi bir başarı göstermediği aksine davacı hakkında, davalı Federasyonun eski başkanının görevini kötüye kullanarak davacıyla on yıl gibi uzun bir süre için iş sözleşmesi akdederek, davalının malen zarara uğramasına sebebiyet verdikleri iddiasıyla ... Cumhuriyet Savcılığına 2017/3159 soruşturma sayılı dosya ile suç duyurusunda bulunulduğunun ileri sürüldüğü, belirtilen maddi ve hukuki olgular karşısında; iş sözleşmesi süresince başarı primi ödenmesi yönünde herhangi bir talepte bulunmayan davacı işçinin, davalı işveren nezdinde prime hak kazanacak bir başarı gösterdiği yönündeki iddiasını dosya kapsamına göre ispat edemediği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda dosya içeriğine göre yöntemince ispat edilemeyen prim alacağı talebinin reddi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, bunun yanında dosya içeriğinde bulunan bir kısım ücret bordrolarında "sair ödeme" adı altında yer alan ödemelerin hangi alacağa yönelik olarak yapıldığının davalı tarafa açıklattırılarak, hüküm altına alınan alacaklardan mahsubu gerekip gerekmediğininin düşünülmemesinin ayrıca hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda davacıya ait maaş bordrolarında sair ücret adı altında yer alan ödemelerin neleri kapsadığı hususunda davalıdan ilgili bilgi ve belgelerin istendiği, sunulan belgelere göre 2015 yılına ait ücret hesaplaması neticesinde maaş farkına ilişkin hesaplamanın bulunduğu, ilgili evrakın daha öncesinde mahkemece istendiği ve dosya kapsamında mevcut olduğu, davacının 23.03.2022 tarihinde vermiş olduğu beyan dilekçesinde ücretlerinin 2015 yılı sonuna kadar usulüne uygun ödendiğinin, talebinin 2015 yılı sonrasına ilişkin olduğunun belirtildiği, sair ödeme adı altında yapılan ödemelerin 2016 yılı öncesine ait olduğu, hesaplama döneminin 2016-2020 yılları arasına ilişkin olduğu gerekçeleriyle ücret farkı ve yol ücreti alacağında değişiklik olmadığından bu yönden kararın aynen korunduğu, bozma kararı doğrultusunda ispat edilemeyen prim başarı alacağının reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Müvekkili Federasyonun davacıya ücret borcu bulunmadığı gibi dava tarihine kadar ihtirazı kayıt koymadan imza etmiş olduğu bordrolar da dikkate alındığında, ücretini tahsil eden davacının bu kapsamda hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, davacının ücretine itiraz ettiğine dair dosyaya somut bir delil sunamadığını, davacı çalışanın ücret ödemelerini tam ve eksiksiz ve dahi hak ettiğinden de fazlası şeklinde tahsil ettiğini,

2. Mahkemece hüküm altına alınan prim alacağının açıkça başarıya dayalı olduğunu, bu durumun sözleşme hükmünden de açıkça anlaşıldığını, davacının müvekkili nezdinde herhangi bir başarı göstermediği gibi bilakis aynı zamanda...Federasyonunda da aktif görev almak suretiyle dayandığı sözleşmeye aykırı hareket ettiğini,

3. Dava konusu sözleşmede yer alan prim davacıya mutlak şekilde ödenmesi gereken, koşulsuz bir ödeme olmayıp davacının başarı göstermesi şartına bağlı olduğunu, bu şartın ise gerçekleşmediğini ve böyle bir değerlendirme de yapılmadığını, davacının ne surette başarı gösterdiğini ispat edemediğini ve bu iddiasını somutlaştıramadığını,

4. Davacının yol yardımı alacağına da hak kazanmadığını, sözleşmesinde bu yönde bir hüküm bulunmadığını,

5. Dosyada mübrez bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fark ücret, prim ve yol yardımı alacağına hak kazanıp kazanmadığı ile hesaplanmasına ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Ücret Alacağı konusundaki 10 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page