top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme

Yargıtay 12. CD Bozma Ceza Hukuku

Katrak Makinesinde Ölümlü İş Kazası: Önlem Almayan Şirket Yetkililerine Bilinçli Taksir

Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/1274 · K. 2026/6945 · T. 02.07.2026

Karar Özeti

Atölyede çalışan işçinin katrak makinesinin demir profili ile mermer plakalar arasında sıkışarak öldüğü olayda şirket yetkilisi sanıklar taksirle öldürmeden mahkûm edilmiş, bölge adliye mahkemesi cezayı yeniden belirleyip adli para cezasına hükmetmiştir. Yargıtay, iş kolunun çok tehlikeli sınıfta yer aldığını, sanıkların işverene düşen eğitim, güvenli çalışma yöntemi belirleme, talimat ve etkin denetim yükümlülüklerini yerine getirmediğini, neticeyi öngörmelerine karşın gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle hareket ettiklerini belirtmiştir. TCK 22/3'teki bilinçli taksir hükümleri uygulanmadan eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunarak bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda çok tehlikeli işyerinde eğitim, güvenli çalışma ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmeyip neticeyi öngördüğü hâlde gerçekleşmeyeceğini düşünen sanıklar bilinçli taksirle sorumludur.

Soru: Çok tehlikeli işyerinde önlem almayan işverene ölümlü iş kazasında bilinçli taksir uygulanır mı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bilinçli taksir hükümleri uygulanmadığı için bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“meydana gelebilecek neticenin öngörülmesine karşın, gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle hareket edildiği, bu suretle sanıkların eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği”

“işverenin, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla öngörülebilir riskleri önlemek, gerekli teknik ve organizasyonel tedbirleri almak ve bu tedbirlerin uygulanmasını etkin biçimde denetlemekle yükümlü olduğu açıktır.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/58 E., 2020/1162 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. ve 63. maddeleri gereğince 22.800,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, makinanın çalıştırılması sırasında uyulması gereken kurallara ilişkin iş güvenliği eğitiminin verildiğine, iş yerinde şantiye şefinin olduğuna ve şantiye şefinin denetim ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğuna, ölenin tecrübeli olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... ilçesi, ... Mahallesinde faaliyet gösteren ... atölyesinde 6 yıldır işçi olarak çalıştığı, 15.12.2015 tarihinde iş yerinde çalıştığı sırada iş yerinde bulunan ve katrak makinesi olarak bilinen makinenin demir profili ile bu makineyle kesilmiş mermer plakalar arasında sıkışarak öldüğü, sanıkların şirket yetkilisi olduğu, kovuşturma evresinde makine mühendisi ve iş güvenliği uzmanı iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişilerden raporu alındığı, raporda özetle; işverenin asli kusurlu olduğunun, ölenin tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, şirket yetkilisi olan sanıklar ... ve ...'un sabit olan taksirle öldürme suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanıkların sabit olan taksirle öldürme eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken ''suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kusurunun ağırlığı '' şeklinde gerekçelerle temel ceza olarak 2 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de mevcut dosya kapsamı, suçun işleniş şekli, bilirkişi raporu, sanıkların taksire dayalı kusur durumu, meydana gelen neticenin ağırlığı dikkate alındığında 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki “orantılılık” ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere uygun olarak temel hapis cezasının alt sınırından aşılarak belirlenmesi gerektiği, yine sanıklar hakkında yasal gerekçe belirtilmeden 5237 sayılı TCK'nın 50. madde hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de sanıkların kişiliği, suçun işleniş şekli, dosyaya yansıyan olumsuz kişiliklerinin bulunmaması, sanıkların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği, sanıklar hakkında yasal gerekçeler belirtilmeden TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

.... ilçesi, .... Mahallesinde faaliyet gösteren ... atölyesinde 6 yıldır işçi olarak çalıştığı, 15.12.2015 tarihinde iş yerinde çalıştığı sırada iş yerinde bulunan ve katrak makinesi olarak bilinen makinenin demir profili ile bu makineyle kesilmiş mermer plakalar arasında sıkışarak öldüğü olayda;

Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6331 sayılı İSGK'nın 9. maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; bu kapsamda işverenin, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla öngörülebilir riskleri önlemek, gerekli teknik ve organizasyonel tedbirleri almak ve bu tedbirlerin uygulanmasını etkin biçimde denetlemekle yükümlü olduğu açıktır.

İşverenin, işin niteliği ve işyerinin “çok tehlikeli” sınıfta yer alması nedeniyle, sanığa yapacağı işle ilgili yeterli mesleki eğitimi ve iş sağlığı güvenliği eğitimlerini sağlaması, çalışanın dikkat ve insiyatifine bırakılmaksızın gerekli önlemlerin alınması, güvenli çalışma yöntemlerinin belirlenmesi ve bu doğrultuda çalışanın bilgilendirilmesi ve talimatlandırılması gerektiği, etkin bir şekilde işleyen kontrol ve denetim mekanizma kurulması, katrak makinasında hangi iş aşamasında hangi önlemlerin alınması gerektiğinin belirtilerek güvenli bir şekilde kullanım ve talimatların çalışanlara tebliğ edilmesi gerekirken sanıklar tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirilmediği, meydana gelebilecek neticenin öngörülmesine karşın, gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle hareket edildiği, bu suretle sanıkların eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini yapılması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme konusundaki 13 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page