top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Erkeğe Gerekçede Yüklenen Hakaret ve Tehdit Kusuru Varken Kadının Davası Reddedilemez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2020/5564 · K. 2020/6520 · T. 16.12.2020

Karar Özeti

Kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı davasında ilk derece mahkemesi erkeği ağır, kadını az kusurlu bularak boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi ise erkeğe yüklenen fiziksel şiddet gibi vakıaların ispatlanamadığını, hakaret ve tehdidin de erkeğe açıkça yüklenmediğini belirterek tam kusurlu saydığı kadının davasını reddetti. Yargıtay, ilk derece gerekçesinde tanık beyanı ve soruşturma evrakıyla uyumlu biçimde hakaret ve tehdit vakıalarının erkeğe açıkça kusur olarak yüklendiğini ve bu eylemler nedeniyle koruma kararları verildiğini belirterek boşanmaya karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda ilk derece gerekçesinde erkeğe açıkça yüklenen ve delillerle sabit hakaret ve tehdit kusuru karşısında kadın dava açmakta haklı olup boşanmaya karar verilmelidir.

Soru: Kadının da kusuru varken erkeğin hakaret ve tehdidi sabitse boşanma kararı verilir mi?

Sonuç: Kadının davasını reddeden bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“bu eylemler sonunda 6284 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davacı kadın yararına koruma kararları verildiğinin anlaşıldığı”

“Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ: Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından reddedilen davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin ağır, davacı kadının ise az kusurlu olduğu belirtilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı erkeğe yüklenen " Fiziksel şiddet uyguladığı ve davacı kadının müşterek konuttan ayrılmasından sonra gittiği her yerde karşısına çıktığı ve çalıştığı işleri engellediği " vakıalarının ispatlanamadığj gerekçesiyle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, ilk derece mahkemesince açık şekilde "Hakaret ve tehdit" vakıalarının ise davalı erkeğe kusur olarak yüklenmemesi ve davacı kadına yüklenen "Hakaret" vakıasının da kadın tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmesi karşısında tam kusurlu davacının davasının reddi gerektiği gerekçesiyle davalı erkeğin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.

İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının "Dosyanın değerlendirilmesinden" başlıklı üçüncü sayfasının üçüncü paragrafında; davacı kadının tek tanığı olan ...'ın beyanına göre davalının davacıya sürekli hakaret ve tehditlerde bulunduğu, davacı tanığının bu anlatımlarının dosya içerisinde bulunan Cumhuriyet Başsavcılıklarına ait soruşturma evrakları ve ceza mahkemesi kararları ile uyuştuğu, bu eylemler sonunda 6284 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davacı kadın yararına koruma kararları verildiğinin anlaşıldığı belirtilmek suretiyle "Hakaret ve tehdit" vakıalarının davalı erkeğe açıkça kusur olarak yüklenildiği ve bu kusurların tanık beyanı ve Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/258 soruşturma sayılı dosyası ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davacı kadına yüklenen "Hakaret" vakıası da kadın tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamış bozmayı gerekmiştir.

SONUÇ:Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.16.12.2020 (Çar.)

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma konusundaki 10 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page