Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Kazası ve Tazminat
Yargıtay 10. HD Onama İş Hukuku
İş Kazası Tazminatında Eşin Yeniden Evlendiği Tarih Destek Süresinin Sonu Kabul Edildi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/12223 · K. 2024/461 · T. 23.01.2024
Karar Özeti
İş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin tazminat davasında, bozmaya uyan bölge adliye mahkemesi davacı eşin destek süresini yeniden evlendiği tarihe kadar sınırlayıp o tarihe kadarki SGK ödemelerini kusur durumuna göre indirdi. Bu hesapla eşin temyiz eden davalıdan alacağı kalmadı; ancak kararı temyiz etmeyen davalı şirket yönünden davacıların kazanılmış hakları gözetildi. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, dava yığılmasında her talebin ayrı dava olduğunu belirterek 238.730 TL kesinlik sınırının altında kalan hükümlere yönelik temyizleri miktardan reddetti. Eşin maddi tazminat hükmünü ise uyulan bozma kararına ve usuli kazanılmış haklara uygun bularak onadı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda, iş kazasında ölen sigortalının eşinin yeniden evlenmesiyle destekten çıktığı kabul edilerek destek süresi evlenme tarihine kadar hesaplanmış ve bu hesap uyulan bozma kararına uygun bulunmuştur.
Soru: İş kazasında ölen sigortalının eşi yeniden evlenirse destekten yoksun kalma tazminatı etkilenir mi?
Sonuç: Kesinlik sınırı altındaki hükümlere yönelik temyiz istemleri miktardan reddedildi, eşin maddi tazminat hükmü onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire10. Hukuk Dairesi
- Esas No2023/12223
- Karar No2024/461
- Karar Tarihi23.01.2024
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“yeniden evlenmesi sebebiyle destek süresi 10.09.2010 kaza tarihi ile 11.04.2019 tarihi arasında geçen (7,58) yıllık süre olarak esas alınmış”
“dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2750 E., 2023/1094 K.
KARAR: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 11. İş Mahkemesi
SAYISI: 2011/307 E., 2019/281 K.
Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı tazminat istemli dava nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının Dairemizce bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılardan .... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği sigortalının iş kazasında vefat etmesi nedeniyle eş ve çocuklar lehine 100,00 TL’şer maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi istemi eş için 321.898,05 TL’ye, çocuk ... için 18.490,05 TL’ye ve... için 77.828,77 TL’ye artırmıştır.
2.Birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; eş ve çocuklar lehine 100.000,00 TL’şer, anne ve baba lehine 50.000,00 TL’şer ve kardeşler lehine 20.000,00 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... (.....) vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası nedeniyle müvekkiline husumet tevcih edilemeyeceğini, davacı ile müvekkil şirket arasında hiçbir hizmet akdi ilişkisinin bulunmadığını, sigortalının müvekkilinin ihale ettiği işi alan ... İnşaat Şirketi'nin elemanı olarak çalıştığını, dava dilekçesindeki iddiaların asılsız ve yerinde olmadığını, ihale sonucu diğer davalı ile yapılan sözleşme sonucunda ihaleyi alan firmanın edimlerini yerine getirdiğini, çalışma düzeni ve esasları hakkında tamamen diğer davalının sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın esasına geçildiği takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Taah. Müş. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2019 tarih ve 2011/307 E- 2019/281 K. sayılı kararında: asıl davanın tam, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile ... yönünden 321.898,05 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi, davacı ... yönünden 18.490,05 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi, ... yönünden 77.828,27 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi, ... ve ... yönlerinden 40.000,00 TL'şer, davacılar ..., , ..., ..., ... ve ... yönlerinden 10.000,00 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2020 tarih ve 2019/1935 E-2020/634 K sayılı kararıyla; davacıların istinaf istemlerinin esastan reddine, davalı ... istinaf isteminin kısmen kabulü ile eş, anne, baba ve çocuklar lehine hükmedilen manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle; ... yönünden 321.898,05 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi, davacı ... yönünden 18.490,05 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi, ... yönünden 77.828,27 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi, ... ve ... yönlerinden 20.000,00 TL'şer, davacılar ..., , ..., ..., ... ve ... yönlerinden 10.000,00 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.06.2022 tarih ve 2022/5903 E- 2022/9524 K sayılı ilamıyla; "Davacılar vekilinin manevi tazminat istemlerinin reddolan kısmına, davalı ... vekilinin ise davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlar ile davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin maddi tazminat hükümlerine ve davalı ... vekilinin ise davacı ... ile ... lehine hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi ile; Sigortalı ...’in kaza tarihinde yapmış olduğu iş, işveren nezdinde hangi konumda ve ne sıfatla istihdam edildiği açıklığa kavuşturulmak, sendikalı işçi olup olmadığı belirlenmek, sendikalı işçi olması halinde bağlı olduğu sendika ile işveren arasında bağıtlanmış Toplu İş Sözleşmesi var ise bu sözleşmeye göre, yok ise yapmakta olduğu işe göre alabileceği ücretin tespiti açısından imzalı bordroların bulunmadığının anlaşılması halinde, TÜİK, Çevre Şehircilik ve yapılan işle ilgili meslek odalarından araştırma yaparak ücreti belirlemek, tespit edilecek ücreti temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakları gözeterek asgari ücretin 1,73 katının aşılamayacağını da dikkate alarak 21.01.2019 tarihli hesap raporuna uygulamak (bu raporda esas alınan işlemiş/bilinen devre tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini de rapora yansıtmamak) aynı zamanda davacı eş...’ın 11.04.2019 tarihinde evlenerek destekten çıktığını hesap raporunda gözeterek temyiz eden davalının sorumlu olduğu maddi tazminat alacaklarını belirlemek, öte yandan davalı ... İnşaat Taah. Müş. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davacıların iş bu davalı aleyhine elde ettikleri kazanılmış hakları da gözeterek davalıların tazminat sorumlukları hakkında usule uygun bir karar verilmesi yönlerinden kararın bozulmasına" karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında bozma hususunda "Dairemizce, usul ve yasaya uygun bozma kararına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda taraf vekillerine, müteveffa sigortalı ...’in kaza tarihinde yapmış olduğu iş, işveren nezdinde hangi konumda ve ne sıfatla istihdam edildiği, ayrıca sendikalı çalışan olup olmadığı hususlarında açıklama yapmak ve bu yöndeki beyanları ispatlar mahiyette belgeleri sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, ayrıca müteveffanın alabileceği ücretin tespiti açısından, TÜİK, Çevre Şehircilik Bakanlığı ile yapılan işle ilgili meslek odalarından araştırma yapılmıştır. Yazı cevaplarının ikmalinden sonra; dosyanın önceki aktüerya uzmanı bilirkişi...'a tevdi ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının ücretinin usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden tespiti ile 21.01.2019 tarihli hesap raporuna uygulamak (bu raporda esas alınan işlemiş/bilinen devre tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini de rapora yansıtmamak) suretiyle rapor alınmış olup, alınan 08.05.2023 tarihli raporda, maktulün emsal ücretinin asgari ücretin 2,07 katı olduğu tespit edilmiş ise de, usuli kazanılmış hak dikkate alınarak önceki raporda tespit edilen 1,73 katı üzerinden hesaplama yapılmış, Dairemizce de bu hesaplamaya itibar edilmiştir. Ayrıca davacı eş... 11.04.2019 tarihinde evlenerek destekten çıkmış olup, Yerel Mahkemece ve Dairemizce bu husus gözetilmeksizin desteğin bakiye ömrü süresince destekten yaralanacağı kabul edilerek hesap yapılmış olması nedeniyle Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından dosya bozulmuştur. Dairemizce bu yönden de yeniden rapor alınmış olup, alınan raporda, davacı eş...'ın 11.04.2019 tarihinde yeniden evlenmesi sebebiyle destek süresi 10.09.2010 kaza tarihi ile 11.04.2019 tarihi arasında geçen (7,58) yıllık süre olarak esas alınmış ancak elim kaza olmasaydı, evlilik birliği devam edeceğinden müteveffanın bakiye ömrünün sonuna kadar destek payı ayrılarak hesaplama yapılmıştır davacı ... için 58.784,90 TL maddi tazminat hesabı yapılmıştır. Ancak yapılan hesaplamadan yeniden evlendiği tarihe kadar SGK tarafından yapılan fiili ödemelerin tenzili gerekeceğinden ilgili SGK'ya müzekkere yazılmıştır. Gelen yazı cevabında davacı ...'a bahsi geçen tarihe kadar 63.646,21 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Bu miktarın kusur durumuna göre 60.463,90 TL'sinin tenzili gerektiğinden, davacı ...'ın davalı ...'tan talep edebileceği maddi tazminat alacağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak diğer davalı ... İnşaat Taah. Müş. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davacıların işbu davalı aleyhine elde ettikleri kazanılmış haklar da gözetilerek hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ve bozma kapsamı dışında da kararda belirtilen gerekçelerle "Asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 321.898,05 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... İnş. Taah. Müş. Hiz... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, davalı .... yönünden talebin reddine, davacı ... yönünden 18.490,05 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden 77.828,27 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Birleşen davanın kısmen kabulü ile; eş... lehine 60.000,00 TL, çocuklar ... ve... lehlerine 40.000,00 TL'şer anne ve baba ... ve ... lehlerine 20.000 TL'şer, kardeşler ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönlerinden 10.000,00 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz istemlerinde bulunulmuştur.
B. Temyiz sebepleri:
1. Davacılar vekili dilekçesinde özetle; müvekkillerinden sigortalının eşi...'ın kazadan 9 yıl ve İlk Derece Mahkemesi kararından sonra yaptığı evlilik nedeniyle destekten çıktığının kabulünün hatalı olduğunu, davalı ... Şirketi yönünden tahsil imkanı olmayan tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, eşin destekten çıkması halinde çocukların destek paylarının artırılması gerektiğini, çocukların destek sürelerinin eğitim durumları da gözetildiği ve halen devam ettiği dikkate alındığında 18 yaş ile sınırlandırılmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir
2.Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını husumetten ret kararı verilmesini, asıl işveren sıfatı olmadığını, eser sözleşmesiyle işin teslim edildiğini, tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirkete kusur verilemeyeceğini, şartname gereği EKAT belgesi olan işçiyi istihdam etmemesi nedeniyle diğer davalının sorumlu olduğunu sigortalının ağır kusurlu olduğunu, sendikadan bildirilen ücret değil vasıfsız işçi için prime esas kazancın dikkate alınması gerektiğini, davacı eşin evlenme ihtimalinin hatalı tespit edildiğini, faize dava ve ıslah tarihlerinden hükmedilmesi gerektiğini, maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesi ve miktarının fazla olduğunu beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazasında vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
Temyiz incelemesinin kapsamı onama ve bozma kararları bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, dava yığılması (Objektif dava birleşmesi) açısından aynı kanunun 110 uncu maddesi, tazminat miktarının tayin ve tespiti açısından kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 ve 420 inci maddesi hükümleri, olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 04.12.1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükte bulunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü maddeleri, usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme
A) Davacılar vekilinin müvekkillerinden ... lehine hükmedilen manevi tazminat ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara yönelik hükümlere, davalı ... vekilinin ise tüm davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. O halde, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730 TL olması nedeniyle yukarıda başlık kısmında belirtilen hükümlerin birbirinden ve diğer hükümlerden ayrı olarak kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davacı ... ... vekilin bu müvekkili lehine kısmen kabul edilen maddi tazminat istemiyle ilgili kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, uyulan bozma kararına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, bozma kararına uyulmakla taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklara, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına uygun olmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle davacılar vekilinin anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin müvekkillerinden.... lehine hükmedilen manevi tazminat ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara yönelik hükümlere, davalı ... vekilinin ise tüm davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2. Davacı ... vekilin bu müvekkili lehine kısmen kabul edilen maddi tazminat istemiyle ilgili kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davacılardan tahsiline,
4. Davalı tarafından yatırılan harcın istem halinde kendisine iadesine,
5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 19.11.2025
İş Kazasında Ölen Kaynakçı Eser Sözleşmesiyle Değil Hizmet Akdiyle Çalışmış Sayıldı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/403 · K. 2025/732
Somut olayda, şirketçe aralıklarla çağrılıp 4/1-a kapsamında bildirilen, kendi hesabına çalıştığına dair kaydı veya belgesi olmayan kaynakçı için aksi tanık beyanlarına itibar edilmeyip hizmet akdi kabul edilmiştir.
Direnme Kararının Bozulması İş Kazası ve Tazminat
Yargıtay 10. HD 05.05.2026
İş Kazasında Süresinde Açılan Belirsiz Alacak Davası, Artırılan Kısmın Zamanaşımını da Kesti
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/11968 · K. 2026/6203
Onanan istinaf kararına göre, on yıllık sürede açılan belirsiz alacak davasıyla zamanaşımı alacağın tamamı için kesildiğinden talep artırımıyla istenen kısım da zamanaşımına uğramamıştır.
Onama İş Kazası ve Tazminat
Yargıtay 10. HD 04.10.2022
İş Kazasında %29,2 Sürekli İş Göremezliğe Uğrayan İşçiye 50.000 TL Manevi Tazminat Az Bulundu
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2021/7361 · K. 2022/11740
İş kazasında manevi tazminat; tedavi süreci, sürekli iş göremezlik oranı ve kusur durumu gözetilerek zararla orantılı ve üzüntüyü hafifletecek miktarda belirlenmeli; somut olayda 50.000 TL çok az bulunmuştur.
Kısmen Bozma İş Kazası ve Tazminat
Hukuk Genel Kurulu 17.12.2025
Yüzde Yüz Malul Kalan İşçinin Bakiye Tazminat Davası Zamanaşımına Uğramış Sayılmadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/665 · K. 2025/836
İş kazasında işverenin sorumluluğu sözleşmeye aykırılığa dayandığından on yıllık zamanaşımı uygulanır; süre, zararın varlığı, niteliği ve kapsamı kesin olarak öğrenilince başlar.
Kısmen Bozma İş Kazası ve Tazminat
İş Kazası ve Tazminat konusundaki 23 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.