top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Kazası ve Tazminat

Yargıtay 10. HD Onama İş Hukuku

İş Kazasında Süresinde Açılan Belirsiz Alacak Davası, Artırılan Kısmın Zamanaşımını da Kesti

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/11968 · K. 2026/6203 · T. 05.05.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, 2009'daki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını ileri sürerek maddi tazminatın bir kısmı ile manevi tazminatı asıl davada, kalanını ise belirsiz alacak davası olarak açtığı birleşen davada istemiş; ilk derece mahkemesi iki davayı da kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, iki davanın da on yıllık süre içinde açıldığını, belirsiz alacak davasında dava açılmakla alacağın tamamı için zamanaşımının kesildiğini ve talep artırımıyla istenen kısmın da zamanaşımına uğramadığını belirtmiştir. Yargıtay, her talebin ayrı dava sayıldığı dava yığılmasında manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesini kesinlik sınırı nedeniyle reddetmiş, maddi tazminat yönünden kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan istinaf kararına göre, on yıllık sürede açılan belirsiz alacak davasıyla zamanaşımı alacağın tamamı için kesildiğinden talep artırımıyla istenen kısım da zamanaşımına uğramamıştır.

Soru: İş kazası tazminatında belirsiz alacak davası açmak, sonradan artırılan kısım için de zamanaşımını keser mi?

Sonuç: Manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesi miktardan reddedildi, maddi tazminat yönünden bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“belirsiz alacak davasında dava açılmakla alacağın tamamı için zamanaşımı süresinin kesildiği, buna göre talep artırım dilekçesi ile belirlenen kısım dahil birleşen davada da zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı”

“6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1877 E., 2025/850 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/128 E., 2023/598 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava, birleşen dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; sigortalının 09.07.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette iş kazası geçirmediğini, dava konusu olayın yaşanmadığını, davacının müvekkili şirkette kaynakçı olarak çalışmadığını, kaza geçirdiğine ilişkin işverene bir bildirimde bulunmadığını, aksinin kabulü halinde dahi kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"1- Davacının asıl davasının kabulü ile

a- 1.000,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 09.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

b- 50.000,00 TL manevi tazminatınkaza tarihi olan 09.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Davacının Birleşen Davasının (İstanbul Anadolu 14.İş Mahkemesi 2019/323 Esas ve 2020/499 Karar) kabulü ile;

a- 851.990,12-TL maddi tazminatın,kaza tarihi olan 09.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... tarafından yürütülen tahkikat neticesinde iddia edilen kazanın, iş kazası olarak belirlendiği ve davacının maluliyeti belirlenerek kendisine gelir bağlandığı, davalı işveren tarafından iş kazası tespitine karşı kuruma ve davacıya karşı menfi tespit davası açılmadığı, yine davacının olay günü başvurduğu .......... Hastanesinde gözüne çapak kaçmasından bahsedilmemiş ise de beş gün sonra 15.07.2009 tarihinde başvurduğu...Eğitim Araştırma Hastanesindeki muayenesinde gözünde çapak olduğunun belirlendiği ve buna göre tedavisinin yürütüldüğü, ayrıca bu tedavi ve hastane evrakının da yer aldığı dosyanın YSK, ATK 3. İhtisas Kurulu ve ATK 2. Üst Kurulu'na gönderildiği; özellikle ATK kurullarınca tüm tedavi ve muayene süreçleri dikkate alınarak maluliyete ilişkin raporlar düzenlendiği, tüm raporlarda iddia edilen kaza ile yaralanma arasında nedensellik bağı kurularak karar verildiği, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin olarak ilgili kurum ve kurullardan raporlar aldırıldığı; son olarak Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporuna göre sonuca gidildiği, buna göre istinaf edenin sıfatı da dikkate alınarak, bu konudaki son rapor merci olan Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporunun esas alınmasında hata bulunmadığının değerlendirildiği, ... tahkikat raporunda ve dosyada aldırılan tek bilirkişi tarafından düzenlenen kusur bilirkişi raporunda davacı işçinin %40, davalı işverenin %60 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de daha sonra aldırılan ve aralarında iki iş güvenliği uzmanı ile bir uzman hekimin de bulunduğu bilirkişi heyeti raporunda ve aynı heyetin ek raporunda davacı işçinin %25, davalı işverenin %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ayrıca ... tarafından İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2020/193 Esasına kayden açılan rücu davasında aldırılan ve dosyaya kazandırılan 26.04.20 21... .08.2021 tarihli iki farklı bilirkişi raporunda da aynı oranların belirlendiği kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %75, davacı işçinin de %25 kusurlu kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olduğunun değerlendirildiği, davacı vekilinin asıl davada on yıllık zamanaşımı süresinde maddi tazminat talebinin 1.000,00 TL'sini kısmi dava olarak istediği ayrıca manevi tazminat isteminde bulunduğu, birleşen davada ise maddi tazminatın kalan kısmını belirsiz alacak davası olarak yine 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde istediği, belirsiz alacak davasında dava açılmakla alacağın tamamı için zamanaşımı süresinin kesildiği, buna göre talep artırım dilekçesi ile belirlenen kısım dahil birleşen davada da zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı, manevi tazminat isteminin tam kabulü ile 50.000,00 TL tazminatın hüküm altına alınmasında ve buna ilişkin gerekçesinde hata bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1..Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a.Hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, raporda itiraz konusu ettikleri maluliyet oranı ile kusur oranlarının dikkate alındığını, tek rapor ile yetinildiğini, rapora sundukları itirazların karşılanmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu,

b.Hüküm altına alınan manevi tazminatın fahiş olduğunu,

c.Sürekli iş göremezlik derecesinin %33,2 olarak belirlenmesinin de hatalı olduğunu, buna ilişkin raporların birbiri ile çeliştiğini, davacının iddia ettiği iş kazasından sonra müvekkili şirkette çalışmaya devam ve 6 yıl sonra iş kazası geçirdiğini iddia ettiğini, davacıdaki arazın çalışmasına engel olup olmadığı ve çalışırken daha fazla efor harcayıp harcamadığının belirlenmesi gerektiğini; iş kazasından sonra çalışmaya devam etmesi ve elde ettiği gelirin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini,

d.Kusur raporlarının da birbiri ile çeliştiğini, ... tahkikat raporunda davacının kusurunun %40 olarak belirlendiğini, müvekkili işverenin tüm iş güvenliği önlemlerini aldığını, tanık beyanları ile de doğrulandığı üzere işyerinde kaynak yapılan yerler arasında paravan olduğunu, yine kaynak maskesi dahil olmak üzere tüm kişisel koruyucu ekipmanların çalışanlara verildiğini, davacının iş güvenliği önlemlerine aykırı davrandığını, kendisine verilen eğitimlere ve alınan güvenlik önlemlerine uymadığını, buna göre kazanın meydana gelmesine davacının sebep olduğunu, buna rağmen müvekkilinin %75 oranında kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu ve işçinin kendi kusuru ile sebep olduğu zarardan da işverenin sorumlu tutulmasına neden olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

b.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,

2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

İş Kazası ve Tazminat konusundaki 23 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page