top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Yıllık İzin Ücreti

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Euro Cinsinden Pilot Ücreti 32 Sayılı Karar Tebliğine göre Türk Lirası Olarak Belirlenmeli

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1255 · K. 2026/3951 · T. 28.04.2026

Karar Özeti

Pilot ve yer pilot öğretmeni olarak çalışan davacı işçi, sözleşmenin emeklilik nedeniyle sona erdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve haksız fesih tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi, izin ücretinden cezai şart kesilmesini yerinde görmeyerek bakiye izin alacağını kabul etmiş, istinaf başvuruları reddedilmiştir. Yargıtay diğer temyiz itirazlarını yerinde görmemiş, ancak iş sözleşmesinin 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'deki istisnalar içinde kalmadığını ve Euro cinsinden ücretin Tebliğ'deki usule göre Türk lirası olarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılıp ilk derece kararı bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda iş sözleşmesi 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'deki istisnalar kapsamında olmadığından, Euro olarak kararlaştırılan ücretin Tebliğ'deki usule göre Türk lirası cinsinden belirlenmesi gerekir.

Soru: İş sözleşmesinde Euro olarak kararlaştırılan ücret Türk lirası üzerinden mi hesaplanmalı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

  • 2008-32/34 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ m. 8

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının ücretinin 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de belirtilen usule göre Türk lirası olarak belirlenmesi gerekmektedir.”

“taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de yer alan istisnai hükümler içinde kalmadığı”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/2130 E., 2025/2875 K.

DAVA TARİHİ: 21.09.2023

İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 6. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/276 E., 2025/146 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.01.2014-08.06.2023 tarihleri arasında pilot ve yer pilot öğretmeni olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin 02.04 2018- 08.06.2023 tarihleri arasında yer hizmetleri yönünden de çalışması bulunan davacının kıdem tazminatına hak kazandığını, davalı tarafça bir kısım yıllık izin ücreti ödemesi yapılmış ise de söz konusu ödemenin eksik olduğunu savunarak 02.04.2018-08.06.2023 tarihleri arasındaki çalışma yönünden kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ile 06.01.2014-01.04.2018 tarihleri arasındaki çalışma yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndan (6098 sayılı Kanun) kaynaklanan haksız fesih tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde belirli süreli iş sözleşmeleri ile kaptan pilot olarak istihdam edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde "İş bu sözleşme içerdiği şartlar kapsamında ilk yıl için 23.02.2019 tarihinde yürürlüğe girip 31.12.2019 tarihinde sona erecektir. Taraflar sözleşmenin bitim tarihinden 30 gün önce yazılı olarak sözleşmenin yenilenmeyeceğini birbirlerine bildirmedikleri takdirde, sözleşme her bitiş tarihinden itibaren birer yıl süreyle olmak üzere otomatik olarak uzatılmış kabul edilecektir. Uçucu personel, İşveren tarafından sözleşme yükümlülüklerine aykırı hiçbir ihlal yapılmadığı hâlde sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ederse, 15.000 Euro cezai tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşverenin, sözleşmeyi haksız fesih etmesi durumunda da aynı koşullarda işveren de 15.000 Euro cezai tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Sözleşmenin yenilendiği veya otomatik uzadığı yıllarda da cezai tazminat miktarı madde &3 gereği değişmeden aynen devam edecektir." düzenlemesinin yer aldığı, ilgili maddeye göre davacı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı, ayrıca asıl görevi pilot olan davacının belirli bir süre eğitmen olarak görev yapmış olmasının 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerine tâbi olacağı anlamına gelmediğini, davacı tarafça emeklilik başvurusuna ilişkin belge de ibraz edilmediğini, davacı tarafça yapılan fesih haksız olduğundan davacıya ödenmesi gereken yıllık izin ücretinin söz konusu maddede yer alan cezai şart bedeli mahsup edilmek suretiyle davacıya ödendiğini, 6098 sayılı Kanun'un haksız fesih tazminatına ilişkin hükümlerinin ise işverence sözleşmenin haksız feshi hâlinde uygulama alanı bulabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haksız fesih tazminatı bakımından arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği dikkate alındığında ilgili talebe ilişkin davanın usulden reddi gerektiği; davacının kullanmadığı 102 gün yıllık ücretli izninin bulunduğu, aylık ücretinin 8.000,00 Euro olduğu dikkate alındığında davacının toplam 27.200,00 Euro yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, davacıya 12.200,00 Euro yıllık ücretli izin ödemesi yapıldığı, geri kalan kısmının ise davacının hizmet sözleşmesindeki cezai şart maddesine göre davalı işverence cezai şart olarak kesilerek davacıya ödenmediği anlaşılmakta ise de davacının erken emeklilik uygulamasından faydalanarak yasal hakkını kullandığı, bu sebeple davacının hak kazandığı yıllık izin ücretinden taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre cezai şart alacağı kesilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak bakiye 15.000,00 Euro yıllık ücretli izin talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararında vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Dönemsel anlamda yoğunluk dikkate alınarak davacının 02.04.2018-08.06.2023 tarihleri arasında eğitmen olarak çalışan davacının 4857 sayılı Kanun kapsamında olduğu kabulü ile kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması gerektiğini,

b. 6098 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tazminat alacağının arabuluculuğa tâbi olduğu değerlendirmesinde isabet bulunmadığını, davacının tazminat talebinin hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının aktif emekli aylığı almadığını, ayrıca emekli olduğuna dair ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu sebeple feshin haksız olduğunun ve cezai şart nedeniyle yapılan mahsubun yerinde olduğunun kabulü gerektiğini,

b. 6098 sayılı Kanun'a tâbi davacı bakımından emekliliğin haklı nedenle fesih sebebi teşkil edemeyeceğini,

c. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2008-32/34) (32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ) hükümleri değerlendirilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu,

d. Yargılama gideri ile vekâlet ücreti takdirinde dava tarihindeki kurun dikkate alınması gerektiğini,

e. Reddedilen alacaklar bakımından ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının 6098 sayılı Kanun'a tâbi olup olmadığı, buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, haksız fesih tazminatına ilişkin davanın usulden reddinin yerinde olup olmadığı hususu ile davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığı, yargılama gideri, vekâlet ücreti ile 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in uyuşmazlığa uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in 8. maddesinin ilgili bölümleri şu şekildedir:

"...

(7) Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; aşağıda belirtilenler dışında kalan danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar."

...

(20) Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari havayolu işletmeleri; hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketler; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az yüzde elli hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri haricindeki sözleşmeleri akdetmeleri mümkündür.

...

(28) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet ... Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 2/1/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir.

...

Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar... için bu fıkra hükmü uygulanmaz.”

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de yer alan istisnai hükümler içinde kalmadığı anlaşılmakla; davacının ücretinin 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de belirtilen usule göre Türk lirası olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda yapılması gereken iş, davacının ücretinin 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de belirtilen usule göre Türk lirası cinsinden belirlenmesi ve buna göre yapılacak hesaplamaya itibarla bir karar verilmesidir. Yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Yıllık İzin Ücreti konusundaki 14 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page