Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Vesayet Altındaki Ergin Kardeşle Kişisel İlişki Davasında Görevli Mahkeme Sulh Hukuktur
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/3240 · K. 2026/6481 · T. 11.06.2026
Karar Özeti
Davacı, kısıtlanan kardeşine vasi olarak atanan diğer kardeşin kısıtlı ile görüşmesini haksız olarak engellediğini ileri sürerek kişisel ilişki kurulmasını istedi. Aile mahkemesi belirli gün ve saatlerde kişisel ilişki kurulmasına karar verdi, bölge adliye mahkemesi kararı yalnız yargılama giderleri yönünden değiştirdi. Yargıtay, uyuşmazlığın velâyet altındaki bir küçüğe değil vesayet altındaki ergin kısıtlıya ilişkin olduğunu, kısıtlının kimlerle ve ne şekilde görüşeceğinin vesayet hukukunun konusu olduğunu belirtti. Görev vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine ait olduğundan esasa girilerek hüküm kurulması bozma nedeni sayıldı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Vesayet altındaki ergin kısıtlı ile kardeşi arasında kişisel ilişki kurulması talebini inceleme görevi aile mahkemesine değil, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine aittir.
Soru: Vesayet altındaki ergin kardeşle görüşme talebi hangi mahkemede açılır?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı görev yönünden bozuldu, temyiz itirazlarının incelenmesine yer görülmedi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/3240
- Karar No2026/6481
- Karar Tarihi11.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 397 (resmî metin)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 405 (resmî metin)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 447 (resmî metin)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 466 (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114/1-c (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115/2 (resmî metin)
Kararın Önemli Bölümleri
“vesayet altındaki ergin kişi ile kişisel ilişki kurulması talebini inceleme ve karara bağlama görevi aile mahkemelerine değil”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2026/3240 E. , 2026/6481 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/545 E., 2025/2004 K.
DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişki Kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çankırı Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/178 E., 2025/13 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından kişisel ilişkinin süresi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... doğumlu kardeşi ergin kısıtlı ...'ın ... nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 405. maddesi uyarınca kısıtlandığını ve diğer kardeşleri olan davalı ...'in kısıtlıya vasi olarak atandığını; vasi olan davalı ...'in müvekkili ile kısıtlı kardeşinin görüşmesini haksız olarak engellediğini ileri sürerek, kısıtlı ile arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Yerel mahkemece (Aile Mahkemesince) davanın kabulü ile davacı ile kısıtlı kardeşi arasında belirli gün ve saatlerde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı (vasi) vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderleri yönünden kabulü ile bu yönden esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiş; bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, vesayet altındaki ergin kısıtlı ile kardeşi (üçüncü kişi) arasında kişisel ilişki kurulması istemine ilişkindir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (re'sen) nazara alınması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114/1-c maddesi uyarınca 'mahkemenin görevli olması' açıkça bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı kanunun 115/1. maddesi ise 'Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden gözetir. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler' hükmünü amirdir. Bu nedenle görev hususu, tarafların iradesine veya muvafakatine bırakılmamış emredici bir usul kuralıdır.
TMK’nın 325. maddesinde üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı düzenlenmiş ise de; eldeki uyuşmazlık velayet altındaki bir küçüğe ilişkin olmayıp, TMK'nın 405. maddesi uyarınca ... sebebiyle kısıtlanarak vesayet altına alınmış olan ... doğumlu ergin bir kısıtlıya ilişkindir.
TMK’nın 447. maddesi uyarınca, ''Vasi, kısıtlanmış olan kişiyi korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür.''
TMK’nın 466. maddesi uyarınca, "Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdür."
TMK’nın 487. maddesi uyarınca, "Vesayet Makamı, vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli olan diğer önlemleri de almakla yükümlüdür."
Açıklanan hükümler dikkate alındığında vesayet altındaki ergin kısıtlının şahsına, bakımına ve üçüncü kişilerle hangi zamanlarda ve ne şekilde kişisel ilişki kurulacağına ilişkin düzenlemeler vesayet hukukunun konusunu oluşturmaktadır. Kısıtlının kimlerle, ne şekilde görüşeceği ve kişisel ilişki kuracağı hususu da bu koruyucu yardım, gözetim ve bakım kapsamındadır.
TMK'nın 397. maddesi uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesi 'Vesayet Makamı' olarak tayin edilmiştir. Kısıtlının menfaatlerinin korunması ve şahsına ilişkin tüm tedbirlerin alınması münhasıran bu makamın görev alanındadır. Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca da vesayet altındaki ergin kişi ile kişisel ilişki kurulması talebini inceleme ve karara bağlama görevi aile mahkemelerine değil, kısıtlama kararını veren veya kısıtlının yerleşim yerindeki Vesayet Makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Bu itibarla, yerel mahkemece uyuşmazlığın çözümünde vesayet kararını veren Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken; işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Vasi Kardeşin Görüşmeyi Haksız Engellediği Kabul Edildi mi?
Hayır. Bu davacının iddiasıdır; Yargıtay esasa girmeden görev yönünden bozma kararı verdi ve temyiz itirazlarını incelemedi.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 18.02.2021
Boşanmadan Sonra Çocuğun Kendisinden Olmadığını Öğrenen Eşin Tazminatı Genel Hükümlere Tabi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2493 · K. 2021/108
Anlaşmalı boşanmadan sonra öğrenilen ve soy bağının reddi kararıyla kesinleşen vakıaya dayalı manevi tazminat istemi boşanmaya bağlı sayılmaz; genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesince incelenir.
Direnme Kararının Bozulması Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Hukuk Genel Kurulu 29.01.2016
Evlilikte Doğan Çocuğun Soyadını Annenin Soyadı Yapma Davası Aile Mahkemesinde Görülür
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2015/135 · K. 2016/118
Velayet sahibi annenin, evlilik içinde doğan çocuğun doğumla kazandığı aile soyadını kendi soyadıyla değiştirme istemi aile hukukundan doğar; görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 18.11.2015
Annenin Çocuğun Soyadını Kendi Soyadıyla Değiştirme Davası Aile Mahkemesinde Görülür
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2015/259 · K. 2015/2625
Evlilik içinde doğan çocuğun doğumla kazandığı aile soyadının annenin bekârlık soyadıyla değiştirilmesi davası aile hukukuna dayanır; aile mahkemesi, yoksa bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku
Yargıtay 2. HD 08.06.2026
Bilerek Gerçeğe Aykırı Yapılan Nüfus Kaydında Dava Süreye Bağlı Değil, Asliye Hukuk Görevli
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/3630 · K. 2026/6201
Babanın kendisinden olmadığını bildiği çocuğu gerçeğe aykırı beyanla nüfusuna kaydettirdiği iddiası, hak düşürücü süreye bağlı olmayan ve asliye hukuk mahkemesinin görevine giren kayıt düzeltme davasıdır.
Bozma Soybağı ve Babalık Davası
Aile Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 130 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Velayet Davası
- Velayet ve Çocuğun Üstün Yararı
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.