Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Haklı Nedenle Fesih
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Fesih Bildiriminde Gösterilmeyen Ödenmemiş Prim Sonradan Haklı Fesih Nedeni Yapılamaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/109 · K. 2026/1682 · T. 25.02.2026
Karar Özeti
Bankada çalışan davacı işçi, ihtarnameyle iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı ile prim ve diğer işçilik alacaklarını istedi. İlk derece mahkemesi davacının temettü (prim) alacağına hak kazandığını, bu nedenle feshin haklı olduğunu kabul etti; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, fesih sebebiyle bağlılık ilkesinin işçi için de geçerli olduğunu ve davacının fesih bildiriminde prim alacağının ödenmemesini feshe gerekçe yapmadığını belirtti. Bildirilen nedenlerin yorum yoluyla değiştirilemeyeceğini, davacının haklı feshi ispatlayamadığını kabul ederek kıdem tazminatına ilişkin hükmü bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Fesih sebebiyle bağlılık ilkesi işçi için de geçerli olduğundan, işçinin fesih bildiriminde dayanmadığı ödenmemiş prim alacağı sonradan haklı fesih ve kıdem tazminatı gerekçesi yapılamaz.
Soru: İşçi, fesih ihtarnamesinde yazmadığı bir nedene dayanarak kıdem tazminatı isteyebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı kıdem tazminatının kabulü nedeniyle bozuldu; diğer temyiz itirazları yerinde görülmedi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/109
- Karar No2026/1682
- Karar Tarihi25.02.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
Kararın Önemli Bölümleri
“Davacı fesih bildiriminde, prim alacağının ödenmemesini feshe gerekçe yapmamıştır.”
“Fesih sebebinin sonradan değiştirilemeyeceği ilkesi, işveren gibi işçi için de geçerlidir.”
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2026/109 E. , 2026/1682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/781 E., 2025/1403 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/797 E., 2025/153 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankada 25.11.2004-17.04.2017 tarihleri arasında yasal takip biriminde kanuni takip destek uzmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, temettü (prim), fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesini sona erdirdiği ihtarnamenin istifa olarak yorumlanması gerektiğini, zira davacının haklı bir nedeninin bulunmadığını, tüm işçilik haklarının ödendiğini, istifa ettiğinden kıdem tazminatı hakkının bulunmadığını, davacının psikolojik tacize (mobbing) maruz kaldığı ve çalışamaz hâle geldiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamına göre davacıya prim adı altında yapılan ödemelerin aslında temettü ödemesi olduğu, işyerinde temettü ödemesi uygulamasının işyeri uygulaması hâlinde geldiği zira 3 yıl boyunca yılda bir defa aynı dönemlerde prim açıklaması ile temettü ödemesi yapıldığı ve sonradan davacıya bu ödemelerin yapılmadığı, buna ilişkin davacıdan yazılı muvafakat alındığına ilişkin de bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının devam eden ve temettü ödemesi yapılmayan dönemlerde ödemenin yapılmamasını gerektirir somut ve geçerli bir nedenin de bulunmadığı anlaşılmakla davacının devam eden çalışma dönemi için bu ücrete hak kazandığı, temettü alacağına hak kazandığı kabul edildiğinden davacının haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacıya bilirkişi ücretini yatırması yönünden kesin süre verilmiş olmakla birlikte kesin sürenin sonuçlarının hatırlatılmadığı, ihtaratın yapılmadığı, bu hâli ile söz konusu kesin süre usulüne uygun olmadığından sonuçlarını doğurmasının beklenemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince bilirkişiden ek rapor alınmasında usule aykırı bir yön bulunmadığı, davacının temettü alacağına hak kazandığı, iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği, kıdem tazminatı talebinin yerinde bulunduğu, kararın dosya kapsamına uygun olduğu, delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili Banka nezdinde temettü ödemesi yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun varsayım üzerine tanzim edildiğini,
2. Davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın istifa etmek sureti ile tek taraflı irade beyanı ile sona erdirdiğini, kıdem tazminatına hak kazanamadığını,
3. Talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi, davacının kıdem tazminatı ve prim alacağına hak kazanıp kazanmadığı ile zamanaşımı def'ine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temettü ücreti adı altında hüküm altına alacağın prim alacağı olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fesih bildirimi tek taraflı bir irade beyanı olup bu beyan, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde süre verilerek sözleşmenin sona erdirilmesinde kullanılabileceği gibi belirli ya da belirsiz süreli sözleşmelerin haklı nedene dayanarak, işçi veya işveren tarafından süre verilmeksizin sona erdirilmesinde de kullanılmaktadır. Bu nedenle iş sözleşmelerinde fesih bildirimi, sözleşmeyi belirli bir sürenin geçmesiyle ya da derhâl sona erdiren, karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur. İş sözleşmelerinde fesih bildiriminde bulunma hakkı, kural olarak her iki tarafa da tanınmıştır. Hukuki niteliği itibarıyla fesih bildirimi, bozucu yenilik doğuran bir hak olup beyanın karşı tarafa ulaşması ile sonuç doğurur; bu nedenle karşı tarafın kabulüne gerek yoktur.
Fesih sebebi ile bağlılık ilkesi, iş sözleşmesini fesheden tarafın bildirdiği fesih nedeni dışında sonradan başka bir gerekçeye dayanamamasını ifade etmektedir. Bir diğer anlatımla fesih bildiriminde belirtilen sebep, kural olarak değiştirilemez, genişletilemez ya da başka bir sebep eklenemez. Fesih sebebinin sonradan değiştirilemeyeceği ilkesi, işveren gibi işçi için de geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça tarafından düzenlenen 14.04.2017 tarihli fesih bildiriminde; "...çalışma sisteminden kaynaklı mesai bitim saatinin belirli olmaması, 22,5 saati aşan fazla mesai ücretinin ödenmemesi, yoğun iş yükü, buna bağlı olarak yıllık izinlerinin kullandırılmaması ve biriken 65 günlük yıllık izin karşılığının ödenmemesi, çalışma ortamının ancak 30 kişinin çalışmasına uygun olması karşısında 100 kişinin çalışması, amirlerin psikolojik şiddet boyutunda tavırları nedenleriyle müvekkilin sağlığını kaybetmesi ve defaatle ... teşhisi ile çalışamaz hale gelmesi nedenleriyle iş akdini haklı nedenle feshetmek durumunda kalmıştır" denilmiştir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davacının temettü (prim) alacağına hak kazandığı, bu sebeple iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği ve kıdem tazminatı talebinin yerinde olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki yapılan bu değerlendirme hatalıdır.
Fesih sebebiyle bağlılık ilkesi gereği davacı, fesih ihtarnamesinde bildirdiği fesih nedenleriyle bağlıdır. Davacı fesih bildiriminde, prim alacağının ödenmemesini feshe gerekçe yapmamıştır. Fesih gerekçesi olarak bildirilen hususlar, yorum yoluyla değiştirilemez. Şu hâlde davacı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığından kıdem tazminatına hak kazanamaz. İlk Derece Mahkemesince hatalı değerlendirme ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Kıdem Tazminatı Yönünden Bozma, Prim Alacağının da Reddedildiği Anlamına mı Geliyor?
Hayır. Yargıtay, temettü adıyla hüküm altına alınan alacağın prim alacağı olduğunu belirterek kıdem tazminatı dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmedi; bozma, primin fesih bildiriminde gerekçe yapılmamasına dayanıyor.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 29.04.2026
İşyeri Kavgasında İlk Haksız Hareketi Yapan İşçinin Kıdem ve İhbar Talebinin Reddi Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1568 · K. 2026/3972
Davalı tanıklarının beyanları ve kamera kayıtlarından işyerindeki arbedede ilk haksız hareketin işçiden geldiği anlaşıldığından feshin haklı sayılması ve kıdem ile ihbar tazminatının reddi onanmıştır.
Onama Haklı Nedenle Fesih
Yargıtay 9. HD 27.04.2026
Gerekçesiz Matbu İstifadan Sonra Ödenmeyen Ücretlere Dayanan Kıdem Tazminatı Kabulü Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1597 · K. 2026/3813
Yargıtayca onanan bölge adliye mahkemesi kararında, gerekçesiz istifadan kısa süre sonra açılan davada ödenmeyen ücretlere dayalı haklı fesih ispatlanırsa kıdem tazminatına hükmedileceği kabul edilmiştir.
Onama Haklı Nedenle Fesih
Yargıtay 9. HD 01.04.2026
İl İçi Nakil İsterken İl Dışına Gönderilen Bankacının Haklı Fesih ve Kıdem Kabulü Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/754 · K. 2026/2890
Sözleşmede nakil yetkisi bulunsa da il içi tayin isteyen işçinin objektif gerekçe gösterilmeden il dışına nakli, onanan bölge adliye mahkemesi kararında esaslı değişiklik ve haklı fesih nedeni sayılmıştır.
Onama Haklı Nedenle Fesih
Yargıtay 9. HD 18.02.2026
Şirket Yemeği Sonrası Alkollü Araç Kullanımı 25/II-d Uyarınca Haklı Fesih Nedeni Sayılmadı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/10137 · K. 2026/1425
İşçinin işverence düzenlenen ve içki tüketilebilen yemekten sonra işyeri dışında alkollü araç kullanması, işin yürütümü etkilenmedikçe 25/II-(d) uyarınca haklı fesih nedeni oluşturmaz.
Bozma Haklı Nedenle Fesih
Haklı Nedenle Fesih Konusundaki 50 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kıdem Tazminatı Hesaplama
- Kıdem ve İhbar Tazminatı Farkı
- Haklı Nedenle Fesih
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Haklı Nedenle Fesih Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.