top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti

Yargıtay 10. HD Düzelterek Onama İş Hukuku

Fiili Hizmet Süresi Zammı Davasında SGK Fer'i Müdahil Değil Davalı Olarak Gösterilmeli

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/17679 · K. 2026/9046 · T. 11.06.2026

Karar Özeti

Röntgen bölümünde radyasyon yayan cihazlarla çalışan davacının fiili hizmet süresi zammı davasında ilk derece mahkemesi, bilirkişi kurulu incelemesi yapılmasını ve izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil gibi fiilen çalışılmayan sürelerin zamdan dışlanmasını isteyen bozmaya uyarak davayı yeniden kabul etmiştir. Yargıtay, 7036 sayılı Kanun'un 4. maddesine göre Sosyal Güvenlik Kurumunun yalnızca hizmet tespiti davalarında fer'i müdahil olacağını, fiili hizmet süresi zammı davasında ise davalı olarak gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Hatanın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden karar, başlıktaki fer'i müdahil ibaresi davalı olarak düzeltilerek onanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Fiili hizmet süresi zammı istemli davada Sosyal Güvenlik Kurumu fer'i müdahil değil davalıdır; Kurumun karar başlığında fer'i müdahil gösterilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanır.

Soru: Fiili hizmet süresi zammı davasında SGK davalı mı olur, fer'i müdahil mi?

Sonuç: İlk derece mahkemesi kararı, başlıktaki fer'i müdahil ibaresi davalı olarak değiştirilerek onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Bu düzenlemeye göre Sosyal Güvenlik Kurumu sadece hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan hizmet tespiti davalarında fer'i müdahil olacaktır.”

“Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. Hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/72 E., 2025/147 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili, müvekkilinin diğer davalı Bakanlığa ait ......... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde sağlık memuru olarak röntgen bölümünde çalıştığını, 19.08.2013 tarihinden itibaren de aktif olarak radyasyon yayan cihazlarla çekim yaptığını, radyasyon çalışanlarına tanınan 35 saatlik mesai saati sınırı, şua izni kullanımı gibi haklardan yararlandığını, ancak fiili hizmet zammından yararlanmadığını belirterek,19.08.2013 tarihinden başlamak üzere tüm çalışma süresi için fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 2013/1 KPSS açıktan atama kurası ile 19.08.2013 tarihinde 6 57... /a Röntgen kadrosuna naklen atandığını, halen görevine devam ettiğini, davacının fiili hizmet zammından faydalanıp faydalanamayacağı hususunda ... Başkanlığından görüş sorulduğunu, ... tarafından “diş muayenelerinde sorumlu kişi, çekim sırasında hastayı veya filmi tutmayacağı gibi, film hastanın kendisi veya yakını tarafından tutulacağı ve sorumlu kişinin filmi çekimi sırasında faydalı ışın demetinin aksi yönünde en az 2 metre uzaklıkta veya koruyucu bir engel arkasında bulunması gerektiği” öngörüldüğünden fiili hizmet zammından yararlandırılamayacağı yolunda görüş bildirildiğini, bu yazıya istinaden davacıya Mart 2017 tarihinden itibaren fiili hizmet zammı ödemesi yapılmadığını, davacı tarafından 2013 tarihinden itibaren fiili hizmet zammı ödemesi yapılması talep edildiyse de zaten 2017 Mart ayına kadar fiili hizmet zammı ödemesi yapıldığını, davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde açılması gerektiğini, Kurum kayıtlarında herhangi bir hata ve yanlışlık bulunmadığını, davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2020 tarih, 2018/357 E., 2020/143 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarih, 2021/630 E. 2023/452 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği hükümleri esas alınarak, iş güvenliği konusunda uzman olan, radyaloji uzmanı, nükleer tıp uzmanı ve iş güvenliği uzmanlarından oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak davacı işçinin işyerinde çalıştığı birim / birimler ve yaptığı işin niteliği, konusu ile işyerindeki incelemeden elde edilen bulgular somut verilere dayalı olarak belirlenmeli ve öncelikle çalışılan alandaki cihazların radyasyon üreten ve ortama radyasyon yayma özelliği olup olmadığı belirlenmeli, çalışılan alanın Türkiye Atom Enerjisi Kurulu tarafından denetimli alan olarak belirlenip belirlenmediği, davacının, denetim alanında çalışıp çalışmadığı, bu alanda geçici mi sürekli mi çalıştığı, çalışılırken koruyucu ve muhafaza kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmasına rağmen radyasyona maruz kalıp kalmadığı, çalışılırken radyosyona maruz kalınmamak için özenle hareket edilip edilmediği, dozimetre cihazının bulunması gereken yerde olup olmadığı, maruz kalınan radyasyon miktarının dozimetri ölçüm degerlerinin üzerinde olup olmadığı, davacının bu iş dışında başka iş yapıp yapmadığı, mesai boyunca ne kadar saat bu işi yaptığı, çalışılan ortamda bulunan radyasyonun normal değerler üzerinde olup olmadığı, işin risklerine maruz kalıp kalmadığı ve 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (11) numaralı sırasında düzenlenen kapsamdaki iş/işyerlerinden ve sigortalılardan olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra yaptığı iş kapsamında radyasyona maruz kaldığı etki ve süreler somut olaya özgü olacak şekilde tespit edilmeli ve 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde, belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayılarının, fiili hizmet süresi zammı olarak ekleneceği, 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirleneceği değerlendirilmelidir.

Ayrıca Mahkemece, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs sürelerin vs fiilen çalışılmayan sürelerin tespit edilerek bu süreler yönünden fiili hizmet zammından yararlanamayacağı gözetilerek infaza uygun karar verilmelidir.

.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.

Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fiili hizmet süresi zammı istemine ilişkindir.

7036 sayılı Kanun'un "Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğu" başlıklı 4.maddesinin 2 numaralı bendi; hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceğini, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'î müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceğini, Kurumun, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlü olduğunu düzenler. Bu düzenlemeye göre Sosyal Güvenlik Kurumu sadece hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan hizmet tespiti davalarında fer'i müdahil olacaktır.

Eldeki davada dava konusu talep; davacının davalı işveren yanında geçen ve bildirilen çalışmaları için; 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde düzenlenen fiili hizmet süresi zammı süresinin verilmesine ilişkindir. Buna göre hizmet akdine dayalı hizmet tespiti talebi olmayan bu davada Sosyal Güvenlik Kurumu'nun "davalı" taraf olması gerekirken karar başlığında "fer'i müdahil" olarak taraf gösterilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. Hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;.

İlk Derece Mahkemesi kararının, karar başlığında bulunan "Fer'i müdahil" ibaresinin silinerek yerine "Davalı" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti konusundaki 9 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page