Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Görevi Kötüye Kullanma
Yargıtay 11. CD Onama Ceza Hukuku
Soruşturma ve Kovuşturma İzni Süreleri Zamanaşımını Durdurdu, Mahkûmiyet Onandı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/2930 · K. 2026/6435 · T. 11.06.2026
Karar Özeti
Serbest meslek sahibinin mesleğinden kaynaklanan güveni kötüye kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen ilk mahkûmiyetin Yargıtayca bozulması üzerine ilk derece mahkemesi sanığı görevi kötüye kullanma suçundan 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Sanık müdafii, sanığın katılan lehine itiraz yoluna başvurarak sorumluluğunu yerine getirdiğini ve dava zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, soruşturma ve kovuşturma izinlerinin talep edildiği tarihten verildiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğunu gözetmiş; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini de cezada orantılılık ilkesi karşısında isabetli bularak hükmü onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda, soruşturma ve kovuşturma izninin talep edildiği tarihlerden izin verildiği tarihlere kadar geçen sürelerde dava zamanaşımının durduğu kabul edilmiştir.
Soru: Soruşturma veya kovuşturma izni beklenirken dava zamanaşımı işlemeye devam eder mi?
Sonuç: Görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire11. Ceza Dairesi
- Esas No2026/2930
- Karar No2026/6435
- Karar Tarihi11.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“kovuşturma izninin talep edildiği 09.05.2019 tarihinden, kovuşturma izninin verildiği 05.07.2019 tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede”
“cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2025/264 E. 2025/283 K.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2019/414 Esas, 2022/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-i, 168/2, 62, 52/2-4,53 maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/696 Esas, 2022/1384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 25.06.2025 tarihli ve 2023/26 Esas, 2025/7913 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.11.2025 tarihli ve 2025/264 Esas, 2025/283 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında " görevi kötüye kullanma" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62... . maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, katılan lehine itiraz kanun yoluna başvurarak sorumluluğunu yerine getirdiğine, itirazın kabul veya reddolmasının sanığın sorumluluğunda olmadığına ve zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında soruşturma izninin talep edildiği 12.11.2018 tarihinden, soruşturma izninin verildiği 26.03.2019 tarihine kadar ve kovuşturma izninin talep edildiği 09.05.2019 tarihinden, kovuşturma izninin verildiği 05.07.2019 tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.11.2025 tarihli ve 2025/264 Esas, 2025/283 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. ve 307/3. maddeleri gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Ceza Genel Kurulu 05.11.2025
Görevi Kötüye Kullanmada Kast İspatlanamadı, AYM İhlal Kararıyla Zamanaşımı Yeniden Başlar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/407 · K. 2025/450
Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine 6216 sayılı Kanun uyarınca yapılan yeniden yargılamada dava zamanaşımı, TCK 66/5 gereği ihlal kararı tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar.
Bozma Görevi Kötüye Kullanma
Yargıtay 5. CD 18.05.2026
Görevi Kötüye Kullanmada Doğrudan Zarar Görmeyen Hazine Hükmü Temyiz Edemez
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2023/6979 · K. 2026/6575
Suçtan zarar görme doğrudan zararı ifade ettiğinden, görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmaz.
Kısmen Bozma Görevi Kötüye Kullanma
Ceza Genel Kurulu 04.10.2022
Takdir Yetkisi İçinde Tedbir Kararı Veren Hâkim Görevi Kötüye Kullanmış Sayılmadı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/341 · K. 2022/600
Somut olayda hâkimin yargı yetkisi içinde ve takdir hakkı kapsamında verdiği tedbir kararları görevin gereklerine aykırı hareket sayılmamış; eylemin disiplin soruşturmasına konu olabileceği kabul edilmiştir.
Onama Görevi Kötüye Kullanma
Yargıtay 7. CD 20.05.2026
Serbest Bölgeden Toplu Kaçakçılıkta Zamanaşımı Dolmadan Verilen Düşme Kararı Bozuldu
Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2024/3906 · K. 2026/6142
Dış ticaret rejimine tabi eşyanın serbest bölgeden yönetmeliğe aykırı çıkarılmasına sanıkların birlikte teşebbüsü somut olayda toplu kaçakçılık sayılmış, 15 yıllık olağan zamanaşımı dolmamıştır.
Bozma Görevi Kötüye Kullanma
Görevi Kötüye Kullanma konusundaki 12 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.