Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İşe İade Davası
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Emsal Ücret İspatlanamazsa İşe Başlatılmayan İşçinin Ücreti Asgari Ücrete Oranlanamaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4991 · K. 2026/4349 · T. 12.05.2026
Karar Özeti
Kesinleşen işe iade kararına rağmen işe başlatılmayan davacı işçi, eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti istemiştir. İlk derece mahkemesi, asgari ücrete oranlanarak belirlenen ücrete göre davayı kısmen kabul etmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay, işe başlatmama tarihindeki ücretin ispat yükünün işçide olduğunu ve işverenin her koşulda asgari ücret artışı oranında zam yapma yükümlülüğü bulunmadığını belirtmiştir. Emsal işçi ücreti belgesi bulunmadan asgari ücrete oranlama yöntemiyle yapılan hesaplama, ispat yükü yerine getirilmediğinden hatalı bulunarak karar bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
İşe başlatmama tarihindeki ücretin ispat yükü işçidedir; emsal işçi ücreti belirlenemezse işçi daha yüksek ücreti ispatlayamamış sayılır ve ücret asgari ücrete oranlanarak belirlenemez.
Soru: İşe iade sonrası işe başlatılmayan işçinin güncel ücreti asgari ücret artışına göre hesaplanabilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/4991
- Karar No2026/4349
- Karar Tarihi12.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
Kararın Önemli Bölümleri
“işverenin her koşulda geçersiz fesih tarihindeki ücrete asgari ücret artışı oranında zam yapma yükümlülüğü bulunduğu şeklinde bir kabulle sonuca gidilmesi yerinde değildir”
“Ancak işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlama suretiyle belirlenmesi isabetli değildir.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1882 E., 2025/2898 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/390 E., 2025/677 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işverenlikçe yapılan feshin geçersizliği ve davacının işe iadesinin talep edildiği davanın Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini, işe iade sonrasında yasal süresi içerisinde işe iade talebinde bulunulduğunu, davalı tarafından işe başlatılmayarak davacıya bir kısım ödemeler yapıldığını ancak ödemelerin eksik yapıldığını iddia ederek fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının işe başlatılmayarak işe iadenin mali sonuçlarına ilişkin kendisine ödeme yapıldığını, fesih sonrası davacı ile imzalanan protokol hükmü gereğince davacıya ödenen ek ödemenin mahsubunun hukuka uygun olduğunu, ayrıca davacının ... Kurumundan (SGK) alacağı iş göremezlik ödeneği tutarını müvekkili Şirkete ödemesi gerekirken bu tutarı Şirkete iade etmeyerek mükerrer ödemeden yararlandığını, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, davacının bildirdiği işçinin emsal vasfında olmadığı gibi farazi fesih tarihinde işyerinde çalışmadığı, ancak davalı işverene 02.05.2013 tarihinden Ocak 2016 tarihine kadar olan dönemde işyerinde çalışanlara/davacının emsali olabilecek çalışanlara zam ve ücret değişikliği yapılıp yapılmadığı sorularak zam oranlarına ve ücret değişikliklerine ilişkin belgeleri sunması için müzekkere yazılmasına rağmen cevap verilmediği görüldüğünden davacının iddialarına bu nedenle değer verilerek 19.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ücrete itibar edildiği, bunun dışında dosyada mevcut 02.05.2013 tarihli protokol ile davacıya brüt 31.680,00 TL ek ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, davacının dava açması durumunda ilgili protokol uyarınca söz konusu ek ödemenin de hesaplanacak alacaklardan mahsup edileceğinin kararlaştırılmış olduğu, ilgili tutarın, boşta geçen süre ücretinden mahsup edildiği, ayrıca davacının doğum istirahati nedeniyle çalışmadığı döneme ilişkin ücretinin eksiksiz olarak Şirket tarafından ödendiği, bu nedenle ...'dan aldığı geçici iş göremezlik ödeneği tutarını tahsil ettiğinde gecikmeksizin davalı Şirkete ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği şeklindeki beyanı doğrultusunda ... yazısından davacının ilgili toplam tutarı almış olduğu anlaşılmakta ise de söz konusu tutarı iade ettiğine dair dosyada herhangi bir delil yer almadığından bu miktarın da alacaklardan mahsup edileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İşe başlatmama tarihinde adı bildirilen farklı sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak davacının emsali olabilecek emsal işçi ücretinin sorulması taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini,
b. Hükme esas alınan rapora itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İşe başlatmama tarihindeki ücret tespitinin usule uygun olmadığını, davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretin, fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlanması yoluyla tespit edildiğini, fakat ispat yükünün davacıya ait olduğunu,
b. Davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının işe başlatılmama tarihindeki ücretinin miktarına ve dava konusu tazminat ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz sebeplerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hâlinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu hâlde, ihbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır. Ücret miktarının ispat yükü davacıda olduğundan, işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispat yükü de davacıya aittir. İşçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin belirlenmesinde, davacı ile aynı işyerinde çalışmakta olan emsal işçi ücreti dikkate alınır. İspat yükünün dağılımına göre, davacının kendisine emsal olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir. Emsal işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır. Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise emsal işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya kıdemine yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin emsal işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir. Emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise, işçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, geçersiz fesih tarihindeki ücretin o dönemde yürürlükteki asgari ücrete oranlanması ve bulunan oranın işe başlatmama tarihindeki asgari ücretle çarpılması suretiyle davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin belirlendiği görülmektedir. Ne var ki işverenin her koşulda geçersiz fesih tarihindeki ücrete asgari ücret artışı oranında zam yapma yükümlülüğü bulunduğu şeklinde bir kabulle sonuca gidilmesi yerinde değildir; işe başlatmama tarihindeki ücretin ispatı işçiye aittir.
Hükme esas bilirkişi raporunda davacının 14.01.2016 tarihi itibarıyla alabileceği ücret yönünden emsal işçi ücreti belgesi bulunmadığı belirtilerek asgari ücrete oranlama yöntemiyle hesaplama yapılmıştır. Ancak işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlama suretiyle belirlenmesi isabetli değildir. Zira bu konuda ispat yükü davacıya ait olup davacı tarafça işe başlatmama tarihinde alması gereken ücrete yönelik ispat yükünün yerine getirilmediği anlaşılmakla kararın bu nedenle bozulması gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 02.07.2026
İhbar Ücreti Peşin Ödenmişse İşe Başlatılmayan İşçiye Ayrıca İhbar Tazminatı Ödenmez
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1149 · K. 2026/6511
İşe iade sonrası işe başlatılmayan işçiye, geçersiz sayılan fesihte ihbar süresine ait ücret peşin ve eksiksiz ödenmişse İş Kanunu 21/5 uyarınca ayrıca ihbar tazminatı ödenmez.
Bozma İşe İade Davası
Yargıtay 9. HD 14.04.2026
İşe Davet Ciddiyse ve İşçi İşe Başlatıldıysa İşe Başlatmama Tazminatı İstenemez
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9181 · K. 2026/3183
İşe iade sonrası davet ciddi olup işçi usulünce işe başlatılmışsa önceki fesih geçersiz hâle gelir; işe başlatmama tazminatı istenemez, kıdem ve ihbar talepleri sonraki fesih olgusuna göre incelenir.
Bozma İşe İade Davası
Anayasa Mahkemesi 03.06.2025
İşe İadede Asıl ve Alt İşverene Birlikte Arabuluculuk Şartı Anayasa'ya Aykırı Bulundu
Anayasa Mahkemesi · E. 2024/157 · K. 2025/121
İşe iade için arabuluculukta asıl ve alt işverene birlikte başvurmayı zorunlu kılan kural, işçiye katlanamayacağı bir külfet yüklediğinden mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz biçimde sınırlar.
İptal İşe İade Davası
Yargıtay 9. HD 02.07.2026
Dövizle İstenen İşçilik Alacağına TL Karşılığı Değil, Aynen Ödeme Şeklinde Hükmedilmeli
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/362 · K. 2026/6513
İşçi alacaklarını yabancı para olarak talep etmişse, taraflarca anlaşılıp uygulanan para birimi esas alınarak yabancı para üzerinden ve aynen ödeme şeklinde hüküm kurulmalıdır.
Bozma İşe İade Davası
İşe İade Davası konusundaki 14 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- İşe İade Süreleri Hesaplama
- İşe İade mi, İşçilik Alacağı mı?
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.