Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
Yargıtay 2. CD Düzelterek Onama Ceza Hukuku
Kesinleşme Tarihi Değişen Mahkûmiyet İkinci Kez Tekerrüre Esas Alınamadı
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/4595 · K. 2026/9820 · T. 18.05.2026
Karar Özeti
Hırsızlık suçundan mahkûm edilen sanık hakkında ikinci kez tekerrüre esas alınan önceki ilamın kesinleşmesi, aynı mahkemenin ek kararıyla iptal edilmiş ve yeni kesinleşme tarihi 20.10.2023 olarak belirlenmişti. Yargıtay, bu mahkûmiyetin suç tarihi itibarıyla kesinleşmediğini ve bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağını kabul etmiştir. Adli sicilde ikinci kez tekerrüre esas alınabilecek başka ilam bulunmadığından, başka bir ilama dayanılarak birinci kez tekerrür uygulanacak şekilde hüküm düzeltilerek onanmış; miktar itibarıyla kesin olan iş yeri dokunulmazlığının ihlali hükmüne yönelik temyiz istemi ise reddedilmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşmesi ek kararla iptal edilip yeni kesinleşme tarihi suç tarihinden sonraya düştüğünde, bu mahkûmiyet tekerrüre esas alınamaz.
Soru: Önceki mahkûmiyetin kesinleşme tarihi sonradan değişirse ikinci kez tekerrür değerlendirmesi nasıl etkilenir?
Sonuç: Hırsızlık hükmü birinci kez tekerrür uygulanacak şekilde düzeltilerek onandı; iş yeri dokunulmazlığının ihlali hükmüne yönelik temyiz istemi reddedildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Ceza Dairesi
- Esas No2024/4595
- Karar No2026/9820
- Karar Tarihi18.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçDüzelterek Onama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“söz konusu dosyadaki mahkumiyetin suç tarihi itibariyle kesinleşmediği, dolayısıyla bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı”
Kararın Tam Metni
2. Ceza Dairesi 2024/4595 E. , 2026/9820 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2503 E., 2023/5356 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.05.2023 tarihli hükmü inceleyen Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararı ile 28.12.2019 tarihli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi sonrasında miktar itibariyle kesin nitelikte olan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmeden Dairemize gönderildiği, ancak diğer yandan bu hükümde yer alan ikinci kez tekerrür uygulamasına ilişkin hatayı ifade eden sanığın 09.02.2024 tarihli dilekçesi ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının 26.04.2024 dilekçesine istinaden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A. Maddesi gereği itirazen hükümde değişiklik yapılması hususunun mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülerek yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Deliler toplanmadan karar verildiğine, katılan ...'in şikâyette bulunma ve taraf olma hususunda yasal ve geçerli vekâletnamesinin olup olmadığının dosyaya sunulmadığına, katılanın yazılı şekilde şikâyetçi olmadığına, polisi arayıp aramadığına dair emniyet müdürlüğünden kayıtların istenmediğine, olay yerinde gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığına, dosyada iddia edilen malzemeler ve eşyaların katılan tarafa ait olduğuna ya da bu eşyaların katılan tarafta olduğuna ilişkin tek bir resmi delil, fatura veya belge sunulmadığına, olaydan sonra da tespit işlemlerinin yapılmadığına, müşteki olarak ifade veren müdürün sözlü beyanına göre tespit yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın savunmasının kamera kaydı ve diğer tanıkların ifadesi ile aynı olduğuna, sanığın benzin için bidon arama veya almadan başka bir eylemde bulunmadığına, sanığın veya yanındaki kişilerin olay yerine gidiş veya gelişlerinde ellerinde bir eşya ya da başka bir cisim olmadığı ve ellerinin boş olduğunun görüntü kayıtlarının incelenmesi sonucunda rapor edildiğine, çalındığı iddia edilen eşyaların elle taşınılabilecek eşyalar olmadığına, çalındığı iddia edilen ürünlerin gerek ağırlık gerekse hacim olarak büyük olduğundan sanık veya yanındakiler tarafın alınmış olsa idi bunun kamera kaydında görüleceğine, katılanın çalışanları olan güvenlik görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenmemelerinin hukuka aykırı olduğuna, konteynır veya diğer yerlerden parmak izi incelemesi yapılmadığına, dosyada sanığın el svabı veya parmak izinin bulunmadığına, katılan beyanında konteynırın içinde çekiç vs. küçük eşyaların olduğunu beyan ettiğine, yani iddia edilen suç unsuru çalıntı mallarının konteynırda olmadığını beyan ettiğine, dosyada resmi ifade tutanaklarında olmamasına rağmen polisin haricen ifade almış gibi kendi yorum ve iddiasıyla ifade öncesi beyan alındığını belirtip suç isnadında bulunmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın sabıka kaydına göre suçlu ilan edilip ceza verildiğine, sanığa ceza verilmesini gerektirecek delil veya belge bulunmadığına, verilen kararın bozulmasına, sanığın beraatine karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydına göre ikinci kez mükerrirliğe esas alınan Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/287 Esas, 2019/963 Karar sayılı ilâmında yer alan hırsızlık suçundan ceza verilip 08.10.2019 tarihinde kesinleştiği belirtilmiş ise de, aynı mahkemenin 04.12.2023 tarihli ek kararıyla, 08.10.2019 kesinleşme tarihli 19.09.2019 tarih ve 2019/287 Esas-2019/963 Karar sayılı ilâmın iptaline karar verildiği ve yeni kesinleşme tarihinin 20.10.2023 olduğu anlaşılmakla; söz konusu dosyadaki mahkumiyetin suç tarihi itibariyle kesinleşmediği, dolayısıyla bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilâmın bulunmadığı, sanığın adli sicil kaydında yer alan Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/570 esas, 2018/110 karar sayılı ilâmının 1.kez mükerrirliğe esas alınması gerekirken, Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/287 Esas, 2019/963 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre hüküm fıkralarından tekerrür uygulamasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine ''Sanığın adli sicil kaydında yer alan Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/570 Esas, 2018/110 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Kanun'un 58/2. maddesi gereğince mükerrir olduğu anlaşıldığından, mükerrir olan sanık hakkında verilen cezanın aynı Kanun'un 58/6-7. maddesi gereğince birinci kez tekerrür hükümleri uygulanarak MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE İNFAZ EDİLMESİNE ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
İkinci Defa Tekerrür Kaldırılınca Tekerrür Hükümleri Tamamen mi Çıkarıldı?
Hayır. Sanığın adli sicil kaydındaki başka bir ilam birinci kez tekerrüre esas alındı; cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve infazdan sonra denetimli serbestlik uygulanmasına hükmedildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 8. CD 02.07.2026
Tekerrüre Esas İlamda Başka Tekerrür Dayanağı Yoksa İkinci Defa Tekerrür Uygulanamaz
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/3478 · K. 2026/9812
Tekerrüre esas alınan ilamda tekerrüre esas alınabilecek başka bir ilam yokken hükümde o ilamda da tekerrür uygulandığı belirtilerek 5275 sayılı Kanun m.108/3'e dayanılması kanuna aykırıdır.
Düzelterek Onama İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
Ceza Genel Kurulu 05.11.2025
İkinci Defa Tekerrürde İlk Suçun 1 Haziran 2005 Öncesinde İşlenmesi Önemli mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/245 · K. 2025/460
TCK m.58'e göre mükerrirlik için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra yeni suçun işlenmesi yeterli olup tekerrüre esas suçun 1 Haziran 2005'ten önce veya sonra işlenmiş olması önem taşımaz.
İtirazın Reddi İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
Yargıtay 8. CD 30.06.2026
İkinci Kez Mükerrir Sanıkta Koşullu Salıverilmeyi Dışlayan İbare Hükümden Çıkarıldı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/11151 · K. 2026/9543
Değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi ikinci defa tekerrürde birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerini öngördüğünden, hükme koşullu salıverilmenin uygulanmayacağı yazılamaz.
Düzelterek Onama İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
Yargıtay 4. CD 02.07.2026
Tekerrürde Denetimli Serbestlik Süresinin Hükümde Belirlenmesi Hukuka Aykırı Bulundu
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/10827 · K. 2026/12550
Tekerrür uygulanırken TCK'nın 58/7. maddesi uyarınca infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmekle yetinilmeli, infazı kısıtlar biçimde tedbir süresi belirlenmemelidir.
Düzelterek Onama İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik Konusundaki 51 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- İnfaz Süresi Hesaplama
- Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
- Ceza Hukuku Rehberi
- Ceza Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Koşullu Salıverilme Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Denetimli Serbestlik Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.