Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
Hukuk Genel Kurulu Direnme Kararının Bozulması Kira Hukuku
Kira Sözleşmesindeki İmzasız Süre Değişikliği İnkâr Edilirse Yok Sayılır
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2013/2447 · K. 2015/1359 · T. 15.05.2015
Karar Özeti
Davacı kiraya veren, bir yıllık kira süresinin davalı kiracı tarafından sonradan on yıla çevrildiğini belirterek iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemiştir. Yerel mahkeme davayı on yıllık süre bitmeden açıldığı gerekçesiyle reddetmiş, bilirkişi incelemesi isteyen bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, değişiklik sabit olduğundan bilirkişiye gerek olmadığını, ancak çıkıntı ve silintilerin taraflarca ayrıca imzalanması gerektiğini, usulünce imzalanmayan değişiklik geçersiz olduğundan sözleşmenin bir yıl süreli sayılacağını belirtmiştir. Kira döneminin bitiminden itibaren bir ay içinde açılan dava süresinde olduğundan direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Kira sözleşmesindeki çıkıntı ve silintiler taraflarca ayrıca imzalanmamışsa inkâr hâlinde değişiklik yok sayılır; somut olayda sözleşme düzeltme öncesi hâliyle bir yıl süreli kabul edilmiştir.
Soru: Kira sözleşmesindeki süre sonradan imzasız olarak değiştirilirse hangi süre geçerli olur?
Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- KurulHukuk Genel Kurulu
- Esas No2013/2447
- Karar No2015/1359
- Karar Tarihi15.05.2015
- Karar TürüHukuk Genel Kurulu Kararı
- SonuçDirenme Kararının Bozulması
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 207
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 352/2
- 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun (mülga) m. 7/e
Kararın Önemli Bölümleri
“Sözleşmede yapılan çıkıntı ve silintilerin de taraflarca ayrıca imzalanması gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan değişikliğin inkar edilmesi durumunda bu değişiklik yok sayılır.”
“Bu durumda yapılan değişiklik geçersiz olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin düzeltme öncesi haliyle bir yıl süreli olarak kabulü gerekir.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/07/2013
NUMARASI: 2013/597-2013/665
Taraflar arasındaki “tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 04.10.2012 gün ve 2012/272 E. 2012/1011 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.03.2013 gün ve 2013/2820 E. 2013/5185 K. sayılı ilamı ile;
(...Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili kiralanan taşınmazın 1/2/2009 tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralandığını iddia etmiş, davalı taraf ise kira sözleşmesinin 10 yıl olduğunu savunmuştur. Mahkemece 10 yıl ibaresinin tarafların bilgisi ve rızası kapsamında sözleşmeye yazıldığı kabul edilmiştir. Davacı, kira sözleşmesinin 1 yıl süreli iken 10 yıl olarak düzeltildiğini beyan ettiğine göre mahkemece kira sözleşmesinde tahrifat yapılıp yapılmadığının hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava ,iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında 01.02.2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli sözleşme ile davacıya ait taşınmazın davalıya kiralandığını, sözleşmenin öncelikle davacı tarafından imzalanarak davalıya gönderildiğini dava öncesine kadar kira sözleşmesi aslının davalıda kalması nedeniyle sözleşmeyi göremediklerini, dava öncesinde talep etmeleri üzerine davalının sözleşme fotokopisini gönderdiğini, bu şekilde sözleşme süresinin davalı tarafından sonradan ''on yıl'' olarak değiştirildiğini öğrendiklerini, gerçekte sözleşmenin ''bir yıl''süreli olduğunu 01.02.2011-01.02.2012 kira döneminde süresinde ödenmeyen Aralık 2011 kirası için 29.12.2011 tarihli ve Ocak 2012 kirası için 03.01.2012 tarihli ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ödeme yapılmadığını belirterek 6570 Sayılı Kanun m.7/e uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye, aylık 850 TL üzerinden 1700 TL kira alacağının tahsiline karar karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ; kira sözleşmesinin on yıl süreli olarak düzenlendiğini ve fotokopisinin davacıya verildiğini, buna göre davanın süre bitiminden itibaren 1 ay içerisinde açılması gerektiğini, davanın süresinde olmadığını, ayrıca ihtarname tebliğlerinin usulsüz olduğunu ve 2. ihtarnamenin kira parası muaccel olmadan gönderilmesi nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yerel Mahkemece; davacı tarafın davalının dayandığı sözleşmedeki imzaya itirazının olmaması, davacının kira süresinin bir yıl olduğuna dair sözleşme aslı ya da fotokopisini ibraz edememesi karşısında, 10 yıl ibaresinin tarafların bilgisi ve rızası kapsamında sözleşmeye yazıldığı kabul edilmiş, kira süresinin 10 yıl olarak kabulü karşısında iki haklı ihtara dayalı tahliye davasının sürenin hitamı olan 01.02.2019 tarihinden itibaren bir aylık süre içinde açılması gerektiği, erken açılan davanın yerinde olmadığı, kaldı ki ihtarnamelerin daimi çalışan sıfatıyla tebliğ edildiği kişinin kiracının çalışanı olduğuna dair iddia ve delilin bulunmadığı, ihtarnamelerin tebliğinin usulsüz olduğu, dava konusu kira alacağının davadan önce ödendiğinin hesap ekstresinden anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece; önceki gerekçeye ilaveten ''..kira sözleşmesindeki bir yıl ibaresinin 10 (On) yıl haline getirildiği gözle görülebilir nitelikte olup, bu husus tarafların da kabulündedir. Bu nedenle tahrifat yapılıp yapılmadığı konusunda rapor alınmasına yönelik Yargıtay bozma ilamına iştirak etmek mümkün olmamıştır.
TBK'nun 1. maddesine göre; sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir. 6. maddesine göre öneri uygun bir sürede reddedilmediği taktirde sözleşme kurulmuş sayılır.
Somut olaya dönüldüğünde, aksine delil bulunmadığından sözleşme süresindeki düzeltmenin sözleşmenin kurulduğu 01.02.2009 tarihinde yapıldığının kabulü gerekmektedir. Davacı tarafından davanın açıldığı 2012 yılı başına kadar sözleşmenin 10 yıl olduğuna dair önerisini reddetmemiştir. Sözleşmenin alıkonulmadığı, davadan önce davalıdan istendiğine dair iddiaların yazılı sözleşme karşısında dinlenmesi mümkün görülmemiştir.Kira süresinin davacının rızasıyla 10 yıl olarak düzeltildiğinin kabulü karşısında, süre bitiminden itibaren 1 ay içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir '' gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kira sözleşmesinin süresi kısmındaki ''on yıl'' ibaresinin tarafların bilgi ve rızası kapsamında sözleşmeye yazılıp yazılmadığı, bu hususun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerekip gerekmediği, sözleşmenin süresinin bir yıl mı on yıl mı olduğu ve varılacak sonuca göre davanın süresinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.207 uyarınca senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa ,inkar halinde gözönünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı,kazıntı ve silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.
Sözleşmede yapılan çıkıntı ve silintilerin de taraflarca ayrıca imzalanması gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan değişikliğin inkar edilmesi durumunda bu değişiklik yok sayılır. Hatta yapılan bu değişiklik sözleşmenin geçerliliği ile ruhuna aykırı mahiyette görülürse sözleşmenin kısmen veya tamamen geçersizliği sonucunu doğuracaktır.
Somut olayda kira sözleşmesi aslını sunan davalı sözleşmenin süresinin sözleşmenin başında on yıl olarak kararlaştırıldığını ileri sürmekte ise de yapılan incelemede sözleşmenin süresinin bir yıl iken on yıl olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.O halde sözleşmede tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmasına yönelik bozma kararı yerinde değildir. Ne var ki bu değişiklik usulünce imzalanmamıştır. Bu durumda yapılan değişiklik geçersiz olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin düzeltme öncesi haliyle bir yıl süreli olarak kabulü gerekir.
Öte yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 352.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasının kira süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması gerekir.
Bu hükme göre 01.02.2009 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanılarak 01.02.2011-01.02.2012 kira döneminde gerçekleşen iki haklı ihtar nedeniyle 17.02.2012 tarihinde açılan dava süresindedir.
Dava süresinde açılmakla mahkemece işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Direnme kararı, açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı BOZULMASINA, isttek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 15.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 28.05.2025
Kira Bir Yıl Önceden Peşin Ödeniyorsa İki Haklı İhtar Davası Ne Zaman Açılmalı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2951 · K. 2025/3118
Kira bedelinin ilgili kira yılından önce peşin ödenmesi kararlaştırılmışsa iki haklı ihtar davası, kiranın ait olduğu kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılmalıdır.
Düzelterek Onama İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
Yargıtay 3. HD 26.05.2025
Kira için Tevdi Mahalli Talebinde Kiraya Verene Tebligat Yapılmadan Karar Verilebilir
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1494 · K. 2025/3047
Kira bedelinin usulüne uygun ödenemediği durumda kiracının ödeme yeri belirlenmesi talebi çekişmesiz yargı işi olup talep dilekçesi kiraya verene tebliğ edilmeden karar verilebilir.
Uyuşmazlık Giderildi İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
Hukuk Genel Kurulu 02.11.2021
İhtardan Sonra Yapılan Ödeme İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliyeyi Engeller mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1289 · K. 2021/1314
İki haklı ihtarda, aynı kira süresi içinde muaccel olup ödenmeyen her ayın kirası için ayrı ihtar çekilmelidir; ihtarın tebliğinden sonra yapılan ödeme kiraya verenin haklılığını ortadan kaldırmaz.
Direnme Uygun Bulundu İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
Yargıtay 3. HD 08.11.2021
İki Haklı İhtar Davasında Kiranın Peşin Ödeneceğine Dair Sözleşme Hükmü Gözetilmelidir
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2021/7138 · K. 2021/10994
Somut olayda kiranın ayın 15. günü peşin ödeneceğine dair serbest iradeyle kararlaştırılan hüküm tarafları bağladığından, iki haklı ihtar koşulları bu hükme göre değerlendirilmelidir.
Bozma İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye konusundaki 9 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.