top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Depozitosu ve Güvence

Yargıtay 3. HD Bozma Kira Hukuku

Cevap Vermeyen Kiraya Veren, Teminat Mektubundaki Alacağı İçin İsticvap Edilmeliydi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/4990 · K. 2026/1756 · T. 31.03.2026

Karar Özeti

Kiracı, sözleşmeyi feshederek kiralananı boşalttığını ve borcu bulunmadığını ileri sürerek borçsuzluğun tespitini istedi; 10.502 USD'lik teminat mektubu yargılama sırasında nakde çevrilince bedelin tahsilini talep etti. Kiraya veren cevap vermedi; kiracının anahtar teslim tutanağını sunamadığı ve kira ilişkisinin sürdüğü gerekçesiyle ilk derece mahkemesi davayı usulden, bölge adliye mahkemesi ise kararı kaldırarak esastan reddetti. Yargıtay, kiraya verenin teminattan mahsup edebileceği bir alacağı olması gerektiğini, bu yönde tespit yapılmadığını belirtti ve hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereği kiraya verenin isticvap edilmesi gerektiğinden kararı bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Teminat mektubunu nakde çeviren kiraya veren davaya cevap vermemişse, hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereği isticvap edilerek mahsup edilebilecek bir alacağı bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.

Soru: Davaya cevap vermeyen kiraya verenin teminat mektubundan alacağı nasıl araştırılır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı davacı kiracı yararına bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davalı kiraya verenin teminat mektubunu nakde çevrilebilmesi için davacı kiracıdan, kira sözleşmesinden kaynaklanan, teminat mektubundan mahsup edebileceği bir alacağının olması gerekir.”

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi 2025/4990 E. , 2026/1756 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/... E., 2025/1808 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/... E., 2022/432 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen tarihli kira sözleşmesini müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak 25.06.2020 tarihli ihtarname ile feshederek kiralananı tahliye ettiğini, davalının müvekkilinin borcu bulunmamasına rağmen müvekkili tarafından kira ilişkisi kapsamında verilen teminat mektubunu nakde çevirmek adına bankaya başvuru yaptığını ileri sürerek; müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını tespitine, 10.502 USD bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi adına ihtiyati tedbir karar verilmesine, davanın görülmesi sırasında teminat mektubunun nakde çevrilmesi halinde bedelinin istirdatına karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili yargılama devam ederken 10.502 USD bedelli teminat mektubunun nakde çevrildiğini beyan ederek, teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 01.11.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmenin süresinin sonunun 31.12.2016 olarak kararlaştırıldığı, kira ve diğer borçların teminatı olarak kiracının KDV dahil 2 aylık kira bedeli tutarı kadar teminatı (nakit veya banka teminat mektubu) kira sözleşmesinin imzası anında kiraya verene makbuz karşılığı teslim etmek zorunda olduğuna dair sözleşmede hüküm bulunduğu, davacı kiracı tarafından davalıya keşide edilen ihtarname ile kiralananın 30.09.2020 tarihinde tahliye edileceğinin ihtar edildiği, davacının anahtarları teslim ettiğine ilişkin tutanağı dosyaya ibraz edemediği, bu nedenle kira ilişkisinin sonlandırılmadığı, sonlanmayan kiracılık ilişkisinden dolayı davacının kira sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili bakımından davalının elindeki teminat mektubunu işleme koyma hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını (davayı) inkar etmiş sayıldığı, davaya konu teminatın kira ve diğer borçların teminatı olarak verildiği, anahtarların teslim edildiğini ispat yükü altında bulunan davacının anahtarları teslim ettiğine ilişkin tutanağı dosyaya ibraz edemediği, bu nedenle kira ilişkisinin sonlandırılmadığı, sonlanmayan kiracılık ilişkisinden dolayı davacının kira sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili bakımından davalının elindeki teminat mektubunu işleme koyma hakkının bulunduğu, yargılamada usule aykırılık bulunmadığı ve Mahkeme gerekçesinin yeterli olduğu, istirdat davasının şartlarının oluşmadığı ancak davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, istinaf talebinin değişik gerekçeyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilin 30.06.2020 tarihi itibarıyla sadece 2.300,64 TL bakiye borcu kaldığının taraflarca yazılı mutabakatta belirlendiğini, bu tutarın da müvekkili tarafından ödenerek borç ilişkisinin sonlandırıldığını, anahtar tesliminin taraflar arasında bir uyuşmazlık konusu olmadığını, davalının yargılamanın hiçbir aşamasında anahtarın teslim edilmediğini veya kira ilişkisinin devam ettiğini iddia etmediğini, uyuşmazlığın kira ilişkisi bittikten sonra, geçmiş dönem mutabakatlarına aykırı olarak haksız faturalar düzenlemesinden kaynaklandığını, asıl uyuşmazlık olan borcun varlığının tartışmamasının usul kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kira sözleşmesi kapsamında borçlu olmadığının tespiti ve depozito olarak verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında düzenlenen 01.11.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, kira ve diğer borçların teminatı olarak iki aylık kira bedeli tutarı kadar teminatın kiraya verene teslim edileceği düzenlemiş olup davacı kiracı tarafından sözleşme uyarınca davalı kiraya verene 10.502 USD değerinde teminat mektubu verildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu teminat mektubu; güvence bedeli/depozito alarak verilmiş olup, davacı kiracı, kiralananı tahliye ettiğini ve borcu bulunmadığını iddia ederek depozito bedelinin iadesini talep etmektedir. Bu halde, uyuşmazlık; depozito bedelinin iade edililip edilmeyeceği, davalının depozito bedelinden mahsubu gereken bir alacağın olup olmadığına ilişkindir.

Kira sözleşmelerinde; kiracıdan alınan teminat, kiraya verenin muhtemel zararlarını karşılamak için kiracı tarafından verilen bir tür güvence bedelidir. Teminat bedelinin iadesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, iade edilmemesini haklı kılacak sebeplerin olup olmadığı, iade edilecekse ne miktarda iadesi gerektiğinin mahkemece değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesince; kiralananın tahliye edilmediği ve ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için davalının teminat mektubunu işleme koyma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı kiracı davalı kiraya verene borcu olmadığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı kiraya veren ise davaya cevap vermemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, davalı kiraya verenin teminat mektubunu nakde çevrilebilmesi için davacı kiracıdan, kira sözleşmesinden kaynaklanan, teminat mektubundan mahsup edebileceği bir alacağının olması gerekir. Ne var ki Mahkemece, bu yönde bir değerlendirme ve tespit yapılmadığı görülmüştür.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, anılan madde uyarınca, hâkimin uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yine anılan Kanunun 169 ve devamı maddelerinde isticvap müessesesi düzenlenmiş olup, isticvap; bir tarafın kendi aleyhine olan vakıalar hakkında mahkeme tarafından sorguya çekilmesidir. Bir taraf, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir. İsticvap davetiyesi ile, isticvabına karar verilen tarafın, hangi vakıalar hakkında isticvap olunacağı, geçerli özrü olmaksızın gelmediği ya da gelip de sorulan sorulara cevap vermediği takdirde, sorulan soruları ikrar etmiş sayılacağı kendisine bildirilir. Bu davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen, taraf oturuma gelmez ise, isticvap konusu vakıaları kabul etmiş sayılır.

Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesince; hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü gözetilerek, davalı kiraya veren isticvap edilerek teminat mektubunun nakde çevrilmesine neden olan alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Kiraya Verenin Davaya Cevap Vermemesi Kiracının Borçsuz Olduğunu Kesinleştirdi mi?

Hayır. Bu dosyada kiraya verenin teminattan mahsup edebileceği alacağı bulunup bulunmadığı araştırılmamıştı. Yargıtay, kiraya verenin isticvap edilerek bu belirsizliğin giderilmesini istedi; borçsuzluk veya tam iade hükmü kurmadı.

Benzer Kararlar

Kira Depozitosu ve Güvence Konusundaki 14 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page