top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme

Yargıtay 12. CD Onama Ceza Hukuku

Adli Tıp Raporu Tercihli Olsa da Tanık Beyanlarıyla Kırmızı Işık İhlali Kabul Edildi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/3145 · K. 2026/4347 · T. 28.04.2026

Karar Özeti

Işıklı kavşakta bir kişinin ölümü ve iki kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazada Adli Tıp Kurumu, hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiğine göre tercihli rapor vermiştir. İlk derece mahkemesi, kaza tespit tutanağıyla örtüşen katılan ve tanık anlatımlarını, sanığın savunduğu hızla bu denli hasar oluşamayacağını ve sanığın aracını bırakarak kaçmasını birlikte değerlendirip sanığın kırmızı ışıkta geçtiğini ve tam kusurlu olduğunu kabul etmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay, gözaltı süresinin mahsup edilmemesini infaz aşamasında değerlendirilebileceği için bozma nedeni saymamış, diğer yönlerden de hukuka aykırılık görmeyerek hükmü onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Adli Tıp Kurumu raporu kırmızı ışık konusunda tercihli olsa da kaza tespit tutanağıyla örtüşen tanık ve katılan anlatımlarına dayanılarak sanığın tam kusurlu kabul edilmesi Yargıtayca onanmıştır.

Soru: Kimin kırmızıda geçtiği bilirkişice belirlenemezse tanık beyanları esas alınabilir mi?

Sonuç: Taksirle öldürme suçundan kurulan hüküm, gözaltı mahsubuna ilişkin eleştiriyle onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.”

“tercihli bir rapor gelmiş olsa da tüm beyanlar, belgeler doğrultusunda katılanın yeşil ışıkta geçtiği kabul edilmiş”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/1847 E., 2022/2171 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usule, kanuna, oluşa ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın kırmızı ışıkta geçmediğine, katılan sürücünün kırmızı ışıkta geçtiğine, olay sonrasında kalabalık bir grubun sanığa saldırdığına, bu nedenle olay yerinden uzaklaştığına, tanıklarının dinlenmediğine, katılan sürücünün istiap haddini aştığına, taraflı tanık ve şikayetçi ifadeleri doğrultusunda karar verildiğine, bilirkişi raporlarında da hangi tarafın kırmızı ışıkta geçtiği hususunun belirlenemediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11.05.2017 tarihinde, sanığın, sevk ve idaresindeki otomobille yerleşim yeri içinde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, hız sınırının 50 km/s olduğu,asfalt kaplama cadde olan ... yönünden gelip ... Bulvarı üzerinden ... yönüne seyirle olay yeri ışıklı kavşağın olduğu yere geldiğinde, karşı yol bölümü tarafından gelip orta dönüş adasının olduğu yerden karşı tarafa geçmek üzere kavşağa giren katılan sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobilin sağ yan kısımlarına, kendi aracının ön kısmı ile çarpması sonucu katılan sürücünün aracında yolcu olarak bulunan bir kişinin ölmesi, iki katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, katılan sürücünün aracında bulunan katılan ... ve tanık ...'in çarpan aracın kırmızı da geçtiğini; zira kendilerinin yeşilde geçtiğini beyan etmeleri, katılanın önünde ve arkasında katılan oğullarının araçlarının olması, hep birlikte kırmızı ışıkta beklediklerinin ve yeşil yanınca geçtiklerinin hem katılanlar hem de öndeki araçta bulunan tanık ...'in beyanlarıyla sabit olması, sanık her ne kadar hızının en fazla 50 kilometre/saat olduğu şeklinde savunma yapmış olsa da bu hızla çarpan bir araçta bu denli hasar, ölüm ve yaralanmaların olmasının mümkün olmaması, olay yerinde olayı gören bir kamera olmamasına rağmen katılanların ve tanıkların anlatımlarının olayla, kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü, Adli Tıp Kurumundan her ne kadar sanık ile katılan ...'in kırmızı ışıkta geçip geçmediklerine göre tercihli bir rapor gelmiş olsa da tüm beyanlar, belgeler doğrultusunda katılanın yeşil ışıkta geçtiği kabul edilmiş, sanığın olay sonrası aracını da bırakarak kaçması, olayı gören birden fazla kişinin olması ve hepsinin de sanığın kırmızıda geçtiğine dair beyanlarının olması dikkate alınarak sanığın, diğer araçlar beklerken kırmızıda beklemeyerek geçtiği ve kazaya sebebiyet verdiği ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu sonucuna varılmış ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme Konusundaki 27 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page