top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme

Yargıtay 12. CD Bozma Ceza Hukuku

Aynı Fiil için Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı Varsa Yeni Delil Araştırılmalı

Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/8560 · K. 2025/9240 · T. 25.12.2025

Karar Özeti

Tadilat işini üstlenen şirketin sahibi olan sanık hakkında, binadaki asansör boşluğundan düşen işçinin ölümü nedeniyle açılan davada ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş; bölge adliye mahkemesi ise katılan vekilinin istinafı üzerine sanığı taksirle öldürmeden mahkûm etmişti. Yargıtay kusura ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmedi; ancak aynı fiil için daha önce kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini tespit etti. Bu kararın tebliği, itiraz sonucu ve kesinleşmeden sonra yeni delil çıkıp çıkmadığı araştırılmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma sayan Daire, kovuşturma şartı gerçekleşmemişse davanın düşmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Aynı fiil için kovuşturmaya yer olmadığı kararı varsa kararın tebliği, itiraz sonucu ve yeni delil bulunup bulunmadığı araştırılmalı; kovuşturma şartı gerçekleşmemişse davanın düşmesine karar verilmelidir.

Soru: Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen bir olay için sonradan aynı kişiye dava açılabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı eksik araştırma nedeniyle oy birliğiyle bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.”

“kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, kovuşturma şartı gerçekleşmemişse, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca”

Kararın Tam Metni

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/2987 E. 2019/3886 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu verilen mahkumiyet kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın taksirinin bulunmadığından bahisle hakkında beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda kararın kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3-6-7-8 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesi ile 1 yıl 8 ay denetim süresi tayin edilmesine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün esastan reddi ile onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Hatalı kusur tayini sonucu sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Merter mevkiinde bulunan ... Jeans isimli firmanın binasının tadilat işini sanık ...'nun sahibi olduğu .... İnşaat firmasının aldığı, bu iş kapsamında olmak üzere binanın dış cephe kaplama işinin hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ...'in sahibi olduğu taşeron .... firmasına verildiği, bu firmada demir doğrama ustası olarak çalışan işçi ....'nun öğle paydosu esnasında binanın iç kısmında bulunan asansör boşluğundan düşerek yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen öldüğü, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 28/03/20211 tarihli raporunda kişinin ölümünün "genel beden travmasına bağlı kafatası, sternum, omur ve çok sayıda kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasınan gelişen iç kanama sonucu" meydana geldiğinin belirtildiği olayda,

İlk Derece Mahkemesince, sanığın ... inşaat şirketi sahibi ve yetkilisi olarak ölenin çalıştığı firma olan ... firması ile betopan cephe, vitrin cephe, silikon cephe işlerini imalat nakliye ve montajı konusunda 120 gün süre ile sözleşme yaptığı bu sözleşmeye göre işin emniyetini ve önlemini alma yükümlülüğünün ... firmasına verildiği, iş veren vasfındaki sanığın ve ... İnşaat firmasının bu yönde bir yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmakla sanığa yüklenen suç açısından taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, dosya kapsamında mevcut bulunan ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yeniden yargılama esnasında tevdii üzerine düzenlenen 26/02/2019 tarihli,... Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi raporunda, olayın meydana geldiği yapının tadilat işini alan ... İnşaat firması sahibi sanığın asansör boşluğunu kapatmak, ikaz levhaları koymak ve bu tarz alanları aydınlatmak sorumluluğu bulunmasına rağmen ihmali davranışı ile bu sorumlulukları yerine getirmediğinin bu nedenle kusurlu bulunduğunun belirtildiği ve sanığın tali kusurlu olduğunun kabulü ile, yeniden yapılan yargılama sonucunda kararın kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3-6-7-8 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesi ile 1 yıl 8 ay denetim süresi tayin edilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

İddianamede ve gerekçeli karar başlığında 28.02.2011 olan suç tarihinin sehven 08.12.2014 olarak gösterilmesi mahallinde her zaman düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmekle,

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5271 sayılı CMK'nın 172/2. maddesinde; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." 173/6. maddesinde de; "İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan sulh ceza hâkimliğinin bu hususta karar vermesine bağlıdır." denilmekte olduğundan,

Sanık hakkında aynı fiil nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/12/2012 tarihli, 2012/37757 soruşturma numaralı, 2012/42317 karar sayılı "kovuşturmaya yer olmadığı" kararının verildiği dikkate alınarak, bu soruşturma dosyasının temyiz incelemesine imkan sağlayacak şekilde getirtilip dosyaya eklendikten sonra, "kovuşturmaya yer olmadığı" kararının suçtan zarar gören katılana usulünce tebliğ edilip edilmediği, edilmişse itiraz olup olmadığı, olmuşsa itirazın reddedilip reddedilmediği, reddedilmişse temyiz konusu davanın iddianamesi olan 22/05/2015 tarihli iddianame düzenlenmeden önce itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliğinin dava açılması hususunda karar verip vermediği, itiraz olmadığından "kovuşturmaya yer olmadığı" kararının kesinleşmesi halinde, bu kararın kesinleşmesinden sonra temyiz konusu dava açılmadan ortaya çıkan "yeni delil" olup olmadığı tespit edilerek, kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, kovuşturma şartı gerçekleşmemişse, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeyerek, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2.maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Öldürme konusundaki 13 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page