Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Yıllık İzin Ücreti
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Mevsimlik İşçi, Yılda On Bir Ayı Aşmadıkça Yıllık İzin Ücretine Hak Kazanamaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1454 · K. 2026/4124 · T. 30.04.2026
Karar Özeti
Okulda alt işverenler nezdinde kaloriferci olarak çalışan davacı işçi, yıllık izin ücreti dâhil alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, istinaf başvurusu reddedilmiştir. Yargıtay, her yıl haziranda çıkışı yapılıp eylülde yeniden girişi bildirilen davacıyı mevsimlik işçi saymış; mevsimlik işlerde yıllık izin hükümlerinin uygulanmadığını, işçinin ancak bir yıl içindeki çalışması on bir ayı aşarsa izin ücretine hak kazanabileceğini belirtmiştir. Fazla çalışma hesabında kantin işi ile kaloriferin yakıldığı sürenin gözetilmemesini ve Bakanlığın harç muafiyetinin dikkate alınmamasını da hatalı bulan Daire kararı bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Mevsimlik işlerde yıllık izin hükümleri uygulanmaz, lehe sözleşme hükmü saklıdır; mevsimlik işçi ancak bir yıl içindeki çalışması on bir ayı aşarsa yıllık izin ücretine hak kazanabilir.
Soru: Yılın bir bölümünde çalışan mevsimlik işçi yıllık izin ücreti alabilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/1454
- Karar No2026/4124
- Karar Tarihi30.04.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“4857 sayılı Kanun'un 53/3 hükmü uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz.”
“Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, mevsimlik işçi, ancak bir yıl içindeki çalışmasının on bir ayı aşması durumunda yıllık ücretli izin alacağına hak kazanabilir.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/2080 E., 2025/2281 K.
DAVA TARİHİ: 01.02.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2024/42 E., 2024/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Millî ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.01.2002 tarihinden iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bulunmaksızın feshedildiği 16.05.2018 tarihine kadar ... Anadolu İmam Hatip Lisesinde değişik şirketlerin alt işverenliğinde kalorifer ve temizlik işçisi olarak en son davalı ... (...Şirketi) bünyesinde kalorifer ve temizlik işçisi sıfatıyla net 1.800,00 TL ücret ile çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Millî ... Bakanlığı Trabzon Millî ... Müdürlüğü (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz ya da kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının istihdam edilmesinde Bakanlığın yetkisinin ve takdirinin bulunmadığını, davacının kesintili olarak belirli süreli iş sözleşmeleri ile ihale kapsamında çalıştığını, davacının okulun kapalı olduğu şubat tatili ve yaz tatilinde çalışmadığını, 2012 yılında emekliye ayrıldığı için kadroya geçirilmediğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücretinin bulunmadığını, yıllık izin ücreti alacağına hak kazanmadığını, faiz oranı ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu (SGK) kaydı ve davacının 2002 yılında okul pansiyonunda çalışmaya başladığına dair Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı belgesine göre hizmet süresi tespitinin yerinde olduğu, hizmet süresi belirlenirken SGK kaydındaki kesintilerin nazara alındığı, hizmet alım sözleşmeleri, tanık beyanları ve SGK kayıtları nazara alındığında davalı Şirketin devralan alt işveren, davalı Bakanlığın ise asıl işveren olarak alacaklardan sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davacının yaptığı işe göre belirli süreli çalışmasını gerektirir objektif neden bulunmadığı, iş sözleşmesinin sona erme sebebinin haklı sebep olmadığı, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasında ve tanık beyanlarına göre giydirilmiş ücretine yemek ücretinin eklenmesinde hata bulunmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının tanık beyanlarına göre hesaplandığı, davacının genel olarak yaz tatillerinde SGK kaydında çıkışının yapılmış olması nedeniyle alacaklar hesaplanırken tatil günlerinin nazara alınmamış olmasının söz konusu olmadığı, bu alacakların dönemsel ücretler üzerinden hesaplanmasının yerinde olduğu, tanık beyanına dayalı olarak hesaplanan bu alacaklardan yapılan indirim oranlarının dosya kapsamına uygun olduğu, belirsiz alacak davası açılmasına engel durum bulunmadığı, alacaklar hesaplanırken zamanaşımı itirazının da nazara alındığı, alacaklara uygulanan faizlerde ve faiz başlangıç tarihlerinde hata bulunmadığı, yıllık izin ücretine ilişkin ispat yükü davalı işverene ait olduğu, bu hususun izin defteri veya eş değer yazılı belgelerle ispatı gerektiği, hak edilen yıllık iznin kullanıldığı, bedelinin ödendiği işveren tarafından usulüne uygun yazılı belge ile ispat edilemediğinden yıllık izin alacağına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde;
1. Arabuluculuk ücretinden hangi davalının sorumlu olduğunun belirtilmediğini,
2. Bakanlığın harçtan muaf olmasına rağmen başvurma harcı, peşin harç, tamamlama harcının yargılama giderleri içinde diğer davalıyla birlikte Bakanlıktan da alınmasının hatalı olduğunu,
3. Faiz oranları ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini,
4. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu,
5. Davacının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
6. Davalı Bakanlığın sorumluluğunun bulunmadığını,
7. Hizmet süresinin hatalı hesaplandığını,
8. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
9. Giydirilmiş ücretine yemek ücreti eklenmesinin hatalı olduğunu,
10. Davacının fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücretinin bulunmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu,
11. Yıllık izin ücreti alacağına hak kazanmadığını, davacının yılda 255 günü aşan çalışmasının bulunmadığını,
12. Davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, hizmet süresi, giydirilmiş ücretinin tespiti, zamanaşımı, harç, vekâlet ücreti, faize ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dâhi işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması hâlinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalılara ait işyerinde kalorifer yakılması, binayı çevreleyen alanın temizliği, bakımı, bahçe düzenlemesi, yine kalorifer kazanının yakılması, okulda yatılı kalan öğrencilerin bulunması nedeniyle sabah erken saatlerden akşam geç saatlere kadar ısınmanın sağlanması, kömürün taşınması, küllerin dışarıya çıkarılması, kazanların bakımının yapılması, temizlenmesi, çöplerin toplanması ve diğer temizlik hizmetlerinin sunulması gibi işler sebebi ile hafta tatili kullanmaksızın, haftanın 7 günü sabah 05.30 ile akşam 22.00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiş, yargılama sırasında dinlenen tanıklar ise davacının okulda ve yurtta sadece kaloriferci olarak çalıştığını ayrıca kantin işi yaptığını, kantinin işletilmesinden elde ettiği gelirin de kendisinde kaldığını beyan etmişlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının gelirini de aldığı kantin işinde de çalıştığının göz ardı edildiği ve tüm gün 05.30-22.00 saatleri arasında kalorifer işi yaptığı kabul edilerek haftalık 35 saat fazla çalışma hesabı yapıldığı, ayrıca tanıkların davacının 6 ay kalorifer yaktığını beyan etmelerine rağmen kalorifer yaktığı süre de tespit edilmeden eylül ayı, mayıs ayının tümü ve haziran ayının da hesaplamaya dâhil edildiği anlaşılmıştır.
Şu hâlde, gerekirse tanıklar tekrar dinlenerek ve davacıya sorularak, davacının fiilen yaptığı iş veya işler, bunların ne şekilde yapıldığı, okulun hangi bölümlerini kapsadığı, çalışılan işyerinin kapsam ve kapasitesi, işlerin yapılış süreleri ve dönemlerinin tespiti ile değerlendirilmesi amacıyla denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer döneminde işçilerin iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler mevsimlik iş olarak değerlendirilebilir.
4857 sayılı Kanun'un 53/3 hükmü uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi, 4857 sayılı Kanun'un yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, 4857 sayılı Kanun'un 53/3 hükmündeki kural, nispi emredici kural olup, işçi lehine bireysel iş sözleşmesi yada toplu iş sözleşmesi ile yıllık ücretli izne ilişkin hükümler düzenlenebilir. Bu durumda sözleşmedeki izinle ilgili hükümler uygulanacaktır.
Dosya içeriğine ve davacının hizmet döküm cetvelindeki kayıtlara göre, davacının okulda ve yurtta okulların açık olduğu dönemle sınırlı olarak çalıştığı, her yıl haziran ayında çıkışının yapıldığı ve eylül ayında tekrar işe girişinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Dinlenen davacı tanıklarının da davacının sadece kalorifer yaktığı ve 2,5 ay çalışmadığı şeklindeki beyanları da dikkate alındığında davacının davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığı kabul edilmelidir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, mevsimlik işçi, ancak bir yıl içindeki çalışmasının on bir ayı aşması durumunda yıllık ücretli izin alacağına hak kazanabilir. Davacının tüm çalışma dönemi içinde yılda on bir ayı geçen çalışması bulunmadığından yıllık izin talebinin reddi gerekmektedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/(j) hükmü uyarınca davalı Millî ... Bakanlığı harçtan muaf olup bu husus gözetilmeksizin yargılama giderleri içinde davalı Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesi hatalıdır.
5. Arabuluculuk ücreti hüküm altına alınırken iki davalı bulunmasına rağmen infazda tereddüt oluşturacak şekilde "davalıdan" denilerek hüküm kurulması da hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 17.05.2012
Mevsimlik İşçinin Yıllık İzin Ücreti: Çalışmanın Niteliği ve TİS Araştırılmalı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2010/11290 · K. 2012/17452
Somut olayda çalışma mevsimlikse, toplu iş sözleşmesinde mevsimlik işçilere yıllık izin ücreti tanınıp tanınmadığı araştırılmalı; ayrı düzenleme yoksa yıllık 330 günü aşan çalışmalar için izin ücreti hesaplanmalıdır.
Bozma Yıllık İzin Ücreti
Yargıtay 9. HD 30.04.2026
Yurt Dışında Çalışan İşçinin Türkiye'deki Günleri Fazla Çalışma Hesabından Dışlanmalı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/5021 · K. 2026/4173
Yurt dışında çalışan davacının Türkiye'de bulunduğu günler fazla çalışma ve tatil alacaklarının hesabından dışlanmalı; bu dönemlerde ücret veya izin ödemesi yapılıp yapılmadığı bordrolarla tespit edilmelidir.
Bozma Yıllık İzin Ücreti
Yargıtay 9. HD 12.05.2026
Emeklilikle Ayrılan Şoförün Kıdem ve Yıllık İzin Alacaklarını Kabul Eden Karar Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1614 · K. 2026/4351
Onanan kararda, emeklilik nedeniyle ayrılan işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenen tutarlar mahsup edilerek bakiye kıdem tazminatı ve kullanılmayan izin ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Onama Yıllık İzin Ücreti
Yargıtay 9. HD 11.05.2026
İşyeri Kapanınca Feshedilen Ustabaşının Alacak Davasında Kısmi Kabul Kararı Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1797 · K. 2026/4324
Onanan kararda, işyerinin kapanması nedeniyle feshedilen işçiye ihbar öneli verildiği ve yıllık izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiği tespit edilerek dava kısmen kabul edilmiştir.
Onama Yıllık İzin Ücreti
Yıllık İzin Ücreti konusundaki 14 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Fazla Çalışma Ücreti Hesaplama
- Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.