top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargıtay 11. CD Temyizin Reddi ve Onama Ceza Hukuku

Kamu Görevlisi veya Banka Çalışanı Olarak Tanıtma Suretiyle Dolandırıcılık Mahkûmiyeti Onandı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/1658 · K. 2026/6576 · T. 16.06.2026

Karar Özeti

Sanık, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtma ya da bu kurumlarla ilişkili olduğunu söyleme suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan ağır ceza mahkemesince hapis ve adli para cezasına mahkûm edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi hükmü yargılama gideri yönünden düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık müdafii, zararı gidermek için süre verilmediğini, zararın hatalı hesaplandığını ve delillerin yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini belirterek hükmü onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

TCK'nın 158/1-l maddesindeki nitelikli dolandırıcılıktan kurulan hükümde delillerin tartışıldığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği kabul edilerek mahkûmiyet onanmıştır.

Soru: Kendini banka çalışanı veya kamu görevlisi olarak tanıtıp dolandırıcılık yapan kişi hangi suçtan cezalandırılır?

Sonuç: Nitelikli dolandırıcılıktan kurulan mahkûmiyet hükmü onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık”

“eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜM: Düzeltilerek esastan ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

Temyizin Kapsamına Göre;

1. Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2022/368 Esas, 2024/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 158/1-l, son, 158/3, 43/1, 52, 53... . maddeleri uyarınca 16... ay 15 gün hapis ve 1.744.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/2272 Esas, 2024/2160 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

3. Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2025 tarihli ve 2024/356 Esas, 2025/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 158/1-l, son, 158/3, 43/1, 52, 53... . maddeleri uyarınca 16... ay 15 gün hapis ve 1.744.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün yargılama gideri açısından düzeltilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, zararı gidermeye yönelik süre verilmediğine, zararın hatalı hesaplandığına, ceza miktarına, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli ve somut delil olmadığından beraati yerine usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi

sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Konusundaki 30 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page