Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık
Yargıtay 11. CD Onama Ceza Hukuku
TCK 158/1-L Kapsamındaki Dolandırıcılıkta Alt Sınırdan Uzak Temel Ceza Onandı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/3411 · K. 2026/6606 · T. 16.06.2026
Karar Özeti
Kendini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtma ya da bu kurumlarla ilişkili olduğunu söyleme suretiyle dolandırıcılıktan sanık 6 yıl hapis ve adli para cezası aldı; istinaf başvurusu esastan reddedildi. Sanık müdafii, suçun unsurlarının oluşmadığını, mahkûmiyetin yalnızca katılanın beyanına dayandığını ve kastın bulunmadığını ileri sürdü. Yargıtay, vicdani kanının dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu kesin verilere dayandığını ve TCK 61/1 kriterleri ile orantılılık ilkesi gözetildiğinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğunu belirterek hükmü onadı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda TCK 61/1'deki kriterler ve cezada orantılılık ilkesi gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi isabetli bulunmuştur.
Soru: Kendini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtan dolandırıcıya alt sınırın üstünde ceza verilebilir mi?
Sonuç: Temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire11. Ceza Dairesi
- Esas No2026/3411
- Karar No2026/6606
- Karar Tarihi16.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından”
“eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2026/1105 E., 2026/328 K.
SUÇLAR: Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2025/319 Esas, 2026/22 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 52/2-4, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 500.000,00 TL adli para ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve karar verilmiştir..
2. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.03.2026 tarihli ve 2026/1105 Esas, 2026/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, mahkemenin yalnızca katılanın beyanları ile değerlendirme yaptığı, deliller arasında çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu ve müvekkilinin atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.06.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 11. CD 02.07.2026
Aleyhe Temyiz Bulunmayan Önceki Karardaki Erteleme Kazanılmış Hak Sayıldı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/34525 · K. 2026/7406
Aleyhe temyiz bulunmayan bozma öncesi kararda hapis cezasının ertelenmesine karar verilmişse, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uygulanırken bu erteleme kazanılmış hak olarak gözetilmelidir.
Kısmen Bozma Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık
Yargıtay 11. CD 16.06.2026
Dolandırıcılık Davasında Doğrudan Zarar Görmeyen Banka Hükmü Temyiz Edemez
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/1984 · K. 2026/6618
Suçtan zarar gördüğü hâlde duruşmadan haberdar edilmeyen şikâyetçi hükmü temyiz ederek katılma iradesini belirtmiş sayılır; suçlardan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin ise katılma ve temyiz hakkı yoktur.
Kısmen Bozma Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık
Yargıtay 11. CD 16.06.2026
Gerçek Mal Alım Satımına Dayanmayan Sahte Müstahsil Makbuzu Özel Belgede Sahtecilik Sayıldı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/28336 · K. 2026/6574
Gerçek mal alım satımına dayanmayan sahte müstahsil makbuzu düzenleyip vermek resmi belgede değil özel belgede sahtecilik oluşturur; hükümden önce ölen sanık hakkında beraat değil düşme kararı verilmelidir.
Kısmen Bozma Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık
Yargıtay 11. CD 15.06.2026
Kamu Görevlisi Olarak Tanıtma Suretiyle Dolandırıcılıkta Alt Sınırdan Uzak Temel Ceza Onandı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/3452 · K. 2026/6501
Somut olayda TCK 61/1'deki kriterler ve TCK 3/1'deki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi isabetli bulunmuştur.
Onama Ceza Hukuku
Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık konusundaki 4 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.