top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Ücret Alacağı

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Anlaşmayla Prim Usulüne Geçilen Dönem İçin Ayrıca Ücret Alacağı Hesaplanamaz

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1345 · K. 2026/3921 · T. 27.04.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatının yanında ücret, asgari geçim indirimi ve prim alacakları gibi çeşitli alacaklarını istedi. İlk derece mahkemesi 2013 sonrası için hem ücret hem prim hesapladı; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetti. Yargıtay, tarafların 2013'ten sonra davacının ücretle değil prim usulüyle danışman olarak çalışması konusunda anlaştığını, bunun davacının da kabulünde olduğunu ve uyumlu bordro ile banka kayıtlarına göre son ücret ödemesinin 30.09.2013'te yapıldığını belirledi. Bu nedenle ücret ve asgari geçim indirimi taleplerinin reddi gerekirken kabul edilmesi bozma nedeni sayıldı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Tarafların belirli tarihten sonra ücret yerine yalnız prim usulüyle çalışma konusunda anlaştığı, bordro ve banka kayıtlarının da bunu doğruladığı dosyada, o dönem için ayrıca ücret alacağı hesaplanamaz.

Soru: İşçiyle prim usulüyle çalışma konusunda anlaşılan dönem için ayrıca ücret alacağı istenebilir mi?

Sonuç: Ücret ve asgari geçim indirimi taleplerinin kabulündeki hata nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

Kararın Önemli Bölümleri

“Taraflar arasında 2013 yılından sonrasında davacının ücret ile çalıştırılmayacağı, ... projesi kapsamında danışman olarak prim usulü ile çalışacağı üzerine anlaşılmıştır. Bu husus davacının da kabulündedir.”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2026/1345 E. , 2026/3921 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2258 E., 2025/1857 K.

DAVA TARİHİ : 16.11.2017

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi

SAYISI : 2017/746 E., 2022/257 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 18.02.2011-12.10.2017 tarihleri arasında en son net 4.839,51 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverenlikçe haksız biçimde sonlandırıldığını, ancak kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, ücret, asgari geçim indirimi ve prim alacağı bulunduğunu, işyerinde fazla çalışma yapıldığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü çalışması yapılmasına rağmen müvekkilinin karşılığını alamadığını, yıllık izinlerini tam olarak kullanmadığını, mobbing (psikolojik taciz) yapıldığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları ile prim alacağı, yurt dışı harcırah alacağı, psikolojik taciz tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 02.2011-2017 yılları arasında en son net 3.000,00 TL ücret ile çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, dava dilekçesindeki hususların gerçeği yansıtmadığını, tüm hususların kayıtlarla sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 18.02.2011-09.10.2017 tarihleri arasında en son giydirilmiş aylık brüt 5.203,51 TL ücretle davalıya ait iş yerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatına hak kazandığı, ücret alacağı, asgari geçim indirim alacağı, yıllık izin ücreti alacağı ve prim alacağının ödendiğinin davalı tarafından ispatlanmadığı, fazla çalışma ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı, hafta tatili ücret alacağı, yurt dışı harcırah alacağı ve mobbing tazminatı alacağına hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 16.03.2022 tarihli ek kararı ile, davacı vekili tarafından tebliğ olunan muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde harç ve giderlerin tamamlanmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı süresi içinde davalı vekili, İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ek kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi asıl ve ek kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde:

1. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,

2. Davacıya ücretlerinin tamamının ödendiğini,

3. Davacının işi yarım bıraktığını, prim alacağına hak kazanamayacağını,

4. Davacının genel müdür vasfı ile çalıştığını, izin günlerini kendisinin belirlediğini, yıllık ücretli izin alacağına hak kazanmadığını,

5. Faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil,asgari geçim indirimi, mobbing tazminatı, ücret, prim alacağı, yurt dışı harcırah alacağı ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Şirketin 2013 yılında ekonomik olarak ödeme güçlüğüne düştüğünü, bu nedenle aralarında anlaşarak 2013 yılından sonra ... projesi kapsamında "proje geliştirme danışmanı" olarak görevine devam ettiğini, bu projeden elde edilecek kardan prim adı altında 400.000,00 Euro üzerinden anlaşıldığını, 2013 yılından sonra aylık maaş ödemelerinin kesildiğini ve prim ile çalıştığını beyan etmiştir. Mahkemece, davacının hem ücret hem prim ile çalıştığı kabul edilerek, 2013 yılı sonrasında ödenmeyen ücret alacakları ile prim alacakları ayrı ayrı hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamı ile uygun düşmemiştir. Taraflar arasında 2013 yılından sonrasında davacının ücret ile çalıştırılmayacağı, ... projesi kapsamında danışman olarak prim usulü ile çalışacağı üzerine anlaşılmıştır. Bu husus davacının da kabulündedir. Bu haliyle davacının hem ücret hem de prim ile çalıştığı kabul edilerek 01.10.2013 tarihinden sonra ödenmeyen ücret alacaklarının hesaplanmış olması hatalıdır. Dosya kapsamında bulunan birbiriyle uyumlu ücret bordroları ve banka kayıtları incelendiğinde davacıya en son 30.09.2013 tarihinde ücret ödemesi yapıldığı, bu tarihten sonrasında ise prim ile çalışmaya başladığı, bu nedenle davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yine prim usulü ile çalışan davacının asgari geçim indirimi alacağından da sadece belirtilen tarihe kadar yararlanabileceği kabul edilmelidir. Tüm bu nedenlerle davacının ücret ve asgari geçim indirimi alacak taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Ücret Alacağı Konusundaki 44 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page