top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Protokoldeki İleriye Dönük Vazgeçme Maddesi Nafaka Artırım Davasına Engel Sayılmadı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/2058 · K. 2026/4169 · T. 15.04.2026

Karar Özeti

Anlaşmalı boşanmadan sonra iştirak ve yoksulluk nafakalarının artırılması istendi. Davalı erkek, protokolün yıllık artış oranları hariç ileriye dönük vazgeçmeyi içeren 12. maddesine dayandı ve çocuğun giderlerine ilişkin protokol maddelerinin kaldırılması için ayrıca dava açtı. İlk derece mahkemesi bu davayı ayırarak talebi kısmen kabul etti; bölge adliye mahkemesi ise kararı kaldırıp davayı reddetti. Yargıtay, aralarında fiilî irtibat bulunan davaların HMK'nın 166. maddesi uyarınca birleştirilmesi gerektiğini ve 12. maddenin nafaka artırım davasına engel olmadığını belirterek kararı bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Protokolde yıllık artış oranları hariç tutularak tarafların ileriye dönük nafaka taleplerinden vazgeçtiklerine ilişkin madde, yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması davasına engel görülmemiştir.

Soru: Anlaşmalı boşanma protokolündeki ileriye dönük vazgeçme maddesi nafaka artırım davasına engel olur mu?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı davacılar yararına bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“12 nci maddesi ileride yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması davası açılmasına engel teşkil edecek nitelikte değildir.”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2026/2058 E. , 2026/4169 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1539 E., 2025/1653 K.

DAVA TÜRÜ : İştirak ve Yoksulluk Nafakasının Artırımı

İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2023/359 E., 2024/221 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Eldeki dava anlaşmalı boşanma sonrası iştirak ve yoksulluk nafakalarının miktarının artırılması talebi ile açılmıştır. Davalı erkek cevap dilekçesinde; anlaşmalı boşanma protokolünün 12 nci maddesinde geçen “Yukarıda mutabık kalınan maddeler haricinde taraflar birbirlerinden her ne isim ve nam altında olursa olsun “yıllık artış oranları hariç tutulmak kaydıyla” nafaka, maddi ve manevi tazminat, ziynet alacağı ve kişisel eşya, menkul veya gayrimenkul kabilinden hak ve talebi olmadığından, işbu madde kapsamında, bu husustaki taleplerinden ileriye dönük olarak vazgeçmişlerdir.“ maddesi uyarınca kadının nafakaya ilişkin dava açamayacağını, protokolde yer alan diğer maddelerde ortak çocuğun tüm masraflarının davalı erkek tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, bu maddelerin de kaldırılması amacıyla ayrıca dava açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davalı erkek tarafından açılan, davalı erkeğe; ortak çocuğun giderlerinin karşılama yükümlülüğü yükleyen protokolün ilgili maddelerinin kaldırılmasına ilişkin dava tefrik edilerek ve tarafların ekonomik durumları değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, protokoldeki 12 nci madde uyarınca kadının yoksulluk nafakasının artışını talep edemeyeceği; erkek tarafından açılan protokoldeki ortak çocuğun giderlerini babanın karşılamasına yönelik maddelerin kaldırılması talebiyle açılan ve tefrik edilen davanın daire inceleme aşamasında henüz kesinleşmemiş olduğu da diğerlendirilerek, davalı erkeğin ortak çocuğun giderlerini protokol uyarınca karşılamakla yükümlü olduğu, iştirak nafakasının artırılması için de yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, yerine yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davalı erkek tarafından anlaşmalı boşanma protokolündeki mali yükümlülüklere ilişkin ilgili diğer maddelerin kaldırılmasına yönelik açılan dava tefrik edilmiş ise de; eldeki iştirak ve yoksulluk nafakalarının miktarına yönelik açılan dava ile aralarında fiili irtibat bulunmaktadır. Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 166 ncı maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesi gerekirken tefrik edilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

2.Davaya konu anlaşmalı boşanma protokolünde geçen “Yukarıda mutabık kalınan maddeler haricinde taraflar birbirlerinden her ne isim ve nam altında olursa olsun “yıllık artış oranları hariç tutulmak kaydıyla” nafaka, maddi ve manevi tazminat, ziynet alacağı ve kişisel eşya, menkul veya gayrimenkul kabilinden hak ve talebi olmadığından, işbu madde kapsamında, bu husustaki taleplerinden ileriye dönük olarak vazgeçmişlerdir. “ şeklindeki 12 nci maddesi ileride yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması davası açılmasına engel teşkil edecek nitelikte değildir. Bu husus gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Yargıtay Yeni Nafaka Miktarını Belirledi mi?

Hayır. Yargıtay ret kararını bozdu; bağlantılı davaların birleştirilmesini ve protokolün 12. maddesinin artırım davasına engel sayılmamasını istedi, yeni bir nafaka tutarı belirlemedi.

Benzer Kararlar

  • Yargıtay 2. HD 29.06.2026

    ÜFE Artışı İstenmişken İştirak Nafakasına Yüzde 20 Artış Uygulanması Düzeltildi

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/1403 · K. 2026/7341

    İştirak nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılması talep edilmişken, talep bulunmadığı kabul edilerek diğer tarafın istediği %20 oranında artışa hükmedilmesi doğru değildir.

    Düzelterek Onama Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması

  • Hukuk Genel Kurulu 12.11.2019

    Asgari Ücretle Çalışan Eski Eşlerin İkisi de Yoksulsa Yoksulluk Nafakası Kaldırılabilir

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/965 · K. 2019/1158

    Borçlunun da alacaklı gibi asgari ücret aldığı, iştirak nafakası ve kira ödediği, yeniden evlenip bir çocuğu daha olduğu dosyada iki taraf da yoksul sayılarak yoksulluk nafakasının kaldırılması yerinde görülmüştür.

    Direnme Uygun Bulundu Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması

  • Yargıtay 2. HD 29.04.2026

    Boşanma İlamındaki Okul Ücreti Belirsizse İştirak Nafakası Eğitim Giderlerini de Kapsamalı

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/2775 · K. 2026/4877

    Boşanma ilamındaki okul ücreti yükümlülüğünün kapsamı belirsiz ve infazı kabil değilse, yükümlülük yerine getirilmiyor, taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunuyor ve eğitim giderlerinin de nafakaya dâhil edilmesi isteniyorsa, iştirak nafakası artırılırken eğitim giderlerini de kapsayan hakkaniyete uygun bir miktar belirlenmelidir.

    Bozma Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması

  • Yargıtay 2. HD 22.05.2024

    Yeniden Evlenen Kadının Yoksulluk Nafakası Kendiliğinden Kalktığından Hüküm Bozulmadı

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2022/11405 · K. 2024/3735

    Kadının evlendiği tarih itibarıyla yoksulluk nafakası kendiliğinden ortadan kalktığından, erkeğin bu yöndeki temyiz itirazı bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını gerektirmemiştir.

    Onama Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması

Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması Konusundaki 18 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page