Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › İştirak Nafakası
Yargıtay 2. HD Düzelterek Onama Aile ve Boşanma Hukuku
ÜFE Artışı İstenmişken İştirak Nafakasına Yüzde 20 Artış Uygulanması Düzeltildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/1403 · K. 2026/7341 · T. 29.06.2026
Karar Özeti
Boşanma davalarında ilk derece mahkemesi ortak çocuk yararına iştirak nafakasına ve bunun her yıl ÜFE oranında artırılmasına hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi nafakayı artırmış, ancak davacı kadının yıllık artış talebi bulunmadığı gerekçesiyle davalı erkeğin istediği gibi her yıl %20 artış öngörmüştür. Yargıtay, kadın vekilinin dilekçesinde nafakaların her yıl ÜFE oranında artırılmasını istediğini tespit etmiş; hata yeniden yargılama gerektirmediğinden hükmü, iştirak nafakasının boşanmanın kesinleştiği yılı izleyen yıldan itibaren her yıl ÜFE oranında artırılması şeklinde düzelterek onamıştır. Ziynet alacağına ilişkin temyiz istemleri kesinlik sınırı nedeniyle reddedilmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
İştirak nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılması talep edilmişken, talep bulunmadığı kabul edilerek diğer tarafın istediği %20 oranında artışa hükmedilmesi doğru değildir.
Soru: Nafaka artışında ÜFE istenmişken mahkeme yüzde 20 artışa hükmedebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı, iştirak nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılması şeklinde düzeltilerek onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/1403
- Karar No2026/7341
- Karar Tarihi29.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçDüzelterek Onama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“kadının iştirak nafakasına ÜFE oranında artırım yapılması talebinin bulunduğunun kabulü ile buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.”
“davacı -karşı davalı kadın vekilinin 17.10.2022 tarihli dilekçesinde, belirlenen nafaka miktarlarının her yıl ÜFE oranında artırılmasını talep ettiği anlaşılmakla”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/860 E., 2025/1410 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ: Küçükçekmece 4. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2020/582 E., 2023/76 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, vekâlet ücreti, tedbir ve iştirak nafakası miktarı, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talebi, nafaka artışı ve artışın başlangıç tarihi, maddî ve manevî tazminat miktarları ile faiz başlangıç tarihi, kabul edilen ziynet alacağına uygulanan faiz başlangıç tarihi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, erkek aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, velâyet ile kadının kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin ve davalı-karşı davalı erkek vekilinin temyizine konu kadının kabul edilen ziynet alacağı miktarı (28.865,20 TL) dava tarihi (2020 yılı) itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 72.070 TL’nin altında kalmaktadır. Bu hale göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin ve davalı-karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan ayrı ayrı reddine karar vermek gerekir.
2.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin ve davalı-karşı davalı erkek vekilinin sair yönlerden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
a.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.İlk Derece Mahkemesince karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin anneye tevdiine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılmasına, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına , nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılmasına, erkeğin ve kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kusur belirlemesi hatalı bulunarak erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu kabul edilip kadın lehine maddî ve manevî tazminata, ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarının arttırılmasına ve kadının iştirak nafakası yönünden sonraki yıllar için yıllık artış yapılmasına ilişkin talepte bulunmadığı gerekçesi ile erkeğin talep ettiği şekilde nafakanın kararın kesinleşmesini takip eden yıldan itibaren her yıl %20 oranında artırılmasına, kadın yararına tedbir nafakası miktarının artırılmasına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, tarafların sair yönlerden istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince kadının iştirak nafakası yönünden sonraki yıllar için yıllık artış yapılmasına ilişkin talepte bulunmadığı beyan edilerek iştirak nafakasının erkeğin talep ettiği şekilde nafakanın kararın kesinleşmesini takip eden yıldan itibaren her yıl %20 oranında artırılmasına karar verilmiş ise de; dosyanın tetkikinden davacı -karşı davalı kadın vekilinin 17.10.2022 tarihli dilekçesinde, belirlenen nafaka miktarlarının her yıl ÜFE oranında artırılmasını talep ettiği anlaşılmakla kadının iştirak nafakasına ÜFE oranında artırım yapılması talebinin bulunduğunun kabulü ile buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin ve davalı-karşı davalı erkek vekilinin, kadının kabul edilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
2.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin ve davalı-karşı davalı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı -karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
b.Davacı -karşı davalı kadın vekilinin "ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasına ÜFE oranında artış uygulanmamasına" yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının bu yöne ilişkin (2) numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan ''...nafakanın kararın kesinleşmesini takip eden yıldan itibaren her yıl %20 oranında ARTIRILMASINA,'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine; ''... hükmedilen iştirak nafakasının boşanma hükmünün kesinleştiği yılı takip eden yıldan başlamak üzere her yıl TÜİK'in belirlediği ÜFE oranında ARTIRILMASINA,'' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 29.06.2026
Tazminat ve Nafakalar Az Bulundu; Ailesinin Müdahalesine Sessiz Kalan Eş Kusurlu Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/1444 · K. 2026/7357
Duyuma dayalı tanık beyanlarıyla ispatlanamayan vakıalar eşe kusur olarak yüklenemez; tazminat ve nafakalar tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile hakkaniyet ilkesine göre uygun miktarda belirlenmelidir.
Kısmen Bozma İştirak Nafakası
Yargıtay 2. HD 25.06.2026
Az Takdir Edilen İştirak Nafakası ve Boşanma Tazminatı Bozma Sebebi Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/826 · K. 2026/7236
İştirak nafakası ile boşanma tazminatı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve TMK 4'teki hakkaniyet ilkesi gözetilerek uygun miktarda belirlenmeli; somut olayda az takdir edilen miktarlar bozulmuştur.
Kısmen Bozma İştirak Nafakası
Yargıtay 2. HD 20.11.2024
Temyiz Sırasında 18 Yaşını Dolduran Çocuk için Velâyet ve İştirak Nafakası Konusuz Kalır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/7864 · K. 2024/8949
Boşanma davasında ortak çocuk temyiz incelemesi sırasında ergin olursa velâyetten çıkar; ergin olduğu tarih itibarıyla iştirak nafakasına da hükmedilemeyeceğinden velâyet ve iştirak nafakası talebi konusuz kalır.
Kısmen Bozma İştirak Nafakası
Hukuk Genel Kurulu 24.11.2022
Ağır Kusurlu Erkeğin Ödeyeceği Tazminatlar ve İştirak Nafakası Az Bulundu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/452 · K. 2022/1595
Boşanmada tazminat miktarı kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durum ile paranın alım gücüne; iştirak nafakası ise çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın hayat koşulları ve ödeme gücüne göre hakkaniyete uygun belirlenir.
Direnme Kararının Bozulması İştirak Nafakası
İştirak Nafakası konusundaki 7 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Nafaka Artış Hesaplama
- Boşanmada Nafaka Türleri
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.