top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › İcra Yoluyla Tahliye

Yargıtay 12. HD Bozma Kira Hukuku

Eski Dolar Sözleşmesindeki ABD Endeksi Revize TL Kirasına Uygulanamaz; Tahliye Kararı Bozuldu

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/203 · K. 2025/1434 · T. 20.02.2025

Karar Özeti

Kiraya verenler, 2018 tarihli TL kira sözleşmesinin önceki USD sözleşmesinin revize hâli olduğunu ileri sürerek eski sözleşmedeki ABD endeksli artış oranına ve ek protokole göre hesapladıkları bakiye kira için takip yaptı; itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istedi. İlk derece mahkemesi talebi kabul etti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, yeni sözleşmede ve ek protokolde Ekim 2019 sonrası için artış oranı bulunmadığını, USD kirasına özgü endeksin TL kira bedeline uygulanamayacağını tespit etti. Uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Revize edildiği belirtilen TL kira sözleşmesine önceki USD sözleşmesindeki ABD endeksli artış oranı uygulanamayacağından, yargılama gerektiren uyuşmazlıkta itirazın kaldırılması ve tahliye istemi reddedilmelidir.

Soru: Eski sözleşmeye yapılan revizyon atfı dolar endeksini TL kirasına taşımaya yetti mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve itirazın kaldırılması ile tahliyeye ilişkin ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinde belirlenen bu artırım oranı, 01.04.2018 tarihli sözleşmedeki kira bedeli için uygulanamaz.”

Kararın Tam Metni

12. Hukuk Dairesi 2025/203 E. , 2025/1434 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklılar tarafından borçlu hakkında kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde borçlunun itirazı üzerine alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; itirazın kaldırılması ile temerrüt nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, itirazın kaldırılması ile kiralanan taşınmazın tahliyesine karar verildiği, karara karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Takibin, taraflar arasında imzalanmış 01.04.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak, ödenmeyen 2021 yılı Temmuz ayı bakiye kira bedelinin tahsili için 21.558,80 TL asıl alacak üzerinden, "haciz ve tahliye" talepli olarak başlatıldığı, ödeme emrinin 16.07.2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun icra müdürlüğüne sunduğu 22.07.2021 tarihli dilekçe ile kira sözleşmesinde artış maddesi bulunmadığını, kira bedelinin aylık 50.000,00 TL olduğunu ve bu tutarı süresi içinde ödediğini ileri sürerek borca ve ferilerine itiraz ettiği, alacaklıların icra mahkemesine başvurusunda, 01.04.2018 başlangıç tarihli dayanak kira sözleşmesinin borçlu ile aralarındaki 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinin revize edilmiş hali olduğunu, dayanak sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda anılan sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını, takibe konu kira alacağının 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesi ve 01.04.2019 tarihli Ek Protokolde yer alan artırım oranları dikkate alınarak belirlendiğini ve borçlu tarafından yapılan 50.000,00 TL’lik ödemenin mahsubu sonucunda bakiye kalan kira bedelinin tahsilinin talep edildiğini beyan ederek itirazın kaldırılması ve kiralanan taşınmazın tahliyesini talep ettiği görülmüştür.

Takibe dayanak kira sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin, 01.04.2018 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli, aylık net 47.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği, sözleşmenin 1. maddesinde taraflar arasındaki 15.03.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin revize edilmiş hali olduğu açıklamasına yer verildiği, yine taraflar arasında imzalanan 01.04.2019 tarihli Ek Protokol ile Nisan 2019 tarihinde ÜFE oranına göre belirlenen yeni dönem kira bedelinin 55.789,00 TL olduğu, ancak tarafların anlaşması ile 6 ay boyunca aylık 49.000,00 TL ödeneceği ve Ekim 2019 kira miktarının belirlenmesi için tarafların tekrar bir araya geleceği hususunda anlaşmaya varıldığı görülmüştür.

01.04.2018 tarihli kira sözleşmesinde ve (Ekim 2019 kira dönemi ve sonrasına ilişkin olarak) Ek Protokolde aylık kiranın artırım oranına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, taraflarca, Ek Protokolde düzenlendiği üzere, Ekim 2019 kira dönemi ve sonrasına ilişkin kira bedelinin tespiti için tarafların bir araya gelerek anlaşmaya vardığının ileri sürülmediği anlaşılmıştır.

Diğer yandan, her ne kadar 01.04.2018 tarihli kira sözleşmesinde, bu sözleşme ile 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinin revize edildiği belirtilmiş ise de 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinde kira bedelinin yabancı para cinsi (USD) olarak belirlendiği ve artırım oranının da USD para cinsi bakımından söz konusu olan “Bureau Of Labor Statistics tarafından yayınlanan bir önceki yılın aynı ayına ait 'Tüm Kalemler İçin Kentsel Tüketici Fiyat Endeksi' (AlI İtems Consumer Price İndex for all Urban Consumers (CPİ-U)) artış oranı” (ABD Tüketici Fiyat Endeksi) olarak ifade edildiği, 01.04.2018 tarihli sözleşmenin kira bedelinin ise TL olarak belirlendiği görülmüş olup 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinde belirlenen bu artırım oranı, 01.04.2018 tarihli sözleşmedeki kira bedeli için uygulanamaz.

O halde mahkemece, yukarıda yazılı nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :

Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 10.10.2024 tarih ve 2024/351 E.-2024/423 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.06.2022 tarih ve 2021/531 E. 2022/452 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Bozma Kiracının Hiçbir Kira Borcu Olmadığına mı Hükmetti?

Hayır. Daire uyuşmazlığın yargılama gerektirdiğini belirterek itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin bu yolla kabulünü hatalı buldu.

Benzer Kararlar

İcra Yoluyla Tahliye Konusundaki 24 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page