top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Kıdem Tazminatı

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Şahsi Gerekçeli İstifada Kıdem Reddedildi, Çalışılan Dönemle Sınırlı Prim Kabul Edildi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1371 · K. 2026/4118 · T. 30.04.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, çalışma koşullarının aleyhine değiştirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, prim, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti istedi. Bölge adliye mahkemesi, işçinin şahsi gerekçelerle ayrıldığını bildiren imzalı istifa dilekçesine karşı irade fesadı iddiası bulunmadığından kıdem tazminatını reddetti; çalışılan dönemle sınırlı hesaplanan prim alacağını kabul etti, diğer ücretleri kısmen kabul etti. İşverene karşı davası bulunan tanığın beyanı, işveren tanıklarınca da desteklendiğinden hükme esas alındı. Yargıtay, davacının temyizi ile davalının katılma yoluyla temyizini yerinde görmeyerek kararı onadı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan bölge adliye mahkemesi kararında, irade fesadı ileri sürülmeyen şahsi gerekçeli istifa dilekçesi nedeniyle kıdem tazminatı reddedilmiş, prim alacağı çalışılan dönemle sınırlı olarak kabul edilmiştir.

Soru: Şahsi gerekçeyle istifa eden işçi kıdem tazminatı ve çalıştığı döneme ait prim alabilir mi?

Sonuç: Kıdem tazminatını reddeden, primi kabul eden, fazla çalışma ile genel tatil ücretlerini kısmen kabul eden bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının yıl sonuna kadar çalışmaması nedeniyle performans primi alamayacağına dair itirazlarının davacının çalıştığı dönem ile sınırlı olarak hesaplanan prim alacağının kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle yerinde olmadığı,”

“aksi ve geçersizliği kanıtlanamayan istifa dilekçesinin varlığı nedeniyle”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2026/1371 E. , 2026/4118 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/5192 E., 2025/1960 K.

DAVA TARİHİ : 27.12.2018

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/972 E., 2021/1032 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 13.03.2012-10.10.2018 tarihleri arasında en son 6.345,00 TL brüt ücret ile çalıştığını, onayı olmadan çalıştığı pozisyonun değiştirildiğini, daha ağır ve zorlu şartlar getirildiğini, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, prim, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 13.02.2012-10.10.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş koşullarında esaslı değişiklik yapılmadığını, fazla çalışma ve diğer ücret alacaklarının eksiksiz ödendiğini, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın davacı tarafından feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem tazminatı ve prim alacaklarının kabulüne, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren tarafından davacının çalışma gün ve saatlerine ilişkin yazılı delil ve belge sunulmayan dönem için yerleşik Yargıtay uygulaması gereği dinlenen tanık beyanlarına göre tespit edilen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tanığı T'nin her ne kadar davalı işverene karşı açılmış davası bulunmakta ise de davalı tanıklarının da bu tanığın beyanını destekleyen nitelikte beyanda bulunmaları nedeniyle itirazların yerinde olmadığı, davalı işverenin davacının yıl sonuna kadar çalışmaması nedeniyle performans primi alamayacağına dair itirazlarının davacının çalıştığı dönem ile sınırlı olarak hesaplanan prim alacağının kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle yerinde olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda zamanaşımı def'inin değerlendirildiği, somut olayda davacı işçi iş sözleşmesini çalışma koşullarında aleyhine esaslı değişiklik yapılması, daha ağır ve zorlu şartlarda çalışmasına karşılık ücret ve sosyal haklarının eksik ifa edildiğini, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi gerekçesiyle feshettiğini ileri sürdüğü, dosya kapsamında mevcut istifa dilekçesi incelendiğinde, davacının “şahsi gerekçeleri” ile işten ayrıldığını ifade ettiği, davacının yazılı ve imzalı istifa dilekçesi ile ilgili olarak iradesinin fesada uğratıldığı iddiasının bulunmadığı, aksi ve geçersizliği kanıtlanamayan istifa dilekçesinin varlığı nedeniyle, davacının 4857 sayılı İş Kanunun 120. maddesi ile yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine göre kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davalının istinaf talepleri bu yönden kabulü ile kıdem tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının kıdem tazminatı alacağının reddine, prim alacağının kabulüne, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının verdiği dilekçesinin istifa dilekçesi olarak kabul edilmemesi gerektiğini, kıdem tazminatı alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;

a. Alacakların zamanaşımına uğradığını,

b. Tanık T'nin beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını,

c. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını,

d. Davacının prim alacağına hak kazanmadığını, ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, prim, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Şahsi Gerekçeli İstifa, Çalışılmış Döneme Ait Primi de Ortadan Kaldırdı mı?

Hayır. Bölge adliye mahkemesi, geçersizliği kanıtlanamayan istifa dilekçesi nedeniyle kıdem tazminatını reddetti; davacının çalıştığı dönemle sınırlı hesaplanan prim alacağını ise kabul etti. Yargıtay bu kararı onadı.

Benzer Kararlar

Kıdem Tazminatı Konusundaki 38 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page