top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

Yargıtay 11. CD Bozma Ceza Hukuku

İade Edilen Sanığın Hangi Suçtan İade Edildiği Araştırılmadan Mahkûmiyet Kurulamaz

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/2598 · K. 2026/6489 · T. 15.06.2026

Karar Özeti

Kredi kartı suçundan yargılanırken yurt dışında olduğu belirlenen sanık Gürcistan tarafından teslim edilmiş, ardından mahkûm edilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Kanun yararına bozma isteminde sanığın başka bir dosyadaki mahkûmiyetin infazı için iade edildiği ileri sürülmüştür. Yargıtay, hususilik kuralı gereğince iade edilen kişinin, iadeye konu olmayan ve iadeden önce işlenen bir suç nedeniyle iade eden devletin muvafakati alınmadan kovuşturulamayacağını belirtmiştir. Sanığın hangi suçlardan iade edildiği ve muvafakat istenip istenmediği araştırılmadan, gerekirse SİDAS 14/1-b koşulları değerlendirilmeden kurulan mahkûmiyet kanun yararına bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Yabancı devletten iade edilen sanık hakkında hüküm kurulmadan önce, hususilik kuralı gereği hangi suçlardan iade edildiği ve yargılanan suç için iade eden devletten muvafakat istenip istenmediği araştırılmalıdır.

Soru: Yurt dışından iade edilen kişi, iadeye konu olmayan başka bir suçtan yargılanabilir mi?

Sonuç: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle kanun yararına bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“bu suç nedeniyle iade eden devletten ayrıca muvafakât alınmadan iade edilen devlette soruşturma veya kovuşturma yapılamayacağı ya da mahkûmiyet hükmünün infaz edilemeyeceği”

“sanığın, Gürcistan Cumhuriyetinden Ülkemize hangi suç/suçlardan iade edildiğinin belirlenmesi”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/309 E., 2024/811 K.

SUÇ: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2023/309 Esas, 2024/811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 35/2, 52... . maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 3 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, Mahkemenin sanığın istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararının süresi içerisinde istinaf edilmemesi nedeniyle, 16.11.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2026 tarihli ve 2025/14417 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/40933 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/40933 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Anayasa'nın 90/5. maddesinde yer alan "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir." şeklindeki düzenleme,

Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinin 14. maddesinde yer alan;

"İade edilen şahıs iadeden evvel ika ettiği ve iadeye esas olandan başka bir fiilden dolayı takip veya muhakeme edilemeyeceği gibi bir ceza veya emniyet tedbirinin infazı için tevkif edilemez ve kezalik herhangi bir surette hürriyeti kısılamaz.

Aşağıdaki haller müstesnadır.

a) İade eden tarafın buna muvafakat etmesi. Muvafakati istihsal için bir talepte bulunulacak ve buna 12 inci maddede mezkûr belgeler ile iade edilen şahsın suçu mütaallik olarak yaptığı beyanın zaptı eklenecektir. Muvafakat ancak şahsın talep edilmesine sebep olan suçun bizatihi bu Sözleşmeye göre iadeyi icap ettirmesi halinde gösterilir.

b) İade edilen şahsın, nihai olarak serbestisine kavuşmasını takip eden 45 gün zarfında iade edildiği tarafın arazisini elinde imkân olduğu halde terk etmemesi veya terk ettikten sonra buraya geri dönmesi halinde." şeklindeki düzenleme,

Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun 22. maddesinde yer alan;

"Soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılabilmesi ya da verilen mahkûmiyet kararlarının infazı amacıyla yabancı bir ülkede bulunan ve hakkında yakalama emri veya tutuklama kararı verilen kişinin Türkiye’ye iadesi, adlî merciler tarafından istenebilir. Üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı kişinin iadesi talep edilebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinde bulunulabilmesi için hükmolunan hapis cezasının en az dört ay olması gerekir. İadesi istenen kişinin birden fazla suçu bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin altında olsa dahi birlikte iadeye konu edilebilir.

Merkezî Makam tarafından uygun görülmesi hâlinde talep, yabancı devlete gönderilir. Ancak, aşağıdaki durumlarda Merkezî Makam iade talebini yabancı devlete göndermeden reddedebilir:

a) Talebin, iade için gerekli şartları taşımaması.

b) Ceza infaz kurumlarında geçirilecek süre dikkate alındığında, iade yoluna başvurulmasının kişi yararı ve kamu yararı arasında açık bir orantısızlığa sebep olması.

c) Türkiye’nin millî güvenliğinin veya uluslararası ilişkilerinin zarar görme ihtimalinin bulunması." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,

Somut olayda, ...'nun Gürcistan yetkili makamından iadesinin yalnızca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2016/150 esas, 2017/92 sayılı kararı yönünden talep edildiği, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2016/150 esas, 2017/92 sayılı kararının infazı amacıyla iade edilen sanığın Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/309 esas sayılı dosyası yönünden yargılanabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için Gürcistan yetkili makamından muvafakat talep edilmesi, bu süreç sonuçlanıncaya kadar hiçbir işlem yapılmayıp durma kararı verilmesi gerekirken sanığın mâhkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Ülkemizin de taraf olduğu Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi'nin (SİDAS), "Hususîlik Kaîdesi" başlıklı 14. maddesi;

"1) İade edilen şahıs iadeden evvel ika ettiği ve iadeye esas olandan başka bir fiilden dolayı takip veya muhakeme edilemeyeceği gibi bir ceza veya emniyet tedbirinin infazı için tevkif edilemez ve kezalik herhangi bir surette hürriyeti kısılamaz.

Aşağıdaki haller müstesnadır.

a) İade eden tarafın buna muvafakat etmesi. Muvafakati istihsal için bir talepte bulunulacak ve buna 12 inci maddede mezkûr belgeler ile iade edilen şahsın suçu mütaallik olarak yaptığı beyanın zaptı eklenecektir. Muvafakat ancak şahsın talep edilmesine sebep olan suçun bizatihi bu Sözleşmeye göre iadeyi icap ettirmesi halinde gösterilir.

b) İade edilen şahsın, nihai olarak serbestisine kavuşmasını takip eden 45 gün zarfında iade edildiği tarafın arazisini elinde imkân olduğu halde terk etmemesi veya terk ettikten sonra buraya geri dönmesi halinde.

2) Bununla beraber iadeyi talep eden taraf, gerek bu şahsı memleketinden çıkarmak gerek-gıyap yoluyla muhakeme usulüne müracaat dâhil olmak üzere- Mevzuatına göre müruruzamanı kesmek gayesiyle lüzumlu göreceği diğer tedbirleri ittihaz edebilir.

3) Suç addolunan fiilin evsafı takibat esnasında değişmişse, iade edilen şahıs hakkında ancak yeniden tavsif edilen suçun unsurları iadeyi icap ettiriyorsa, takibat ve muhakeme yapılabilir."

Şeklindedir.

2. 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu'nun, "Türkiye'nin iade talepleri ve şartları" başlıklı 22. maddesinde;

"(1) Soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılabilmesi ya da verilen mahkûmiyet kararlarının infazı amacıyla yabancı bir ülkede bulunan ve hakkında yakalama emri veya tutuklama kararı verilen kişinin Türkiye’ye iadesi, adlî merciler tarafından istenebilir.

(2) Üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı kişinin iadesi talep edilebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinde bulunulabilmesi için hükmolunan hapis cezasının en az dört ay olması gerekir. İadesi istenen kişinin birden fazla suçu bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin altında olsa dahi birlikte iadeye konu edilebilir.

(3) Merkezî Makam tarafından uygun görülmesi hâlinde talep, yabancı devlete gönderilir. Ancak, aşağıdaki durumlarda Merkezî Makam iade talebini yabancı devlete göndermeden reddedebilir:

a) Talebin, iade için gerekli şartları taşımaması.

b) Ceza infaz kurumlarında geçirilecek süre dikkate alındığında, iade yoluna başvurulmasının kişi yararı ve kamu yararı arasında açık bir orantısızlığa sebep olması.

c) Türkiye’nin millî güvenliğinin veya uluslararası ilişkilerinin zarar görme ihtimalinin bulunması.

(4) Türkiye’ye iadesine karar verilen kişinin üçüncü ülkelerden transit geçişi ve teslim konusunda, uygun olduğu ölçüde 20 nci ve 21 inci maddelerde yer alan hükümler uygulanır."

Denilmektedir.

3. Ülkemiz ile Gürcistan Cumhuriyeti arasında akdedilen ve 04.04.1997 tarihli ve 4244 sayılı Kanunla onaylanıp 24.08.1997 tarihli ve 23090 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 15.01.1998 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın, "Hususilik kuralı ve 3. devlete iade" başlıklı 42. maddesinde;

"1. İade edilen kişi, istenilen Tarafın muvafakatı bulunmaksızın, iadeden evvel işlenen ve iadeye esas olandan başka bir suç için kovuşturulamayacağı, yargılanamayacağı ve hakkındaki bir cezanın infaz edilemeyeceği gibi, teslim tarihinden önceki suçlar sebebiyle üçüncü bir Devlete de teslim edilemez.

2. Aşağıdaki hallerde istenilen Tarafın muvafakatine gerek görülmez:

a) İade edilen kişi, muhakemesinin sonuçlanmasını veya mahkum edilmişse cezasının yerine getirilmesini takip eden 15 gün içinde İsteyen Tarafın ülkesine terketmemiş ise. İade edilen kişinin kendi iradesi dışında sebeplerle isteyen Tarafın ülkesini terket imkansızlığı içinde olduğu müddet, bu sürenin kapsamı dışındadır.

b) İade edilen kişi İsteyen Taraf ülkesini terkettikten sonra bu ülkeye geri dönmüş ise."

Hükümleri yer almaktadır.

4. Sanık hakkında, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2023 tarihli ve 2022/8213 Soruşturma, 2023/1728 Esas sayılı iddianamesi ile "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/309 Esas sırasında devam eden yargılaması esnasında, sanığın savunmasının tespiti amacıyla yakalama kararı çıkartıldığı, bu kararın infazı beklenirken yurt dışında bulunduğu belirlenen sanığın Gürcistan İnterpol birimi tarafından 25.07.2024 tarihinde Artvin-Sarp Sınır Kapısından Ülkemize tesliminin gerçekleştiği, devamında Mahkeme tarafından 24.10.2024 tarihinde sorgusunun yapıldığı ve atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

5. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine göre; başka bir ülke tarafından iade edilen kişinin, hususîlik kuralı gereğince talep eden ülkede yalnızca iade kararına dayanak teşkil eden suç veya suçlardan dolayı soruşturulabileceği, kovuşturulabileceği ya da mahkûm olduğu cezasının infaz edilebileceği, kişi iade edildikten sonra iade kararından önce işlenen ve iade kararına konu olmayan başka bir suçunun veya mahkûmiyetinin bulunduğu anlaşılırsa, bu suç nedeniyle iade eden devletten ayrıca muvafakât alınmadan iade edilen devlette soruşturma veya kovuşturma yapılamayacağı ya da mahkûmiyet hükmünün infaz edilemeyeceği anlaşılmakla; sanığın, Gürcistan Cumhuriyetinden Ülkemize hangi suç/suçlardan iade edildiğinin belirlenmesi, yargılamaya konu eylemi nedeniyle iade edilmediğinin tespiti halinde iade eden devletten bu hususta muvâfakat talep edilip edilmediğinin araştırılması ve bu hususlarla ilgili yazışma ve kararların denetime imkan verecek şekilde dosyaya eklenmesi, bu şekilde yapılan araştırma ve değerlendirme sonucunda yargılamaya ilişkin şartların gerçekleşmediğinin belirlenmesi halinde ise, Sözleşme'nin 14/1-b. maddesinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2023/309 Esas, 2024/811 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması konusundaki 10 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page