top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İhbar Tazminatı

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Muvazaalı Alt İşverenlikte Asıl İşverenin TİS'i Üyelik Bildiriminden İtibaren Uygulanır

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1691 · K. 2026/4301 · T. 11.05.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, elektrik dağıtım şirketinin işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, ilişkinin muvazaalı olduğunu belirterek kıdem, ihbar tazminatı ve toplu iş sözleşmesi alacaklarını istemiştir. Bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp davayı kısmen kabul etmiş, sendika üyeliğinin işverene bildirildiğine dair delil bulunmadığını belirtmesine rağmen TİS alacaklarını yerinde görmüştür. Yargıtay, muvazaa hâlinde işçinin imza tarihinde sendikaya üye olsa bile asıl işverenin TİS'inden ancak üyeliğin bu işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanabileceğini belirtmiş; bildirimin yapılıp yapılmadığı araştırılmadan ücret farkının belirlenmesini hatalı bularak kararı bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Muvazaalı alt işverenlikte işçi, imza tarihinde sendikaya üye olsa bile asıl işverenin TİS'inden ancak üyeliğinin taraf sendikaca bu işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.

Soru: Muvazaalı alt işveren işçisi asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlanır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Şu hâlde davacının söz konusu toplu iş sözleşmesinden ücret zammı yönünden yararlanmaya başlayacağı tarih ancak üyeliğinin işverene bildirim tarihinden itibaren olabilecektir.”

“gerçek işveren olan asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi; ancak taraf sendika üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1521 E., 2025/1984 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/86 E., 2022/44 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.05.2001-31.12.2015 elektrik arıza onarım elemanı olarak ...Dağıtım AŞ'nin (...) asıl işveren olduğu işyerinde dava dışı yüklenici şirket işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin bir çok dava dışı yüklenici Şirket tarafından yenilendiğini ancak aynı yerde ve aynı işi yapmaya devam ettiğini, emir ve talimatları davalıdan aldığını, davacının yaptığı işin alt işverene verilebilecek bir iş olmadığını, davacının esasen davalının çalışanı olduğunu, davacının ... Sendikasına üye olduğunu, işyerinde fazla çalışma yaparak çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, aynı işi yapan kadrolu çalışanlara nazaran daha az ücret aldığını, bu nedenle eksik ödenen ücret alacağının bulunduğunu, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ilave tediye, ücret farkı, sosyal yadım alacağı, ikramiye alacağı, iş güçlüğü tazminatı (iş riski primi), gıda yardımı, elektrik yardımı ve yemek yardımı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın kısmi alacak davası olarak açılamayacağını, davacının çalışma şartlarına ilişkin iddiaları ile ücret farkına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının nezdinde çalıştığı yüklenici firmalar ile davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı ... Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri Anonim Şirketinin (... ... AŞ) 2013 yılı Mayıs ayında kurulduğunu, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını, muvazaa tespiti içeren müfettiş raporunun gerçeği yansıtmadığını, mevzuata uygun ihale yapılıp hizmet alımı yapıldığını, sorumluluğun hizmet satın alınan yüklenici firmalarda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından; davacının davalı işverenler nezdinde 03.01.2003-31.12.2015 tarihleri arasında 12... ay 28 gün çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı, karşılığının ödenmediği, kullandırılmayan yıllık izinleri ile ödenmeyen fark ücret ile toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal yargı kararları ile İş Teftiş Kurulunun 10.05.2015 tarihli tespit raporunun yerinde olduğu yönündeki kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi Başkanlığının 30.04.2013 tarihli, 2013/8020 Esas, 2013/9274 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği hususu dikkate alındığında davacının davalı ... bünyesinde işe başladığı tarihten itibaren bu şirketin işçisi olduğu, davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, dava konusu alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, dosya kapsamında davacının sendikaya üyelik bildiriminin davalı işverene tebliğ edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı, davacının toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklarının kabulü yönünde İlk Derece Mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izne hak kazandığı ancak bu alacaklar hesaplanırken çalışma süresinin hatalı hesaplandığı gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;

1. Alacakların zamanaşımına uğradığını,

2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,

3. Davacının fiilen çalıştığı dava dışı alt işveren şirketler ile davalı ... arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğundan, bu ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, ...'ın dava konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığını,

4. Davacının davalı...... AŞ'de çalışması bulunmadığından müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu,

5. Davacının çalışma süresinin hatalı tespit edildiğini,

6. 2011 yılında verilen muvazaa kararının davacının tüm çalışma dönemine uygulanamayacağını her dönemin ayrı ayrı irdelenmesi gerektiğini,

7. Eksik inceleme ile karar verildiğini,

8. Davanın dava dışı Şirketlere ihbar edilmediğini, eksik bilgi ve belgelerle hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını,

9. Ücret tespitinin hatalı olduğunu, davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği tarih belirlenmeden, sendika üyelik tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi zamlarının uygulanmasının hatalı olduğunu,

10. Fazla çalışma ücretinin tespitinde tanık beyanlarının tüm döneme hasredilmesinin hatalı olduğunu, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, çelişkili tanık beyanlarına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, ispatlanamayan bu alacak talebinin reddi gerektiğini,

11. Davacının müvekkili Şirketteki kadrolu işçilerle aynı maaşı alması mümkün olmadığından ücret farkı talebinin reddi gerektiğini,

12. Davacı belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,

13. Davacının çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

14. Davacı, müvekkili ... işçisi olmadığından müvekkilinin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını,

15. Davacının iş güçlüğü tazminatı, ilave tediye, sosyal yardım, ikramiye, elektrik yardımı ve yemek yardımı ve gıda yardımı alacaklarına hak kazanamayacağını, alacakların eksik incelemeyle ve hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.

16. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Taraflar arasında davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, toplu iş sözleşmesinin art etkisi bulunup bulunmadığı, davacının fazla çalışma, fark ücret ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, zamanaşımı, husumet, muvazaa, alacakların ispat ve hesaplanması, ücret tespiti, hükmedilen faize ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6356 sayılı Sendikalar ve ... Kanunu'nun "Toplu iş sözleşmesinden yararlanma" başlıklı 39.maddesinin ilgili bölümü şu şekildedir:

"(1) Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır.

(2) Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.

(3) Toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır.

(4) Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. (İptal dördüncü cümle:Anayasa Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli ve E.:2020/57; K.:2020/83 sayılı Kararı ile)

..."

Somut uyuşmazlıkta, davalı ... ile ... Sendikası arasında bağıtlanan 17.10.2011 imza tarihli ve 01.03.2011-28.02.2013 yürürlük süreli 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi, 11.10.2013 imza tarihli ve 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nden davacının yararlanabileceği kabul edilerek hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmıştır. Ne var ki varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Elektrik dağıtım hizmetini üstlenen ... Dağıtım AŞ'nin (...) özelleştirme programına alınması sonucunda ..., 28.05.2013 tarihinde ...Perakende Satış AŞ ve ... olarak özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yükleniciler tarafından kurulan ...... AŞ’ye ayrı ayrı işletme hakkı devir sözleşmesi ile devredilmiş olup bu kapsamda işletme hakkının %100 hissesi ... ... AŞ'ye ait hâle gelmiştir.

Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğinden, bu dönem için kayden alt işveren işçisi olan davacının ... işçisi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının bu dönem için hesaplamalara esas alınacak ücretinin ve ücrete bağlı diğer haklarının davalı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre ve bu toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin sonuna kadar (28.02.2015) belirlenmesi gerekir.

Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve 2022/13480 Esas, 2022/12661 Karar sayılı kararında, muvazaanın varlığı durumunda işçinin gerçek işveren tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları şu şekilde açıklanmıştır:

"...

Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi asıl alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının ya da geçerli olarak kurulmadığının ve işçinin çalışma süresinin en başından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun belirlendiği durumlarda; işçi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde yetkili sendikaya üye olsa da gerçek işveren olan asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi; ancak taraf sendika üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür. ..."

Davacı 05.11.2012 tarihinde ... Sendikasına üye olmuştur. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının ya da geçerli olarak kurulmadığının ve işçinin çalışma süresinin en başından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun belirlendiği durumlarda; işçi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde yetkili sendikaya üye olsa da gerçek işveren olan asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi; ancak taraf sendika üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür. Somut uyuşmazlık dönemi için davacının 05.11.2012 tarihinde gerçekleşen sendika üyeliğinin, toplu iş sözleşmesinin tarafı Sendika tarafından davalı ...'a bildirilip bildirilmediği belli olmadığı gibi bu hususun araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Şu hâlde davacının söz konusu toplu iş sözleşmesinden ücret zammı yönünden yararlanmaya başlayacağı tarih ancak üyeliğinin işverene bildirim tarihinden itibaren olabilecektir. Bu husus araştırılarak sonucuna göre, davacının hesaplamalara esas ücretinin dönemsel olarak tespiti ile ücret farkı talebi yeniden değerlendirilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

İhbar Tazminatı konusundaki 26 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page