top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İhbar Tazminatı

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Özelleştirme Sonrası Geçerli Alt İşverenlikte Asıl İşverenin TİS'inden Yararlanılamaz

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/831 · K. 2026/4332 · T. 11.05.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, elektrik dağıtım şirketinin alt işverenlerinde ve özelleştirme sonrası diğer davalı şirkette çalıştığını, muvazaa nedeniyle asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklarını istemiştir. İlk derece mahkemesi feshi haklı bulup kıdem ve ihbar tazminatını reddetmiş, diğer alacakları kısmen kabul etmiş; istinaf başvuruları reddedilmiştir. Yargıtay, muvazaanın kesin hükümle sabit olduğu özelleştirme öncesi dönemde bu TİS'ten üyeliğin asıl işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanılabileceğini, 6446 sayılı Kanun'a uygun özelleştirme sonrası alt işverenliğin ise muvazaalı olmadığını belirtmiştir. İlave tediyeye yasal faiz uygulanması gerektiğinden de karar bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Özelleştirme sonrası 6446 sayılı Kanun'a uygun kurulan alt işverenlik somut olayda muvazaalı olmadığından işçi asıl işverenin TİS'inden yararlanamaz; önceki muvazaalı dönemde yararlanma üyelik bildirimiyle başlar.

Soru: Özelleştirme sonrası muvazaasız alt işverende çalışan işçi asıl işverenin TİS'inden yararlanır mı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Yapılan açıklamalara göre, özelleştirme sonrası davalılar arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli olup muvazaalı değildir.”

“Mahkemece hüküm altına alınan ilave tediye alacağına yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde en yüksek işletme kredisi faiziyle tahsiline yönelik hüküm kurulması hatalı olup ayrı bir bozma sebebidir.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1902 E., 2025/2208 K..

:

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.01.2011 yılından itibaren davalı ... AŞ'nin (...) alt işverenliklerinde endeks okuma elemanı olarak çalıştığını, 01.08.2013 tarihinden itibaren ise davalı ... ... Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ (... ... AŞ) nezdinde çalıştığını, bu dönemlerde davacının kesintisiz olarak çalıştığını, hep aynı işi yaptığını, Çalışma ve ... Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü Müfettişliğince düzenlenen inceleme raporu ile ... alt işverenlerinin kanuna aykırı ve muvazaalı olarak oluşturulduğuna, alt işverenlik işçilerinin en baştan beri ... işçisi sayılmalarına karar verildiğini, davacının Türkiye ..., ... ve ... Sendikası (...) üyesi olduğunu, davacı yönünden ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekirken işçinin aleyhine olan ... ... AŞ'nin taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığını ileri sürerek davalı ... ile ... sendikası arasında imzalanan 14. ve 15. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri gereğince ödenmeyen ya da eksik ödenen ilave tediye, ücret farkı, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü tazminatı, giyim, gıda, elektrik, yol, doğum, evlenme yardımı ile hizmet teşvik primi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin davacının 21.01.2011-30.03.2016 tarihleri arasında endeks okuma elemanı olarak 08.00-20.00 saatleri arasında haftanın 7 günü ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, çalışmalarının zamlı karşılıklarının ödenmediğini, müvekkilinin en son net 2.200,00 TL ücretle çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ilave tediye, ikramiye, sosyal yardım, iş güçlüğü tazminatı, bakım tazminatı ve cumartesi çalışma zammı alacaklarının davalı ... ... AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, yüklenici firmalar ile davalı ... arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının yüklenici firma isçisi olduğunu, iddia edildiği gibi muvazaalı devir olmadığını, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07.01.2013 tarihli kararı ile müvekkili Şirket hisselerinin tamamının ...... ortak girişimine satılmasına karar verildiğini, satış işleminin 28.05.2013 tarihinde tamamlandığını, davacının çalıştığı işyerinin özel sektöre ait olduğunu, davacının özelleştirme öncesinde işleri bütünüyle devrettiği yüklenici firma bünyesinde, özelleştirme sonrasında da %100 hisse sahibi olan davalı ... ... AŞ nezdinde çalışmaya devam ettiğini savunarak öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle davanın reddini aksi kanaat hâlinde esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılardan ... bünyesinde değişen alt işverenler bünyesinde çalıştığı, 01.08.2013 tarihinden itibaren ise davalı ... ... AŞ nezdinde çalıştığı, hizmet süresinin 21.01.2011-30.03.2016 tarihleri arasında olduğu, davacının sendikaya üye olduğunun 11.04.2013 tarihi itibarıyla işverene bildirildiği, bu tarihten itibaren davacının sendikal alacaklardan yararlanması gerektiği, tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve disiplin kurulu kararı göz önüne alındığında davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiği, davalı ...'ın özelleştirilme öncesinde alt işveren adı altında dava dışı Şirketlerle kurduğu ilişki muvazaalı olduğundan davacının başından itibaren ... işçisi olarak kabulü gerektiği, hizmet süresi dikkate alınarak yapılan ilave tediye alacağına hak kazandığı, aynı zamanda sendika üyesi olması ve üyeliğin iş verene bildirilmesi nedeniyle 27.08.2020 tarihli ek raporda hesaplanan sendikal alacaklara hak kazandığı, ispat edilemeyen cumartesi çalışma alacağı, hizmet teşvik primi, doğum, evlenme, ölüm yardımı ve bakım tazminatı taleplerinin reddi gerektiği, işçilik alacaklarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesine usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalının tek yanlı hazırladığı disiplin kurul kararına itibar edilemeyeceğini, davalı tarafından başkaca somut delillerin sunulmadığını, yeterli şekilde araştırma yapılmadığını, davacının savunmasına değer verilmediğini, feshin ölçülü olmadığını, son çare ilkesinin gözetilmediğini, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini,

b. Cumartesi çalışma zammı alacağının reddinin hatalı olduğunu, tanıklar yeniden dinlenerek çalışma şartlarının sorulması gerektiğine dair taleplerinin görmezden gelindiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;

a. Zamanaşımı itirazlarının gözetilmediğini,

b. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, asıl ve birleşen davada her bir dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken usule aykırı karar verildiğini,

c. Muvazaa kabulünün hatalı olduğunu,

ç. Müvekkili ... ile davacının çalıştığı alt işverenler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davanın ... yönünden husumetten reddi gerektiğini, ... ... AŞ’nin ise 01.08.2013 öncesi alacaklardan sorumlu olmayacağını, kendi döneminin tüm alacaklarının davacıya ödendiğini,

d. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini,

e. Davacının çalıştığı dava dışı yüklenici firmalardan özlük dosya bilgilerinin temin edilerek sonuca gidilmesi gerektiğini,

f. Müvekkili ...‘ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davalı ... ... AŞ’nin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin esas alınması gerektiğini, müvekkili ... ... AŞ'nin ... Sendikasıyla imzaladığı toplu iş sözleşmesinde bu davaya konu ikramiye, sosyal yardım alacakları dışındaki hiçbir alacağın düzenlenmediğini, Mahkemece müvekkili ... ... AŞ'nin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapılmadığından hükmün bozulması gerektiğini,

g. Davacının karşılığı ödenmeyen izin ücreti kalmadığından talebin reddi gerektiğini,

h. Müvekkili Şirket bünyesinde çalışan işçilerin gerek özel sınavlarla gerek belli ... ve sertifikalarla kurumda çalışmaya devam etme hakkı kazandıklarını, davacının, gerek nitelik bakımından, gerekse iş sözleşmesinin yüklenici firmalarla yapılması bakımından müvekkili Şirketteki kadrolu işçilerle aynı maaşı alması yönünde kurulan hükmün haklı sebebe dayanmadığını,

ı. Müvekkili Şirket ile davacı arasında herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince ilave tediyeye hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

i. Mahkemece tesis edilen hükümde faiz türü ve başlangıç tarihinde hatalı değerlendirme yapıldığını, kabul edildiğinin aksine dava konusu alacaklara ancak dava ve ıslah tarihi itibarıyla yasal faiz işletilebileceğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, asıl işveren alt işveren ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, davacının ...'ın toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacaklardan davalıların sorumlu olup olmadığı, zamanaşımı, husumet, alacakların hesap dönemi, faiz türü ve başlangıç tarihi hususlarına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Elektrik dağıtım hizmetini üstlenen ...Dağıtım AŞ'nin (...) özelleştirme programına alınması sonucunda ..., 28.05.2013 tarihinde ... Perakende Satış AŞ (....) ve ... olarak özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yükleniciler tarafından kurulan ... ... AŞ’ye ayrı ayrı işletme hakkı devir sözleşmesi ile devredilmiş olup bu kapsamda işletme hakkının %100 hissesi ... ... AŞ'ye ait hâle gelmiştir.

Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğinden, bu dönem için davacının ... işçisi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının bu dönem için hesaplamalara esas alınacak ücretinin ve ücrete bağlı diğer haklarının davacının sendika üyeliğinin davalı ...'a bildirildiği tarihten itibaren davalı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir.

Davacının 01.08.2013 tarihinden itibaren ... ... AŞ'de çalıştığı sürenin ise ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. 4628 sayılı ... Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesine 09.07.2008 tarihli ve 5784 Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkra; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hallerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler” şeklindedir. Bu hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile; lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 48. maddesine göre de, lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Hizmet ise dağıtım faaliyeti kapsamında; arıza giderme, endeks okuma, kesme-bağlama, sayaç sökme-takma, ihbarname dağıtma, kaçak tarama, proje, hukuk, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki ..., fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri ifade eder.

..., 6446 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre lisans sahibi tüzel kişi olarak lisans kapsamındaki faaliyetlerle ilgili hizmet alımı yapmaktadır. ...’ın dağıtım faaliyeti kapsamında ihale yoluyla gördürdüğü işler arasında yukarıda ifade edildiği üzere arıza giderme, endeks okuma, kesme bağlama, sayaç sökme takma, bakım onarım işleri bulunmaktadır. ... ... AŞ'de sözü edilen ihaleler kapsamında yasal düzenlemelere uygun şekilde iş üstlenmektedir.

Dosya kapsamından 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, davacı işçinin ihale ile verilen işler kapsamında elektrik arıza, bakım, onarım işlerinde çalıştırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar özelleştirme öncesi, davalı ... ile dava dışı şirketler arasındaki ilişki kesinleşen yargı kararlarına göre muvazaalı ise de, özelleştirme sonrası davalı ... ile davalı ... ... AŞ arasında yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır.

Yapılan açıklamalara göre, özelleştirme sonrası davalılar arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli olup muvazaalı değildir. Bu itibarla davacının ... ... AŞ'de çalışmaya başladığı 01.08.2013 tarihi itibarıyla ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunmamaktadır.

Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve 2022/13480 Esas, 2022/12661 Karar sayılı kararında muvazaanın varlığı durumunda işçinin gerçek işveren tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları şu şekilde açıklanmıştır:"... Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi asıl alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının ya da geçerli olarak kurulmadığının ve işçinin çalışma süresinin en başından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun belirlendiği durumlarda; işçi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde yetkili sendikaya üye olsa da gerçek işveren olan asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi; ancak taraf sendika üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür..." Buna göre 01.08.2013 tarihine kadar olan dönem için, davacının ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sendika üyeliğinin ...'a bildirildiği 11.04.2013 tarihinden itibaren yararlanabileceği kabul edilerek hesaplamaların yapılması gerekir.

01.08.2013 tarihinden sonraya ilişkin uyuşmazlık dönemi bakımından ise davacının ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir. Sözü edilen dönem için davacı işçinin davalı ... ... AŞ'de çalıştığı sürede, bu davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlanabilmesi 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesine göre; toplu iş sözleşmelerinin imzalandığı tarihte taraf sendikaya üye olması durumunda yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üyelik hâlinde üyeliğinin taraf işçi sendikasınca davalı ... ... AŞ'ye bildirildiği tarihten ya da dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebi bulunmakta ise talep tarihinden itibaren mümkündür.

İlk Derece Mahkemesince belirtilen hususlara göre yeniden değerlendirme yapılmalı ve sonucuna göre davacının dava konusu ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.

3. İlave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun İkinci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'da düzenlenen bir alacak olup bu alacağa uygulanması gereken faiz oranı yasal faizdir. Mahkemece hüküm altına alınan ilave tediye alacağına yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde en yüksek işletme kredisi faiziyle tahsiline yönelik hüküm kurulması hatalı olup ayrı bir bozma sebebidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

İhbar Tazminatı konusundaki 26 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page