top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Toplu İş Sözleşmesi Farkları Üyeliğin İşverene Bildirildiği Tarihten İtibaren Hesaplandı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/5531 · K. 2026/4191 · T. 30.04.2026

Karar Özeti

Muvazaa iddiasıyla davalı idareye karşı dava açan davacı, toplu iş sözleşmesinden doğan ücret, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil farkı ile diğer alacaklarını talep etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önceki bozmada, arabuluculuk son tutanağından sonra muaccel olan dönem için davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini ve işçinin toplu iş sözleşmesinden üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanacağının gözetilmesini istemiştir. Davalının muvazaa itirazını yineleyen temyizi üzerine Daire, kararın bozmaya uygun olduğunu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini belirterek kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Arabuluculuk son tutanağından sonra muaccel olan alacaklar için dava şartı gerçekleşmiş sayılmamış, işçinin toplu iş sözleşmesinden üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanacağı kabul edilmiştir.

Soru: Sendikaya üye olan işçi toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlanır?

Sonuç: Bozmaya uyularak verilen ilk derece mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden ancak sendika üyeliğinin işverene bildirdiği tarihten itibaren yararlanabileceği dikkate alınarak”

“arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel hâle gelen talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2025/117 E., 2025/619 K.

DAVA TARİHİ: 28.05.2019

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde numune alma ve hazırlama elemanı olarak 01.02.2011 tarihinden beri çalıştığını, davalı ile dava dışı firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, muvazaa davasının Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2015/206 Esas sayılı dosyasında kabul edildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini, davacının 19.06.2015 tarihine kadar olan ücret farkı ve ilave tediye alacağının hüküm altına alınıp kesinleştiğini, 20.06.2015-01.12.2016 tarihine kadar olan ücret farkı ve ilave tediyenin hüküm altına alınıp kesinleştiğini, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini belirterek 01.02.2016-31.12.2018 tarihleri arasına ilişkin ücret farkı, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil farkı, yıllık ücretli izin farkı alacakları ile sendikal hakların (kira ve aydınlatma yardımı, denge ödeneğim üretim primi, iş riski primi, vardiya zammı, vasıta yardımı, sosyal yardım ve ikramiye alacağı) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; İdarenin ana faaliyet alanının bor ve türevi cevherlerin çıkarılıp üretilerek satışa hazır hâle getirilmesi olduğunu, bu kapsamda üretim faaliyetine ait olmayan ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan işlerin ihale ile dışarıdan satın alındığını, böylece asıl işin üretim faaliyetlerini oluşturan kimyasal ve metalurjik süreçler kapsamında olmayan ve doğrudan üretimle ilişkisi bulunmayan yardımcı işlerin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi gereğince asıl işveren alt işveren ilişkisine konu edildiğini, şirketler ile Kurum arasında muvazaaya dayalı bir ilişki bulunmadığını, davacının Temizlik ve Hammadde Hazırlama İşçiliği Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme kapsamında ihaleyi üstlenen değişik şirketler bünyesinde görev yaptığını, ihale konusu işin dışında bir işte çalıştırılmadığını, davacının çalıştığı şirketlerin değişmesinin muvazaanın emaresi olarak gösterilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli kararı ile; toplanan deliller, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2015/206 Esas, 2016/175 Karar, Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2022/319 Esas, 2022/990 Karar (eski 2016/1559 Esas, 2017/841 Karar) sayılı kesinleşmiş dosyaları, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/1544 Esas, 2022/14372 Karar sayılı kararında belirtilen hususlar, davacının kesinleşmiş dosyalardan sonra da aynı işi yapmaya devam etmesi dikkate alındığında ... Bor İşletme Müdürlüğü ile alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu, davacının başlangıçtan itibaren davalı İdare işçisi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının 18.01.2016 tarihinden itibaren sendikaya üye olduğu, üyeliğe ilişkin bildirimin davalı ... Müdürlüğe 19.12.2016 tarihinde tebliğ olunduğu anlaşılmakla üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren davacının 18.01.2016-31.12.2018 arası dönem yönünden yürürlükte bulunan 26... . Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uyarınca 28.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilen dava konusu alacaklara hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 08.10.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel hâle gelen talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi; ayrıca davacının, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden ancak sendika üyeliğinin işverene bildirdiği tarihten itibaren yararlanabileceği dikkate alınarak fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden 2016/Nisan-2016/Eylül dönemleri için hesaplama yapılması ve söz konusu alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki alacaklar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş, davacının fark ücret alacağı ise davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği tarihten sonrası için hesaplanıp hüküm altına alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının çalıştığı hizmet alım işinin üretimi aksatmayacak durumda olan yardımcı bir iş olduğunu, somut olayda muvazaa bulunmadığını,

2. Keşif yapılarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartı ile fark alacakların hesabına ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti Konusundaki 5 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page