Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Alt İşveren ve Muvazaa
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Üyelikten Önce Yapılan Sendika Bildirimiyle Toplu İş Sözleşmesinden Yararlanılamaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1680 · K. 2026/4337 · T. 11.05.2026
Karar Özeti
Belediye şirketinde çalışan davacı işçi, sendikası ile davalılar arasındaki toplu iş sözleşmesinin uygulanmadığını ileri sürerek ücret farkı ve sosyal yardım alacakları istemiştir. İlk Derece Mahkemesi alacakları arabuluculuk son tutanak tarihiyle sınırlı hesaplamış, Bölge Adliye Mahkemesi ise işçinin sendika üyelik tarihini esas almıştır. Yargıtay, 30.06.2020 sonrası için 6356 sayılı Kanun'daki şartların arandığını, üyelik gerçekleşmeden yapılan bildirimin geçersiz olduğunu ve arabuluculuk son tutanağından önce geçerli bir üyelik bildirimi bulunmadığını belirtmiştir. Bu nedenle o tarih itibarıyla toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Sendika üyeliği gerçekleşmeden işverene yapılan üyelik bildirimi geçersizdir; somut olayda arabuluculuk son tutanağından önce geçerli bildirim bulunmadığından toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları oluşmamıştır.
Soru: Sendika üyeliğinden önce işverene yapılan üyelik bildirimi geçerli midir?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/1680
- Karar No2026/4337
- Karar Tarihi11.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 39
- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname m. Geçici 24
Kararın Önemli Bölümleri
“Zira sendika üyeliği henüz gerçekleşmeden daha önceki bir tarihte üyelik bildirimi yapılmış olup söz konusu 28.07.2020 tarihli bildirim geçersizdir.”
“Söz konusu hükme göre işçi, imza tarihinde sendika üyesi ise geriye etkili bir toplu iş sözleşmesinden yürürlük tarihinden itibaren yararlanır.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/301 E., 2025/3026 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mihalıççık Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2024/22 E., 2024/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Belediye Başkanlığı Personel Ltd. Şti. (Şirket) ile davalı ... Belediye Başkanlığı (Belediye) bünyesinde ekip sorumlusu olarak çalıştığını, vasıflı eleman olarak işe alınmasına rağmen 2019 Ocak ayından itibaren maaşlarında ve sosyal haklarında tek taraflı bir düşüş yaşandığını, 2019 yılında yerel seçimlerden sonra yönetiminin değişmesi ile müvekkilinin görev tanımının tek taraflı olarak beden işçisine dönüştürüldüğünü, ücretinin asgari ücrete düşürüldüğünü, davacının bağlı olduğu sendika ile davalılar arasında 01.01.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 25.02.2019 tarihinde toplu iş sözleşmesi imzalandığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin de uygulanmadığını ileri sürerek müvekkilinin en son tespit edilecek olan gerçek brüt maaşı üzerinden ücret zamları dâhil bakiye aylık ücret alacağı, toplu iş sözleşmesi kaynaklı sosyal yardım alacakları, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin davalı Şirket ile yapıldığını, davalı ... ile sözleşmesel bir bağ bulunmadığını, davanın davalı ...'ye yöneltilmesinin hatalı olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, Hizmet İş Sendikası ile yapılan toplu iş sözleşmesinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında Bakanlıkça yayımlanan ve tüm belediyeler için bağlayıcı olan toplu iş sözleşmesine aykırı olduğunu, sözleşmeyi Şirket ve Belediye adına imzalayan şahsın temsil yetkisi bulunmadığını, davacının tüm alacaklarının ve sosyal haklarının eksiksiz şekilde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kaldırma kararı üzerine, kaldırma kararında belirtilen hususlara riayet edilerek davacının alacak miktarının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, ek raporda arabuluculuk son tutanak tarihi ile sınırlandırılarak yapılan hesaplamalara dosyaya uygun olması nedeniyle itibar edildiği, arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasında kalan dönem için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden, bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirket tarafından açılan ve bekletici mesele yapılması talep edilen davada 25.02.2019 tarihli toplu iş sözleşmesinin geçersizliğinin tespitinin talep edildiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz süreci sonrası onanarak kesinleştiği, toplu iş sözleşmesinin geçerli olduğu, somut olayda davacının 696 sayılı KHK ile kamu işçiliğine geçişi sırasında davalı Şirket ile davacı arasında iş sözleşmesi imzalanmadığı, davacının da aralarında olduğu işçilerin üyeliklerinin davalı Şirkete 28.07.2020 tarihinde bildirildiği, ancak davacının üyelik tarihinin 21.08.2020 olduğu, dolayısıyla üye olduğu tarihten itibaren alacakların belirlenmesi gerektiği, hükme esas alınan son bilirkişi raporu dikkate alınarak alacakların yeniden belirlendiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının sendikaya üyelik bildiriminin davadan önce yapılmadığını, üye olduğu tarih itibarıyla toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı kabulünün hatalı olduğunu, 26.11.2020 tarihli üye bildirim belgesinde davacının isminin yazılı olduğunu, bu tarihin esas alınabileceğini, henüz davacının üyeliğinin kabul edilmediği bir tarihte yapılan bildirimin yok hükmünde olduğunu, muhtemel üyelik bildirimlerine yasal geçerlilik tanınmadığını, bu hâlde dava tarihinden önce davacının sendika üyeliğine ilişkin bildirim dahi yapılmadığının resmî kayıtlar ve sendika yazıları ile sabit olduğunu,
2. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığını, rapor alınması yerine bilirkişi raporuna atıf yaparak rapor üzerinden resen hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
3. Yargılamada alınan bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların da isabetsiz olduğunu, itirazlarının gözetilmediğini, bilirkişi raporunda davacının ücretini asgari ücretin %30 fazlası olarak esas alındığını ancak davacının ücretinin bu şekilde belirlendiğine dair herhangi bir sözleşme bulunmadığını,
4. Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf sebeplerinin ve delillerinin tartışılmadığını, kararın yeterli gerekçeyi taşımadığını, kararda takas mahsup definin dikkate alınmadığını, bu yönde inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu,
5. Her ne kadar Hizmet İş Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmişse de bu sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu, kararda davalıların aleyhine olan sair hususlara itiraz ettiklerini, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ücret miktarı, davacının sendika üyelik tarihi ve üyeliğinin davalı işverene bildirim tarihine göre toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları bulunup bulunmadığı ile dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.
Belediye şirketlerinde işçi statüsüne geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer malî ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki şirketlerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer malî ve sosyal haklardan fazla olamaz. Şirketlerde işçi statüsüne geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından işçi statüsüne geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki şirketlerde alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer malî ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki şirketlerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 24. maddesinin ve bu KHK gereğince 30.06.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 30.06.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan, gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır. Bu nedenle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. Maddesi Uyarınca İşçi Statüsüne Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteakip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir. Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.07.2020 tarihi olmalıdır.
Belirtmek gerekir ki 375 sayılı KHK’nın 24. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin sendika üyeliği şartı aranmaksızın yararlandıkları toplu iş sözleşmesinin süresi 30.06.2020 tarihinde sona erdiğinden, bu tarihten sonra 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında işveren ile yetkili sendika arasındaki toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için bu Kanun'un 39. maddesinde öngörülen şartların da gerçekleşmesi gerekmektedir. Söz konusu hükme göre işçi, imza tarihinde sendika üyesi ise geriye etkili bir toplu iş sözleşmesinden yürürlük tarihinden itibaren yararlanır. İşçi imza tarihinde sendika üyesi olmakla birlikte üyelik tarihi, yürürlük tarihinden sonraki bir tarih ise bu durumda yararlanmanın başlangıcı ancak üyelik tarihi olabilir. Toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde sendika üyesi olan işçinin sendika üyeliğinin, toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi içinde sona ermesi ve işçinin aynı toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi içinde yeniden sendikaya üye olması da söz konusu olabilir.
Yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapıldığında; davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. Maddesi Uyarınca İşçi Statüsüne Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nin sona erdiği 30.06.2020 tarihine kadar anılan sözleşmeden yararlandırılması isabetlidir. 01.07.2020 tarihinden sonraki dönem bakımından ise davacının 25.02.2019 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir. Somut olayda arabuluculuk süreci sonrası tarafların anlaşamaması üzerine düzenlenen son tutanak tarihi 19.10.2020, dava tarihi 09.11.2020 tarihidir. Davacının sendika üyeliğinin Hizmet İş Sendikası tarafından davalı Şirkete bildirildiği 28.07.2020 tarihli üye listesinde davacının sendika üyelik tarihinin 21.08.2020 olduğu görülmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu nedenle dava konusu alacak kalemleri üye olduğu tarihten itibaren hesaplanmış ise de bu kabul yerinde değildir. Zira sendika üyeliği henüz gerçekleşmeden daha önceki bir tarihte üyelik bildirimi yapılmış olup söz konusu 28.07.2020 tarihli bildirim geçersizdir. Davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan 26.11.2020 tarihli, davacı işçinin de üyelik tarihinin yer aldığı üyelik bildirimi geçerli olup, buna göre 19.10.2020 tarihinde düzenlenen arabuluculuk son tutanak tarihinden önce yapılan bir sendika üyelik bildirimi bulunmamaktadır. Dolayısıyla arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla 25.02.2019 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları oluşmamıştır. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 17.12.2025
Alt İşveren İşçisinin Muvazaa ve TİS Tespiti Davasında Hukuki Yarar Yok: Eda Davası Gerekir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/682 · K. 2025/821
Tespit davasıyla istenen koruma, muvazaanın tespit edileceği ve toplu iş sözleşmesi alacaklarının istendiği bir eda davasıyla tamamen sağlanabiliyorsa tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.
Direnme Uygun Bulundu Alt İşveren ve Muvazaa
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
KHK ile Kadroya Geçen İşçi İşyerindeki TİS'ten En Erken 1 Kasım 2020'de Yararlanabilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4364 · K. 2026/4862
Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler, kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden en erken 01.11.2020 tarihinden itibaren yararlanabilir.
Bozma Alt İşveren ve Muvazaa
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
Kadroya Geçişte Asgari Ücretin %60 Fazlası Kaydı Her Ay Uygulanır mı?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/6496 · K. 2026/4898
Onanan istinaf kararına göre somut olayda, kadroya geçiş sözleşmesindeki 'brüt asgari ücretin %60 fazlası' hükmü geçiş anındaki ücreti belirler; her ay bu oranda ödeme yapılacağı anlamına gelmez.
Onama Alt İşveren ve Muvazaa
Hukuk Genel Kurulu 03.07.2024
Hafta Tatilinde Çalışıp Yerine İzin Kullanmayan İşçiye TİS Gereği İki Ek Yevmiye
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/977 · K. 2024/364
Somut toplu iş sözleşmesinde çalışılan hafta tatili için toplam iki yevmiye öngörülse de hafta içi izin verilmeden yedi gün çalıştırılan işçiye aylık ücrete ek olarak iki yevmiye ödenmelidir.
Direnme Uygun Bulundu Alt İşveren ve Muvazaa
Alt İşveren ve Muvazaa konusundaki 26 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Arabuluculuk Süreleri Hesaplama
- Arabuluculuk Ücreti Hesaplama
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.