top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Hukuka Aykırı Delil ve Ses Kaydı

Yargıtay 8. CD Onama Ceza Hukuku

Uyuşturucu Ticaretinde Tutanağı İmzalayanların Dinlenmemesi Sonuca Etkili Görülmedi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/3211 · K. 2026/9809 · T. 02.07.2026

Karar Özeti

Uyuşturucu getirecekleri yönünde bilgi bulunan iki sanık, içinde bulundukları araçta ele geçen maddeler nedeniyle uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm edilmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Müdafilerden biri, aracın arama kararı ve rıza olmadan arandığını, tutanağı imzalayanların dinlenmediğini savunmuştur. Yargıtay, araçta yapılan aramanın usul ve kanuna uygun olduğunu, olay tutanağı ve dosya içeriği karşısında tutanağı imzalayanların dinlenmesinin CMK'nın 206/2-b maddesi uyarınca karara etkisi bulunmadığını belirtmiştir. Maddenin niteliği, kişisel kullanım sınırını aşan miktarı, paket sayısı ve uzmanlık raporu karşısında ticaret kabulünü isabetli bularak hükümleri onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Olay tutanağı ve dosya içeriği karşısında tutanağı imzalayanların dinlenmesinin CMK'nın 206/2-b maddesi uyarınca karara etkisi bulunmadığı kabul edilerek eksik inceleme iddiası yerinde görülmemiştir.

Soru: Olay tutanağını imzalayanlar tanık olarak dinlenmezse uyuşturucu ticareti hükmü bozulur mu?

Sonuç: Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri esastan reddedilerek hükümler onandı, salıverilme talepleri reddedildi.

Kararın Önemli Bölümleri

“olay tutanağı ve dosya içeriği dikkate alındığında tutanak mümzilerinin dinlenmelerinin 5271 sayılı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca karara bir etkisinin olmadığı”

“sanıkların bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucunun niteliği, miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, paket sayısı, uzmanlık raporu”

Kararın Tam Metni

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/3043 E., 2024/2299 K.

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/234 Esas, 2024/359 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4, 53 ve sanık ... yönünden ayrıca 58. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2024/3043 Esas, 2024/2299 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri

Atılı suç yönünden hiçbir delil bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, ele geçen miktarın kullanım sınırları içerisinde kaldığına, sanıkta ele geçen maddenin kalitesinin düşük olduğuna, parmak izi incelemesi yapılmadığına ve ele geçen maddenin içerisinde bulunan uyuşturucu miktarının belirlenmediğine ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri

Sanığın kaba üst yoklamasında herhangi bir suç unsuru olmadığı halde aracının arama kararı olmaksızın arandığına, kolluk savunmasında aramaya rızası olduğu belirtilmiş ise de sanığın üstünün ve aracının aranmasına ve el koymaya ilişkin rızasının bulunmadığına, elde edilen delilin hukuka aykırı olması nedeniyle hükme esas alınamayacağına, tutanak mümzilerinin hukuka aykırı deliller yönünden dinlenmemeleri suretiyle eksik inceleme yapıldığına, sanıkta ele geçen uyuşturucunun kişisel kullanım sınırları içerisinde olduğuna, ele geçen madde içerisindeki uyuşturucu miktarının net olarak belirlenmediğine, suça konu uyuşturucunun kalitesi de dikkate alındığında sanıkların bu maddeden günlük 15 gram tükettikleri hususunun gerçeklikle örtüştüğüne, dosyada tanzim olunan değer tespit tutanağında belirtilen miktarın ele geçen uyuşturucunun tümünün saf bonzai olması halinde mümkün olabileceğine, sanığın idrar örneğinde uyuşturucuya rastlanılmamasının sebebinin idrar örneklerinde bu tür maddelerin tespit edilememesinden kaynaklandığına, bu itibarla sanıktan kan ve saç örneklerinin alınmaması nedeniyle incelemenin eksik yapıldığına, sanıkların cep telefonlarında yapılan incelemelerde atılı suça ilişkin delil elde edilemediğine, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, hapis cezasına ek olarak hükmedilen adli para cezasının da miktarı itibarıyla fahiş olduğuna ve İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre, haklarında Bilecik'e uyuşturucu madde getirecekleri yönünde istihbari bilgiler bulunan sanıkların içerisinde bulundukları araçta ele geçen uyuşturucuların sanıklar tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddialarına ilişkin olarak;

Sanık ... yönünden ikinci kez tekerrüre esas alınan Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/190 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararının içerisinde yer alan ve tekerrüre esas alınan Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/841 Esas ve 2017/1133 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün 24.10.2025 tarihli ek karar ile infazının durdurulmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu hususun infaz aşamasında araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar

tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanıkların içerisinde bulunduğu araçta yapılan aramanın usul ve kanuna uygun olduğu, olay tutanağı ve dosya içeriği dikkate alındığında tutanak mümzilerinin dinlenmelerinin 5271 sayılı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca karara bir etkisinin olmadığı, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmadığı ve sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmış olduğu anlaşılmakla; olay tutanağı, sanıkların bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucunun niteliği, miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, paket sayısı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2024/3043 Esas, 2024/2299 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Hukuka Aykırı Delil ve Ses Kaydı Konusundaki 20 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page