top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Tehdit ve Hakaret

Ceza Genel Kurulu İtirazın Reddi Ceza Hukuku

Kişisel Menfaati Olmadan Alacak Tahsiline Katılan Arkadaş: Yağma Değil TCK 150/1

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/562 · K. 2026/274 · T. 29.04.2026

Karar Özeti

Alacaklının oğlunun arkadaşı olan sanık, alacağın tahsili sırasında borçlu katılana pompalı tüfek doğrultmuş, ilk derece mahkemesi nitelikli yağmadan mahkûmiyet kurmuştur. Yargıtay 6. Ceza Dairesi eylemin TCK 150/1 delaletiyle nitelikli tehdit olduğu gerekçesiyle hükmü bozmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, alacaklının eylemine iştirak edenlerin de kural olarak TCK 150/1 kapsamında sorumlu tutulabileceğini, alacaklıyla bağı olmadan menfaat amacıyla tahsilat işi yapanların ise yağmadan sorumlu olacağını belirtmiştir. Sanığın kişisel menfaati olmaksızın eyleme katıldığını belirleyen Kurul, itirazı oy çokluğuyla reddetmiştir.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Alacaklının eylemine kişisel menfaati olmaksızın iştirak eden kişi TCK 150/1 kapsamında sorumludur; alacaklıyla bağı olmadan menfaat amacıyla tahsilat işi yapanlar ise yağmadan sorumlu tutulur.

Soru: Alacaklıyla birlikte borçluyu tehdit eden arkadaş yağmadan mı, TCK 150/1 kapsamında mı sorumlu olur?

Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı oy çokluğuyla reddedildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Alacaklının eylemine iştirak edenlerin de kural olarak TCK'nın 150/1. fıkrası kapsamında sorumlu tutulmaları mümkündür.”

“herhangi bir kişisel menfaati olmaksızın inceleme dışı sanıkların eylemlerine iştirak ettiği hususu göz önünde bulundurulduğunda”

Kararın Tam Metni

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ: 6. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2519-49

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanığın tehdit suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesince 09.01.2018 tarih ve 130-26 sayı ile sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesince 27.04.2021 tarih ve 786-279 sayı ile; sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-c, 35/2, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, bu hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 12.01.2022 tarih ve 2519-49 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine; bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 17.09.2024 tarih, 15474-9088 sayı ve oy çokluğu ile; "Temyiz dışı sanıklar ... ile ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, nitelikli tehdit suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanık ... ile katılan ... arasında hukuki alacak meselesi olduğu, sanık ...'ın da ...'in oğlu olduğu, sanık ...'nın sanık ...'ın arkadaşı olduğu, sanık ...'ın sanık ...'i sanık ...'ın babası olması sebebiyle ve mahalleden tanıdığı, sanık ...'ın sanık ...'ın galerisinde otururken sanık ...'in sanık ...'dan kendisini katılan ... ile buluşacağı çay ocağına arabayla götürmesini istediği, sanık ...'ın arkadaşı sanık ... ile birlikte sanık ...'i katılan ... ile buluşacağı çay ocağına arabayla götürmeleri neticesinde anlık gelişen olayların vukubulduğu, sanık ...'ın kendi nam ve hesabına hareket etmediği, şahsi menfaat gözetmeksizin suça iştirak etmesi sebebiyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendinde düzenlenen nitelikli tehdit suçu kapsamında kaldığı düşünülmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Daire Üyesi ...; "...Sabıka kayıtları da ayrıntılı şekilde incelendiği üzere sanığın tahsilatçı olarak diğer sanıklarla birlikte olay yerine gittiği, buna göre yağmaya teşebbüs suçu işlediği sabit olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu," şeklinde karşı oy kullanmıştır.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 21.10.2024 tarih ve 57934 sayı ile; "...Katılan ...'ın servis şoförlüğü yaptığı, temyiz dışı sanık ...'in birkaç kez katılan ...'ın yerine minibüsle servise çıktığı bu suretle katılan ...'ın temyiz dışı sanık ...'e 400 TL borçlu olduğu, olay tarihinde; bu borçla ilgili olarak katılanla konuşan temyiz dışı sanık ...'in katılanla yüzyüze konuşmak üzere katılanı ... evinin yanında bulunan parka çağırdığı, temyiz dışı sanık ...'in buraya oğlu olan temyiz dışı sanık ... ve kendileriyle akrabalığı bulunmayan sanık ... ile birlikte gittiği, burada taraflar arasında alacak verecek meselesi yüzünden çıkan tartışmada sanık ...'ın diğer temyiz dışı sanıklarla geldiği 20... plakalı aracının içinden çıkardığı pompalı tüfeği katılana gösterdiği ve katılana hitaben 'Borcunu ödeyeceksin, ben bu parayı almazsam beni anamı sinkaf etsinler' deyip katılanı tehdit ettiği olaya müdahale eden tanıklar ...ve ...'in tepkisi üzerine sanıkların hep birlikte olay yerinden ayrıldıkları, katılanın, sanıklar hakkında şikayetçi olduğu olayın ve oluşun bu şekilde gelişip sonuçlandığı olayda; sanık ...'nın katılandan herhangi bir alacağının bulunmadığı gibi temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile de akrabalık, işçi, işveren gibi durumunun da bulunmaması karşısında eyleminin de nitelikli yağma suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 19.11.2024 tarih ve 5122-12240 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU

İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR

Katılan; minibüsünde şoförlük yaptığı için inceleme dışı sanık ...’e 400 TL borcunun olduğunu ve bu borcu ödeyemediğini, olay günü sanık ve inceleme dışı sanığın kendisini telefonla arayarak parka çağırdıklarını, parka gittiğinde sanık ile inceleme dışı sanıkların yanına geldiklerini, inceleme dışı sanık ...’e "Abi, iki gün daha bekleyin, iki gün sonra benim param gelecek." dediğini, ancak sanığın "Bu parayı ödeyeceksin, bu parayı ödemezsen benim anamı sinkaf etsinler!" şeklinde konuşması nedeniyle kendisinin "Sana giren çıkan ne?" diye karşılık verdiğini, bunun üzerine sanığın araç içerisinden pompalı tüfek alarak kendisine doğrulttuğunu, parkta bulunan kişilerin sanığı tuttuğunu, kendisinin de minibüsün arkasına kaçtığını,

İnceleme dışı sanık ...; katılanın yanında servis şoförlüğü yaptığı için 2.000 TL alacağının olduğunu, katılanın bu alacağın 1.000 TL’lik kısmını ödediğini ancak kalan kısmını inkâr ettiğini, olay günü oğlu olan inceleme dışı sanık ... ile oğlunun arkadaşı olan sanığın, kendisini katılanın bulunduğu kahvehaneye bıraktıklarını, bir süre sonra onların da yanlarına geldiklerini, katılan ile yaptıkları görüşme sırasında alacak meselesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığını, tartışmanın etkisiyle birbirlerinin üzerine yürüdüklerini, ancak çevrede bulunan kişilerin araya girerek kendilerini ayırdıklarını, birbirlerine yönelik darp veya tehdit içerikli herhangi bir davranışlarının olmadığını,

İnceleme dışı sanık ...; yanında şoför olarak çalışması nedeniyle babası olan inceleme dışı sanık ...’in katılandan 1.000 TL alacağının olduğunu, olay günü babasını katılanın bulunduğu kahvehaneye bıraktığını, daha sonra nüfus müdürlüğündeki işini hâlledip yanlarına döndüğünü, çocukluk arkadaşı olan sanığın da yanında bulunduğunu, kahvehanede bulundukları sırada babası ile katılanın tartıştığını ve aralarında itişme yaşandığını gördüğünü, bunun üzerine sanık ve orada bulunan kişilerle araya girerek babası ile katılanı ayırdıklarını, ardından olay yerinden ayrıldıklarını,

İfade etmişlerdir.

Sanık; inceleme dışı sanık ...’ın arkadaşı, inceleme dışı sanık ...’in ise onun babası olduğunu, olay günü inceleme dışı sanık ...’ın "Babamı kahvehaneye bırakalım." demesi üzerine onun kullandığı araç ile inceleme dışı sanık ...’i kahvehaneye bıraktıklarını, ardından inceleme dışı sanık ... ile birlikte nüfus müdürlüğüne gittiklerini, buradaki işleri tamamladıktan sonra yeniden kahvehaneye döndüklerinde katılan ile inceleme dışı sanık ...’in tartıştıklarını ve birbirlerinin üzerlerine yürüdüklerini gördüklerini, bunun üzerine kahvehanede bulunan kişiler ve inceleme dışı sanık ... ile birlikte araya girdiklerini, inceleme dışı sanık ...’i araca götürdüğünü, bir süre sonra inceleme dışı sanık ...’ın da yanlarına geldiğini ve hep birlikte olay yerinden ayrıldıklarını, katılana av tüfeği doğrultmadığını ve tehditte bulunmadığını savunmuştur.

V. GEREKÇE

A- Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 528-200 sayılı kararında açıklandığı üzere;

Suç konusunu, alacaklının kendisine ait olmakla birlikte başkasının zilyetliğinde bulunan bir mal/malvarlığı değeri ya da alacak oluşturduğuna göre, gerek alacaklı gerekse iştirak edenlerin eylemlerinin haksızlık içeriğinin, yağma suçu ile aynı ağırlık ve yoğunlukta olmadığı tartışmadan varestedir. Esasen bu durumun farkında olan kanun vazıının, TCK'nın 150/1. fıkrasındaki atıf maddesi ile yağma suçunun konusu üzerinden bir suç ve yaptırım tercihinde bulunmadığını ortaya koymuştur. O hâlde fiilin haksızlık muhtevasının, doğrudan ihkak-ı hak, kendiliğinden hak almaktan ibaret olduğu sonucuna ulaşılabilir. Bu neticeye ulaşılması durumunda da şu hususların kabulü gerekecektir:

a. Alacaklının eylemine iştirak edenlerin de kural olarak TCK'nın 150/1. fıkrası kapsamında sorumlu tutulmaları mümkündür.

b. Kamu düzeni ve toplum huzurunun teminatı olan hukuk devletinde, hükümranlık hakkının bir parçası olarak yargılama ve hükümlerin icrası doğrudan adliyenin tekelinde olması gerekmekle, ihkakı hak veya kendiliğinden hak alma hiçbir sebeple meşru sayılamayacağı gibi (bu nedenle mülga 765 sayılı TCK'nın 308. maddesinin yerine kaim olmak üzere 5237 sayılı TCK'nın 150/1. maddesi va'zedilmiştir.) alacaklı ile sosyolojik ve dolaylı da olsa ekonomik bir bağı olmadığı hâlde, suç konusu alacaktan bağımsız olarak menfaat temini maksadıyla bireysel ya da örgütsel tahsilat işi için hareket edenler ile bu doğrultuda alacaklıyla birlikte suça katılanların sorumluluğunun yağma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme

İnceleme dışı sanık ...'in katılanın servisinde şoförlük yapması nedeniyle 400 TL alacaklı olduğu, olay günü bu alacağını tahsil etmek amacıyla oğlu ve oğlunun arkadaşı olan sanık ile olay yerine gittikleri, sanığın katılana "Borcunu ödeyeceksin, ben bu parayı almazsam benim anamı sinkaf etsinler!" dediği, katılanın, borcun sanığı ilgilendirmediğini söylemesi üzerine sanığın arabadan pompalı tüfek alarak katılana doğrulttuğu, katılanın ise kaçarak minübüsün arkasına saklandığı ve sanık ile inceleme dışı sanıkların arabaya binerek oradan uzaklaştıkları olayda; sanığın inceleme dışı sanık ... ile olan arkadaşlık ilişkisi nedeniyle herhangi bir kişisel menfaati olmaksızın inceleme dışı sanıkların eylemlerine iştirak ettiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, sanık hakkında TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanma şartlarının oluştuğu kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Tehdit ve Hakaret konusundaki 7 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page