top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Yağma

Yargıtay 6. CD Kısmen Bozma Ceza Hukuku

Telefonu Zorla Aldıkları İddiası Şüpheli Kalan Sanıkların Yağma Mahkûmiyeti Bozuldu

Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2026/3241 · K. 2026/5626 · T. 02.07.2026

Karar Özeti

Katılanın telefonunu zorla aldıkları iddia edilen iki sanık nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûm edilmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay, sanıkların suçlamayı istikrarlı biçimde kabul etmediğini, olaydan hemen sonra kendilerinin de kolluğa başvurduğunu ve sanıklardan birinin olay yerinde bulduğu kırık telefonu aynı gün kolluğa teslim ettiğini vurgulamıştır. Her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği yağma suçundan beraat yerine mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya ilişkin ek karar ile diğer sanığın beraati ise onanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda sanıkların yağma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmelidir.

Soru: Kesin delil olmadan yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilebilir mi?

Sonuç: İki sanığın nitelikli yağma mahkûmiyeti bozuldu, diğer sanığın beraati ile ek karar onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz.”

“sanıkların yağma suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

EK KARAR TARİHİ: 09.10.2025

SAYISI: 2025/152 E., 2025/351 K.

SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, esastan reddine temyiz talebinin reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün reddine dair hükmün ve sanıklar ..., ..., ... hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,

I.HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

1. Sanıklar ... ve ... hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla; nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 149/1.a.c.d.h, 62, 53 maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1.a.c.d.h, 62, 53 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,

2. Sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine,

Karar verilmiştir.

B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 21.03.2025 tarihli kararı ile sanıklar ..., ... hakkında nitelikli yağma, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan esastan reddine karşı temyiz başvurusu üzerine 09.10.2025 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine, sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi

İsnat edilen suçlarla müvekkilinin herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, cezanın ağır olduğu lehe hükümlerin uygulanması gerektiği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi

Eksik araştırma ile hüküm kurulduğu, gece olduğunun kesin olmadığı, yağma kastı bulunmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, isnat edilen suçların işlendiğine ilişkin kesin ve inandırıcı somut delil mevcut olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiği, lehe hükümlerin uygulanması, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

3. Katılan ... Vekili Temyiz İstemi

Sanık ... hakkında verilen beraat kararlarının bozularak mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi İncelendiğinde;

Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyetler yönünden bozmanın içeriğine göre 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında ve sanık ... müdafiinin müvekkili aleyhine kurulan karara ilişkin suç vasfına yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle ek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Temyiz İstemleri İncelendiğinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi İncelendiğinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere;

"Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."

Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanıkların aşamalarda istikrarlı bir şekilde suçlamayı kabul etmedikleri, olaydan hemen sonra sanıkların da katılandan şikâyetçi olmak amacıyla kolluğa başvurdukları, katılanın sanıklardan telefonunu zorla almaları nedeniyle şikayetçi olduğunu öğrenmeleri üzerine, katılanın, sanık ...'ye yönelik cinsel saldırısı nedeniyle katılan ile sanıklar arasında arbedenin olduğu olay yerine sanık ...'in giderek, üzerinden araç geçmiş kırık telefonu bulup aynı gün kolluğa teslim ettiği, olayda katılana ait başka herhangi bir şeyin alındığı iddiasının bulunmadığı, katılanın aracını anahtarı ile bırakıp gittiği yerde aynen bıraktığı gibi bulduğu birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında hükümlülüğe yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanıkların yağma suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

1. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden;

Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

2. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden;

Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

3.Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçu Yönünden;

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 /1 maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Yağma konusundaki 26 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page