Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Yağma
Yargıtay 6. CD Bozma Ceza Hukuku
Eşinin Telefonunu İçini İncelemek Amacıyla Alan Sanığın Eylemi Yağma Sayılmadı
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2026/4310 · K. 2026/5623 · T. 02.07.2026
Karar Özeti
Resmî nikâhlı eşinin telefonunu elinden alan sanık yağmadan mahkûm edilmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir; sanık temyizden vazgeçtiği için müdafi temyizi incelenmemiştir. Katılanın temyizini inceleyen Yargıtay, yağmada faydalanma maksadının arandığını ve bunun mal edinme, kullanma veya ekonomik yarar sağlama olarak dar yorumlandığını belirtmiştir. Telefonun mal rejimine göre kime ait olduğunun araştırılması, sözleşme yoksa edinilmiş mal sayılması gerektiği ve sanığın telefonu içini incelemek amacıyla aldığı gözetilerek mahkûmiyet bozulmuş, tutuklu sanığın tahliyesine karar verilmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Yağmada cebir veya tehditle almanın yanında faydalanma maksadı da aranır; somut olayda eşinin telefonunu içini incelemek için alan sanıkta bu maksat bulunmadığından yağmadan mahkûmiyet hukuka aykırıdır.
Soru: Eşimin telefonunu içini incelemek için elinden almak yağma suçu olur mu?
Sonuç: Yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü bozuldu ve tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire6. Ceza Dairesi
- Esas No2026/4310
- Karar No2026/5623
- Karar Tarihi02.07.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“sanığın katılanın elinden telefonu aldığında telefonun içindekileri incelemek maksadı olduğu, mal edinme yahut faydalanma maksadının bulunmadığı gözetildiğinde”
“mal rejimi sözleşmesi yapılmamış ise eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıl olacağından, evlilik birliği devam ederken paydaş oldukları”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2026/328 E., 2026/323 K.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade - Onama
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11.02.2026 tarihli ve 2026/328 Esas, 2026/323 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1- Sanık ... Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz isteminde bulunduğu, sanığın 08.05.2026 tarihli dilekçesi ile temyiz hakkından feragat ettiğini belirterek, kararın onanmasını talep ettiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2- Sanık ... Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Katılan'ın Temyiz İstemi Yönünden
Yağma suçunun gerçekleşmesi için bilerek ve isteyerek başkasına ait taşınır malın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148 inci maddesinde sayılan değerlere yönelen, cebir veya tehditle alınması şeklindeki genel kastın yanında ayrıca "faydalanmak amacıyla" yani "saik" veya diğer bir deyimle "özel kast" ile alınmasınında istenmesi gerekir. Yağmanın kanuni tanımında, kanun metninde manevi unsur olarak faydalanma maksadına yer verilmemekle birlikte suçla korunan hukuki değerden ve suçun ratio legis’inden hareket edildiğinde, yağma suçunda malın faydalanma maksadıyla alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca mala zarar verme gibi diğer suçlarda ayrım bakımından da bu maksadın aranması gerekir. Diğer taraftan hırsızlık suçu yağmanın bir unsuru olduğuna göre hırsızlık suçunun haksızlık unsurlarını yağma bakımından da gerçekleşmesi gerekir. Ceza Genel Kurulunun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 Esas, 2013/35 Karar; 12.02.2013 tarihli ve 2012/6–1143 Esas, 2013/47 Karar; 05.07.2013 tarihli, 1548-346 Esas ve Karar sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 Esas ve Karar sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 Esas ve Karar sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 Esas ve Karar sayılı; 29.03.2016 tarihli ve 2015/13-280 Esas, 2016/147 Karar; 26.01.2016 tarihli ve 2015/6-709 Esas, 2016/33 Karar sayılı, kararları da aynı yöndedir ve özetle yağmada "faydalanma maksadının" bir unsur olarak aranması gerektiği sonucuna ulaşmıştır.
Hırsızlık suçu açısından aranan faydalanmak maksadının burada da bulunması gerekir. Hırsızlık suçundan farklı olarak, kast aynı zamanda cebir veya tehdit kullanmaya da yönelik olmalıdır.
Yargıtayın yerleşik içtihatlarıda bu yöndedir. Mesela 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun döneminde 6. Ceza Dairesinin 1982/923 Esas, 1982/8767 Karar sayılı ilamlarında; “...yağma suçunun oluşması için failin zorla aldığı malı sahiplenme veya ondan yararlanma iradesini taşıması gerekir...” şeklinde açıkça göstermiştir.
Ceza Genel Kurulu'nun (CGK) 1999/7 Esas, 1999/20 Karar sayılı ilamında özetle; menkul malın faydalanmak kastı ile cebir, şiddet kullanılıp alınmasıyla bu suç oluşur denmiştir.
CGK 26.11.2002 tarih ve 2002/271 Esas, 2002/404 Karar sayılı ilamlarında yağma suçunun unsurlarını malın “taşınır mal olması”, “mal sahibinin rızasının bulunmaması (cebir, tehdit)”, “malın alınması" ve “faydalanma maksadının varlığını" yağma suçunun ögeleri olarak belirtmiştir.
CGK 2015/709 E. 2016/33; "...Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır..."
CGK 2016/6-331 E, 2016/352 K; "... Sanıkla mağdurenin..., evlendikten sonra aralarında anlaşmazlık başladığı, olaydan bir gün önce mağdurenin çalışmak istediğini söylemesi üzerine sanığın mağdureyi darp ederek "eşyalarını topla, sabah olunca babanın evine git, bu evi terk et, boşanacağız” dediği, olay günü ise sanığın mağdureyle eski erkek arkadaşı ile olan ilişkisi hakkında konuştuğu sırada aldığı cevaplara sinirlenerek, mağdureyi darp ettiği ve boşayacağını söyleyerek parmağında takılı olan alyansı ve tektaş yüzüğü zorla çıkarıp aldığı olayda; sanığın, mağdurenin başkaca bir eşyasını almaması ve mağdure ile .... boşanmaları da göz önüne alındığında, evlilikleri süresince yaşadıkları anlaşmazlık ve kavgaların sonucu olarak sözle de ifade ettiği boşanma isteğini açığa vurmak amacıyla, toplumda da evlilik birliğinin sembolü olarak kabul edilen alyans ve tektaş yüzüğü mağdurenin parmağından çıkarıp almasında, faydalanma amacıyla hareket ettiği sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylemlerin tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir....Bu itibarla... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. CD ... 2016/ 3725-114 sayılı düzeltilerek onama kararının, sanığın yağma suçu yönünden KALDIRILMASINA...";
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, benzer hususları belirlemiş ve ayrıca "faydalanma maksadı" aranması gerektiğini yine çok açık olarak göstermiştir. Ayrıca birçok kararında faydalanma maksadı son derece dar yorumlanmış, "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış, onun haricindeki eylemleri "faydalanma" olarak kabul etmeyen çok sayıda karar vermiştir.
Mesela Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2015/8292 Esas ve 2017/4019 Karar sayılı; "... telefonunu alıp oldukça kısa sayılan bir süre içerisinde kullanmadan aynen iade ettiği dikkate alındığında sanığın faydalanma amacıyla mağdurun malını aldığından bahsedilemeyceği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması...Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA ...”
Dairemizin 2015/1001 Esas, 2015/40834 Karar sayılı kararında, sanık M.'nin işvereni olduğu katılan M. ve onun kardeşi katılan K.'ye, daha önceki bir tarihte 250,00 TL borç para verdiğinin sabit olduğu, ancak belli bir vadeye bağlanmayan borcunu da ödemeyen katılan M.'nin, çevreye olan borçları hususunda doğruyu söylememesi nedeniyle sanık ile arasının açıldığı, olay günü de bir mazeret göstermeden işyerine gelmeyen katılana kendi cep telefonundan ulaşamayan sanık M.'nin, önce katılan K. ile buluştuğu, K.'nin de ağabeyi olan M.'nin evde olabileceğini söylemesi üzerine birlikte katılanların evlerine doğru yürüdükleri sırada, K.'nin cep telefonundan gizlice mesaj çekip katılan M.'yi uyardığını gören sanık M.'nin, katılan K.'nin elinden telefonu çekip aldığı, katılan telefonunu geri istemesine karşın vermediği, sanığın kendi numarasını görüp açmayan M.'yi kardeşi K.'nin telefonundan arayıp ona ulaşmak istediği, K.'e ait olan telefonla arayan sanığın katılan M.'ye ulaştığı, daha sonra şikâyet üzerine yakalanan sanığın telefonu çalışanları aracılığıyla kolluk kuvvetlerine teslim ettiği olayda, olay anındaki tüm koşullar ile sanığın sarf ettiği sözcükler ve/veya hareketler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, suç tarihinden önce ekonomik olarak geliri bulunan ve sabıkasız olan sanığın yanında ücretli çalıştırdığı katılan M.'nin kardeşi olan mağduru hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan M.'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin, yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, aynı doğrultuda CGK 2015/6-709 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararında ise ".... Sanık Y.A. hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D. Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince ... onanmasına karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir. Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır. Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ...
GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.
765 sayılı TCK’nda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır...
Sanığın olay tarihinde, iki yıldır birlikte olduğu mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek evine gidip yanında bulunan silahı mağdureye doğrultarak tehdit ettiği, silahın kabzasıyla mağdureye vurduğu, mağdurenin elinde bulunan telefonu arama kayıtlarına bakmak amacıyla zorla aldıktan yaklaşık 20 gün sonra iade ettiği olayda, olay yerine gelen sanığın mağdureye “evde kim var orospu” demesi, telefonu arama kayıtlarına bakmak için alması, kullanmadan mağdureye iade etmesi gözetildiğinde, ekonomik durumu iyi olan ve yaklaşık bir yıldır mağdureyle birlikte olan sanığın, mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için telefonunu aldığı anlaşılmakta olup sanığın faydalanmak amacıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir.... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. Ceza Dairesinin... onama kararının KALDIRILMASINA... D....Ağır Ceza Mahkemesinin ... hükmünün, sanığa atılı eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülmesi isabetsizliğinden ....BOZULMASINA...” şeklinde karar vermiştir.
Yine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2020/3086 Esas ve 2021/17299 Karar sayılı; "... Sanık M.’nin eşi olan tanık M.’nin katılan S. tarafından cinsel taciz boyutuna ulaşacak derece rahatsız edildiği, tanık M.’yi ağlarken gören sanık M.M.’nun sebebini sorduğu ve tanığın katılanla arasında geçenleri sanığa anlattığı, sanık M.’nın tanığın eşi olan sanık M.’ye durumu anlattığı ve beraber katılanın iş yerine giderek ellerindeki demir sopalarla katılanı “yaşamını tehlikeye sokmayacak, vücutta kemik kırığı oluşturacak ve BTM ile giderilemeyecek şekilde” yaraladıkları, bu eylemleri hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanıkların katılanın iş yerinden çıkarken içerisinde silah olabileceği ve katılanın arkadan kendilerini yaralayabileceği düşüncesi ile içerisinde katılana ait ruhsat, banka kartı, kredi kartı ve anahtar bulunan çantayı aldıkları, katılanın şikâyeti üzerine ertesi gün emniyete giden sanıkların çantayı ve içindekileri polise teslim ettikleri, sanıkların kastının yağma olmadığı ve kendilerini korumak düşüncesi ile çantayı aldıkları anlaşılmakla üzerlerine atılı yağma suçu bakımından manevi unsur yokluğu nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmolunması...Bozmayı gerektirmiş...BOZULMASINA..." şeklinde faydalanma maksadının aranmasına ve dar yorumlanmasına yönelik çok sayıda karar vermiştir.
Kısaca dairemizin süregelen yerleşik uygulamalarında faydalanma maksadı "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama " olarak kabul etmektedir.
Bu genel ve uygulamaya yönelik izahtan sonra somut olaya gelince; sanık ile katılanın olay tarihinde resmi nikahlı evli oldukları, katılan ilk beyanlarında olay hakkında "...benim arkadaşım ... bize doğru koşunca beni bırakıp telefonumu vermeden koşarak ayrıldı. Motorunu olay yerinde anahtarı üzerinde bir vaziyette bıraktı..." ve "telefonumu alıp içini incelemek istiyordu.." dediği, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun eşler arası mal rejimini düzenleyen hükümlerine göre evlenmeden önce veya sonra (noterde düzenleme veya onaylama şeklinde) mal rejimi sözleşmesi yapıp yapmadıkları, ya da evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirmiş olup olmadıkları, sözleşme yapmışlar ise kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edip etmedikleri, hangisini seçtikleri ve bu rejime ilişkin düzenlemeler kapsamında suça konu edilen cep telefonunun kime ait olduğu hususlarının etraflıca araştırılması, mal rejimi sözleşmesi yapılmamış ise eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıl olacağından, evlilik birliği devam ederken paydaş oldukları, bu haliyle suça konu cep telefonunun evlilik birliği içerisinde edinilmiş mal olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanık ile katılan arasında alacak hakkı doğuran bir hukuksal ilişkinin bulunduğu ve sanığın katılanın elinden telefonu aldığında telefonun içindekileri incelemek maksadı olduğu, mal edinme yahut faydalanma maksadının bulunmadığı gözetildiğinde, yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
Yağma suçundan tutuklu bulunan sanığın bozma sebebi göz önüne alınarak bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal salıverilmesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 6. CD 02.07.2026
Yağma Mahkûmiyetinde Vekille Temsil Edilen Katılan Kuruma Maktu Vekâlet Ücreti Verilmeli
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2024/5680 · K. 2026/5632
Sanığın mahkûm edildiği davada vekille temsil edilen katılan lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmelidir; bu eksiklik Yargıtayca düzeltilebilir.
Düzelterek Onama Yağma
Ceza Genel Kurulu 04.02.2026
Bıçaklayıp Telefonunu Alan Sanığa Yağma ve Nitelikli Öldürmeye Teşebbüsten Ayrı Ceza
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/251 · K. 2026/72
Öldürmeye teşebbüs, yağmayı kolaylaştırmak, delillerini ortadan kaldırmak veya yakalanmamak amacıyla gerçekleştirilmişse TCK 82/1-h uygulanır ve fail yağma ile bu suçtan ayrı ayrı cezalandırılır.
Direnme Kararının Bozulması Yağma
Ceza Genel Kurulu 29.04.2026
Tehditle Parayı Alıp Kaçarken Yakalanan Failin Yağma Suçu Teşebbüste Kalmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/577 · K. 2026/273
Yağmada suç, cebir veya tehdidin etkisiyle malın teslim edilmesi ya da alınmasıyla tamamlanır; failin malı alıp kaçarken yakalanması eylemi teşebbüs aşamasında bırakmaz.
Direnme Uygun Bulundu Yağma
Ceza Genel Kurulu 11.02.2026
Olay Yeri Tanıkları Duruşmada Dinlenmeden Kurulan Yağma Mahkûmiyeti Bozuldu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/189 · K. 2026/86
Somut olayda en önemli deliller yalnızca kollukta dinlenen olay yeri tanıklarının beyanı olduğundan, CMK 211 şartları yokken bu tanıklar duruşmada dinlenmeden kurulan mahkûmiyet eksik araştırmaya dayanır.
Diğer Yağma
Yağma konusundaki 26 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.