Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Kıdem Tazminatı Tavanı Aşılarak Yapılan Hesap Bozuldu, Hak Kazanma İtirazları Reddedildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9527 · K. 2026/797 · T. 04.02.2026
Karar Özeti
Davacı işçi, yıllık izne ayrılmadan önce izin ücretinin peşin ödenmediğini ve her pazar çalışmaya zorlandığını ileri sürerek iş sözleşmesini feshetti ve kıdem tazminatı istedi. İlk derece mahkemesi talebi kabul etti; bölge adliye mahkemesi, izin ücretinin 4857 sayılı Kanun'un 57. maddesine aykırı olarak izne başlamadan önce peşin ödenmemesinin haklı fesih nedeni olduğu gerekçesiyle istinafı esastan reddetti. Yargıtay hak kazanmaya ilişkin itirazları yerinde görmedi; ancak giydirilmiş ücret kıdem tazminatı tavanını aştığı hâlde tavan yerine bu ücretle hesap yapılmasını hatalı bularak hükmü bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Giydirilmiş ücretin kıdem tazminatı tavanını aştığı bilirkişi raporunda belirlenmişse tazminat, bu ücret yerine tavan esas alınarak hesaplanmalıdır.
Soru: Giydirilmiş ücret kıdem tavanını aşarsa tazminat hangi tutar üzerinden hesaplanır?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı kıdem tazminatı tavanının uygulanmaması nedeniyle bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/9527
- Karar No2026/797
- Karar Tarihi04.02.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“kıdem tazminatı tavanı yerine 24.953,70 TL esas alınarak hesaplama yapılması hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.”
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2025/9527 E. , 2026/797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/883 E., 2025/316 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/421 E., 2025/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 04.06.2011 tarihinden iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 57. maddesindeki; "İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. ” hükmü gereğince ve ayrıca her pazar günü çalışmaya zorlanarak eşi ve çocuğuyla ilgilenmesi ve pazar günlerinde zaman geçirmesi engellenerek tarafına psikolojik taciz (mobbing) uygulandığı için haklı olarak feshettiği 10.10.2023 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, davalının Karşıyaka ilçesinde bulunan işyerinde salı günleri hariç olmak üzere pazar günleri dâhil haftanın 6 günü öğlen 12.00'den akşam 20.00'e kadar çalıştığını, söz konusu işyerinde çalışan diğer arkadaşları pazar günleri izinli olup istisnaen pazar günleri çalışırlarken, davacıyı her pazar çalışmaya zorlayarak psikolojik taciz uyguladığını, işyeri yetkilisine pazar günleri ilgilenmesi gereken 8 yaşındaki çocuğunun olduğunu ve eşinin de tatil günün pazar olduğunu en azından diğer arkadaşları gibi bir pazar çalışıp bir pazar izinli olmak istediğini söylemişse de kötüniyetle davalının her pazar çalışmaya zorladığını, mağazada birlikte çalıştığı diğer firma arkadaşlarının bu şekilde çalışmadığını, her pazar çalışmaya zorlanan tek kişi olduğunu, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından kıdem tazminatı ödenmesini sağlamak amacıyla davalı Şirkete karşı gerçek dışı iddialar içerir ... Noterliğinin 10.10.2023 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname içeriğindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı Şirket tarafından sözde baskı ile ayrımcılık uygulanarak davacının pazar günü çalışmaya zorlandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının iş sözleşmesinde hafta tatilinin 1 gün olarak kullandırılacağının belirtildiğini, iş sözleşmesinde 4857 sayılı Kanun'da hafta tatilinin muhakkak pazar günü kullandırılacağı yönünde bir düzenleme yer almadığını, davacının hafta tatillerini eksiksiz olarak kullandığını, çalışma düzeninin ise çalışılan mağazadaki ihtiyaçlar dikkate alınarak koşullara uygun şekilde belirlendiğini, davacının yıllık izinlerini kullanmaması yahut yıllık izindeki ücretini alamaması gibi bir durumun hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, davacının yıllık izne çıkış tarihi ve fesih tarihi arasında 1 iş günü bulunduğu da göz önünde bulundurulduğunda, davacının feshinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, davacının davalı Şirkette oldukça uzun yıllar çalıştığını ve Şirket uygulamalarına aşina olduğunu, avans ödemesi yapılmamasının hiçbir şekilde haklı fesih gerekçesi olarak değerlendirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mevcut delil durumu ve tanık beyanları göz önüne alındığında davacının diğer arkadaşları gibi bir pazar çalışıp bir pazar izinli olmak istediğini söylemesine rağmen her pazar çalışmaya zorlandığı, mağazada birlikte çalıştığı diğer işçilerin bu şekilde çalışmadığı, her pazar çalışmaya zorlanan tek kişinin davacı olduğu davacıya yıllık izne ayrılırken ödenmesi gereken yıllık izin ücretinin ödenmediği, buna göre davacının feshinin haklı olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davalı tarafça sunulan yıllık izin tarihlerine ilişkin dökümden davacının 09.10.2023-13.10.2023 tarihleri arasındaki dönem için yıllık izne ayrıldığı ve izin süresi içinde iken 10.10.2023 tarihinde iş sözleşmesini yıllık iznine ilişkin ücretinin yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle sonlandırdığı, davalı tarafça davacıya yıllık izin dönemine ilişkin ücretinin izne başlamasından önce peşin olarak ödendiğine veya avans olarak verildiğine ilişkin delil sunulmadığı gibi yıllık izin dönemine ilişkin ücretin peşin olarak ödendiğine ilişkin bir savunmada da bulunulmadığı,4857 sayılı Kanun'un 24/II-(e) hükmünde işveren tarafından işçiye ücretinin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmemesinin ve aynı maddenin (f) alt bendinde çalışma şartlarının uygulanmamasının haklı fesih nedeni olarak düzenlendiği, davalı işverenin davacının 4857 sayılı Kanun'un 57. maddesinin emredici hükmüne göre peşin olarak ödemesi gereken yıllık izin dönemine ilişkin ücretini, Kanun tarafından belirlenen sürede (yıllık izne ayrılmadan evvel peşin olarak) ödemediği gerekçesiyle yapılan feshin işçinin haklı feshi niteliğinde olduğu ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 10.03.2025 tarihli ve 2025/2024 Esas, 2025/2487 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek davacının istifa ederek ayrıldığını, haklı fesih nedeninin bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ve kıdem tazminatı alacağının hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/ 12... /13 hükümleri şöyledir:
"Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.
Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tâbi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı ... Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez."
Somut uyuşmazlıkta davacının kıdem tazminatının hesabında giydirilmiş brüt ücretinin 24.953,70 TL olduğu ve kıdem tazminatı tavanı olan 23.489,83 TL'yi aştığı bilirkişi raporunda belirtilmesine karşın kıdem tazminatı tavanı yerine 24.953,70 TL esas alınarak hesaplama yapılması hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Kıdem Tazminatı Tavanı Aşılırsa Hesap Nasıl Yapılır?
Daire, giydirilmiş brüt ücretin 24.953,70 TL olarak 23.489,83 TL olan tavanı aştığının bilirkişi raporunda belirtilmesine karşın bu ücretin esas alınmasını hatalı buldu; hesapta tavan esas alınmalıdır.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 29.04.2026
Niteliği Belirsiz İlave Ödeme Giydirilmiş Ücrete Eklenemez, Avans Faizi Dönemsel Uygulanır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1438 · K. 2026/4049
Niteliği ve ödeme sıklığı belirlenemeyen ilave ödemeler giydirilmiş ücrete eklenemez; çalışırken ödenen kıdem avansı, dönemlere göre değişen yasal faiz oranlarıyla mahsup edilir.
Bozma Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD 15.04.2026
Tek Bordroda Görülen Süreksiz Ödemenin Giydirilmiş Ücrete Eklenmesi Bozuldu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1109 · K. 2026/3237
Yalnız bir aylık bordroda görülen ve diğer aylarda tekrarlanmayan ödeme süreklilik arz etmediğinden kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretin hesabına katılamaz.
Bozma Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD 14.04.2026
Satış Hedefine Bağlı Değişken Prim Kıdem Tazminatı Hesabına Katılmalıdır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/985 · K. 2026/3157
Satış hedefine bağlı prim değişkenlik gösterse de kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete katılır; bordrolara göre son yıldaki primlerin aylık ortalaması ücrete eklenir.
Bozma Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD 02.02.2026
Fesih Tarihindeki Kıdem Tavanı Yerine Daha Yüksek Tutarla Hesap Yapılması Bozuldu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9642 · K. 2026/698
Kıdem tazminatının yıllık miktarı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte geçerli tavanı aşamaz; hesapta fesih tarihindeki tavan yerine daha yüksek bir tutar esas alınamaz.
Bozma Kıdem Tazminatı
Kıdem Tazminatı Konusundaki 38 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kıdem Tazminatı Hesaplama
- Kıdem ve İhbar Tazminatı Farkı
- Haklı Nedenle Fesih
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Kıdem Tazminatı Nedir?
- Kıdem Tazminatı Tavanı 2026 ve Hesaplama
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.